Müzik
Melek Mosso ve Cemre’den güçlü kadın marşı: “Kendisi Çıktı Bu Yoldan” yayında
Melek Mosso, genç yetenek Cemre ile sürpriz bir iş birliğine imza attı.
Türk müziğinin güçlü vokallerinden Melek Mosso, genç yetenek Cemre ile sürpriz bir iş birliğine imza attı. Aranjör Esad Fidan’ın stüdyosunda tesadüfen başlayan bu müzikal ortaklık, “Kendisi Çıktı Bu Yoldan” ismiyle profesyonel bir projeye dönüştü. Şarkı, hem üretim süreci hem de barındırdığı hikâye ile dikkat çekiyor.
Tesadüften İş Birliğine: Stüdyoda Atılan Temeller
Projenin doğuşu, Melek Mosso’nun stüdyoda Cemre’nin şarkıyı okurken sergilediği tutkuya tanık olmasıyla gerçekleşti. Genç sanatçının şarkıya olan inancından etkilenen Mosso, projeye dahil olma kararı alarak süreci bir düete dönüştürdü. Bu hamle, tecrübeli bir sanatçının genç bir yeteneğe sunduğu profesyonel bir destekten öte, şarkının ruhuna duyulan ortak bir inancın sonucu olarak öne çıkıyor.
Talihsiz Bir Kaza ve İyileşme Süreci
Aslında 2024 yılının Ağustos ayında yayımlanması planlanan çalışma, Cemre’nin geçirdiği ciddi bir kaza nedeniyle ertelenmek zorunda kaldı. Sanatçının iyileşme sürecine paralel olarak bekletilen şarkı, bu gecikmeyle birlikte solistler için daha derin bir anlam kazandı. Cemre, şarkıdaki “güçlü kadın” temasının kendi zorlu süreciyle örtüştüğünü ve bu durumun performansına ekstra bir motivasyon kattığını ifade ediyor.
İki Yıl Boyunca “Demlenen” Müzikal Altyapı
Sözleri Aşkım Kapışmak ve Asmin’e ait olan şarkı, teknik açıdan da titiz bir süreçten geçti. İki yıl önce kaydedilen altyapı, aranjör Esad Fidan tarafından günümüzün modern müzik trendlerine göre tamamen yenilendi. Melek Mosso, şarkının ikinci “outro” bölümünün sözlerini bizzat yeniden yazarak esere kendi imzasını bıraktı. İkilinin ses renkleri arasındaki uyum, şarkının bazı bölümlerinde ayırt edilmesi güç, bütünleşik bir tını sunuyor.
Görsel Dünyada Abla-Kardeş Samimiyeti
Şarkının video klibi, ünlü yönetmen Murat Joker imzasını taşıyor. Klipte, şarkının prodüksiyon sürecindeki doğal ve samimi atmosfer korunarak bir “ev modu” kurgusu tercih edildi. Melek Mosso’nun “tam bir abla-kardeş işi” olarak tanımladığı görsellik, dijital platformlarda dinleyicinin beğenisine sunuldu.
Müzik
İstanbul AKM’de Ramazan’da caz buluşmaları: Kerem Görsev’den Terra Magica’ya dev kadro
Atatürk Kültür Merkezi (AKM), 19 Şubat – 15 Mart 2026 tarihleri arasında caz müziğinin seçkin isimlerini ağırlamaya hazırlanıyor.
İstanbul’un kültür ve sanat nabzını tutan Atatürk Kültür Merkezi (AKM), 19 Şubat – 15 Mart 2026 tarihleri arasında caz müziğinin seçkin isimlerini ağırlamaya hazırlanıyor. “Ramazan’da Caz Buluşmaları” başlığı altında gerçekleşecek olan konser dizisi; hard-bop, swing ve Latin tınılarından Anadolu’nun köklü ezgilerine kadar uzanan geniş bir repertuvar sunuyor. Cazın köklü mirasını çağdaş yorumlarla bir araya getiren bu etkinlik serisi, AKM’nin dingin atmosferinde dinleyicilere çok katmanlı bir müzikal deneyim vadediyor. Kerem Görsev’den Ferit Odman’a kadar pek çok usta sanatçıyı buluşturan program, cazın farklı renklerini Ramazan’ın ruhuna uygun bir derinlikle harmanlıyor.
Kerem Görsev Trio ile Lirik Bir Başlangıç
Konser dizisinin açılışı, 19 Şubat akşamı AKM Tiyatro Salonu’nda Türkiye caz sahnesinin en özgün piyanistlerinden Kerem Görsev ile gerçekleşiyor. Melodik derinliği ve lirik anlatımıyla tanınan Görsev, doğaçlamaya dayalı piyano diliyle dinleyicileri zamansız bir yolculuğa davet ediyor. Dünyaca ünlü filarmoni orkestralarıyla yaptığı kayıtlarla cazı senfonik bir dille buluşturan sanatçı, Kerem Görsev Trio projesiyle sahnede doğrudan ve güçlü bir bağ kuracak. Bu performans, hem sanatçının bestelerindeki ustalığı hem de icrasındaki derinliği hissetmek isteyen müzikseverler için Ramazan ayının ilk önemli durağı olacak.
Hard-Bop Estetiği ve Swing’in Altın Çağı
Şubat ayının devamında cazın klasik ve enerjik dönemleri AKM sahnesinde hayat buluyor. 21 Şubat’ta Türkiye’nin önde gelen caz davulcularından Ferit Odman liderliğindeki quintet, hard-bop estetiğini güçlü doğaçlamalarla sahneye taşıyor. Uluslararası alanda tanınan caz vokalisti Sibel Köse’nin özel konuk olarak eşlik edeceği gecede, cazın klasik ruhu çağdaş bir yaklaşımla yorumlanacak. Hemen ardından 23 Şubat’ta ise Batu Şallıel & Istanbul Swing Cats, 1950’lerin New York atmosferini nostaljik bir dille canlandıracak. Frank Sinatra’dan Billie Holiday’e uzanan efsane isimlerin repertuvarı, on kişilik özel kadronun sofistike aranjmanlarıyla yeniden yorumlanarak swing tutkunlarına unutulmaz bir gece yaşatacak.
Anadolu’dan Akdeniz’e Uzanan Müzikal Sentez
Mart ayı programı, müziğin coğrafi sınırlarını esneten ve gelenekseli modernle buluşturan projelere ev sahipliği yapıyor. 8 Mart’ta Tuluğ Tırpan ve Serkan Çağrı liderliğindeki Homeland, Dilek Türkan’ın etkileyici sesiyle Anadolu ezgilerini cazın özgür ruhuyla birleştiriyor. Aşık Veysel gibi büyük ustalardan ilham alan bu proje, virtüözite ile duygusal anlatımı aynı paydada buluşturuyor. Festivalin 15 Mart’taki görkemli kapanışını ise Erdem Sökmen, Volkan Öktem ve Eylem Pelit gibi dev isimlerden oluşan Terra Magica gerçekleştiriyor. Latin Amerika ritimlerini Akdeniz tınılarıyla harmanlayan topluluk, kolektif doğaçlama diliyle çok katmanlı bir müzikal akış sunarak “Ramazan’da Caz Buluşmaları”nı zirvede tamamlıyor.
Müzik
Ragıb Narin “İstanbul” ile ilk kez başka bir kalemin duygusuna ortak oldu
Ragıb Narin, müzikal yolculuğuna 21. teklisi olan “İstanbul” ile devam ediyor.
Türk Pop Müziği’nin son yıllardaki en üretken ve dikkat çeken isimlerinden Ragıb Narin, müzikal yolculuğuna 21. teklisi olan “İstanbul” ile devam ediyor. 2019 yılından bu yana yayımladığı eserlerle dijital platformlarda 30 milyonun üzerinde dinlenme sayısına ulaşan ve geniş bir dinleyici kitlesi edinen sanatçı, bu yeni çalışmasını Pasion Turca etiketiyle dinleyicilerine sundu. “Sevda Çiçeği”, “Narin Narin” ve “Araba” gibi hitleriyle listelerde kendine yer edinen Narin, bu kez şehrin melankolisi ve ortak hafızası üzerinden bir hikâye anlatıyor.
Söz ve Müzikte Farklı Bir İş Birliği
Kariyeri boyunca genellikle kendi söz ve besteleriyle tanınan Ragıb Narin, “İstanbul” ile uzun bir aradan sonra bir ilke imza attı. Sözü, müziği ve düzenlemesi Oğuzhan Atmaca’ya ait olan bu eser, sanatçının başka bir kalemin dünyasına dahil olduğu nadir projelerden biri olarak öne çıkıyor. Şarkının sade ama derinlikli anlatımından etkilendiğini belirten Narin, İstanbul’un herkesin hayatında en az bir kez iz bırakan, yarım kalan aşkların ve dolmayan boşlukların simgesi olduğunu ifade ediyor. Duygu yoğunluğu yüksek olan parça, zamanın geçmesine rağmen değeri eksilmeyen hikâyelere odaklanan çağdaş bir pop baladı niteliği taşıyor.
Görsel Dünya ve Teknik Prodüksiyon
Şarkının işitsel gücü, yönetmen Gökhan Özdemir tarafından çekilen video klip ile görsel bir boyuta taşındı. İstanbul’un atmosferini şarkının ruhuyla bütünleştiren klip, izleyiciye parçanın anlattığı o “eksiklik” hissini estetik bir perspektifle sunuyor. Teknik prodüksiyonun yüksek tutulduğu bu çalışma, Ragıb Narin’in son beş yılda oluşturduğu profesyonel müzikal kimliğini pekiştiren bir adım olarak değerlendiriliyor.
Sahneden Türkiye Turnesine
Geçtiğimiz dönemde CSO Ada Ankara ve Zorlu PSM gibi prestijli sahnelerde verdiği konserlerle canlı performans gücünü kanıtlayan Ragıb Narin, birikimlerini şimdi daha geniş kitlelere ulaştırmaya hazırlanıyor. Sosyal medya içerikleri ve dijital başarısıyla son yılların en çok konuşulan figürlerinden biri haline gelen sanatçı, “İstanbul” teklisinin ardından kapsamlı bir Türkiye turnesi için hazırlıklarını sürdürüyor. Sanatçının yükselen grafiği, bu yeni tekli ile birlikte pop müzik sahnesindeki kalıcılığını bir kez daha tescillemiş oldu.
