Bizimle İletişime Geçin

Müzik

Eylem’den yeni tekli: “Bye Bye” ile iki dilli pop müziğin yeni dönemi başlıyor

Eylem, yaklaşık 20 yıl önce başlattığı müzikal vizyonunu günümüzün modern tınılarıyla harmanladığı yeni şarkısı “Bye Bye” ile geri dönüyor.

Türkiye’de iki dilli pop müziğin öncü isimlerinden Eylem, yaklaşık 20 yıl önce başlattığı müzikal vizyonunu günümüzün modern tınılarıyla harmanladığı yeni şarkısı “Bye Bye” ile geri dönüyor. Türkçe ve İngilizce sözlerin kusursuz uyumunu yansıtan çalışma, sanatçının bugünkü kararlı duruşunu ve olgunlaşan müzikal dilini net bir şekilde ortaya koyuyor.

20 Yıllık Tecrübe ve Funk Rüzgarı

Eylem, 2000’li yılların başında Türkiye’de iki dilli pop üretimlerine yönelerek bu alanda bir ekol oluşturmuştu. Yeni teklisi “Bye Bye” ile bu yaklaşımı 2026’nın sound anlayışıyla yeniden yorumluyor. Funk temelli altyapısı ve yüksek enerjili ritmiyle şarkı, dinleyicinin hafızasında yer eden “özlenen Eylem tarzını” modern bir prodüksiyonla günümüze taşıyor. Disiplinli bir emeğin ürünü olan bu çalışma, hareketli yapısıyla sadece bir dans parçası değil, aynı zamanda güçlü bir vizyonun yansıması olarak dikkat çekiyor.

Ayrılıktan Ziyade Bir Özgürlük Manifestosu

“Bye Bye”, alışılagelmiş melankolik ayrılık hikâyelerinden keskin bir şekilde ayrılıyor. Şarkı; değerini bilen, kendinden emin ve artık geride bırakılması gerekenlere net bir şekilde veda eden bir ruh halini temsil ediyor. Görülmeyenlere ve duyulmayanlara söylenen bu sakin ama kararlı “hoşça kal”, Eylem’in müziğinde her zaman merkezi bir yer tutan özgürlük ve sınır koyma temalarını daha evrensel bir boyuta taşıyor.

Mutfağında Güçlü İsimler ve A’dan Z’ye Eylem İmzası

Şarkının üretim sürecinde Eylem’e; Duru And, Yazgın Kaçak ve Osman Çetin gibi çok yönlü müzisyenler eşlik etti. “Bye Bye”, yalnızca işitsel değil, görsel olarak da tam bir sanatçı projesi olma özelliği taşıyor. Dans performanslarından sahne diline, görsel anlatımdan proje kurgusuna kadar her aşamada bizzat yer alan Eylem, sahnedeki güçlü beden dilini ve yıllar içinde derinleşen ifadesini bu projede zirveye taşıyor.

Bu yeni dönem, tek bir şarkıyla sınırlı kalmayan ve art arda gelecek üretimlerin başlangıcı niteliğinde. Kendi temposunda ve kendi diliyle üretmeye devam eden Eylem, “Bye Bye” ile kalıcı bir sürecin kapısını aralıyor.

Müzik

İstanbul AKM’de Ramazan’da caz buluşmaları: Kerem Görsev’den Terra Magica’ya dev kadro

Atatürk Kültür Merkezi (AKM), 19 Şubat – 15 Mart 2026 tarihleri arasında caz müziğinin seçkin isimlerini ağırlamaya hazırlanıyor.

İstanbul’un kültür ve sanat nabzını tutan Atatürk Kültür Merkezi (AKM), 19 Şubat – 15 Mart 2026 tarihleri arasında caz müziğinin seçkin isimlerini ağırlamaya hazırlanıyor. “Ramazan’da Caz Buluşmaları” başlığı altında gerçekleşecek olan konser dizisi; hard-bop, swing ve Latin tınılarından Anadolu’nun köklü ezgilerine kadar uzanan geniş bir repertuvar sunuyor. Cazın köklü mirasını çağdaş yorumlarla bir araya getiren bu etkinlik serisi, AKM’nin dingin atmosferinde dinleyicilere çok katmanlı bir müzikal deneyim vadediyor. Kerem Görsev’den Ferit Odman’a kadar pek çok usta sanatçıyı buluşturan program, cazın farklı renklerini Ramazan’ın ruhuna uygun bir derinlikle harmanlıyor.

Kerem Görsev Trio ile Lirik Bir Başlangıç

Konser dizisinin açılışı, 19 Şubat akşamı AKM Tiyatro Salonu’nda Türkiye caz sahnesinin en özgün piyanistlerinden Kerem Görsev ile gerçekleşiyor. Melodik derinliği ve lirik anlatımıyla tanınan Görsev, doğaçlamaya dayalı piyano diliyle dinleyicileri zamansız bir yolculuğa davet ediyor. Dünyaca ünlü filarmoni orkestralarıyla yaptığı kayıtlarla cazı senfonik bir dille buluşturan sanatçı, Kerem Görsev Trio projesiyle sahnede doğrudan ve güçlü bir bağ kuracak. Bu performans, hem sanatçının bestelerindeki ustalığı hem de icrasındaki derinliği hissetmek isteyen müzikseverler için Ramazan ayının ilk önemli durağı olacak.

Hard-Bop Estetiği ve Swing’in Altın Çağı

Şubat ayının devamında cazın klasik ve enerjik dönemleri AKM sahnesinde hayat buluyor. 21 Şubat’ta Türkiye’nin önde gelen caz davulcularından Ferit Odman liderliğindeki quintet, hard-bop estetiğini güçlü doğaçlamalarla sahneye taşıyor. Uluslararası alanda tanınan caz vokalisti Sibel Köse’nin özel konuk olarak eşlik edeceği gecede, cazın klasik ruhu çağdaş bir yaklaşımla yorumlanacak. Hemen ardından 23 Şubat’ta ise Batu Şallıel & Istanbul Swing Cats, 1950’lerin New York atmosferini nostaljik bir dille canlandıracak. Frank Sinatra’dan Billie Holiday’e uzanan efsane isimlerin repertuvarı, on kişilik özel kadronun sofistike aranjmanlarıyla yeniden yorumlanarak swing tutkunlarına unutulmaz bir gece yaşatacak.

Anadolu’dan Akdeniz’e Uzanan Müzikal Sentez

Mart ayı programı, müziğin coğrafi sınırlarını esneten ve gelenekseli modernle buluşturan projelere ev sahipliği yapıyor. 8 Mart’ta Tuluğ Tırpan ve Serkan Çağrı liderliğindeki Homeland, Dilek Türkan’ın etkileyici sesiyle Anadolu ezgilerini cazın özgür ruhuyla birleştiriyor. Aşık Veysel gibi büyük ustalardan ilham alan bu proje, virtüözite ile duygusal anlatımı aynı paydada buluşturuyor. Festivalin 15 Mart’taki görkemli kapanışını ise Erdem Sökmen, Volkan Öktem ve Eylem Pelit gibi dev isimlerden oluşan Terra Magica gerçekleştiriyor. Latin Amerika ritimlerini Akdeniz tınılarıyla harmanlayan topluluk, kolektif doğaçlama diliyle çok katmanlı bir müzikal akış sunarak “Ramazan’da Caz Buluşmaları”nı zirvede tamamlıyor.

Devamını Oku

Müzik

Ragıb Narin “İstanbul” ile ilk kez başka bir kalemin duygusuna ortak oldu

Ragıb Narin, müzikal yolculuğuna 21. teklisi olan “İstanbul” ile devam ediyor.

Türk Pop Müziği’nin son yıllardaki en üretken ve dikkat çeken isimlerinden Ragıb Narin, müzikal yolculuğuna 21. teklisi olan “İstanbul” ile devam ediyor. 2019 yılından bu yana yayımladığı eserlerle dijital platformlarda 30 milyonun üzerinde dinlenme sayısına ulaşan ve geniş bir dinleyici kitlesi edinen sanatçı, bu yeni çalışmasını Pasion Turca etiketiyle dinleyicilerine sundu. “Sevda Çiçeği”, “Narin Narin” ve “Araba” gibi hitleriyle listelerde kendine yer edinen Narin, bu kez şehrin melankolisi ve ortak hafızası üzerinden bir hikâye anlatıyor.

Söz ve Müzikte Farklı Bir İş Birliği

Kariyeri boyunca genellikle kendi söz ve besteleriyle tanınan Ragıb Narin, “İstanbul” ile uzun bir aradan sonra bir ilke imza attı. Sözü, müziği ve düzenlemesi Oğuzhan Atmaca’ya ait olan bu eser, sanatçının başka bir kalemin dünyasına dahil olduğu nadir projelerden biri olarak öne çıkıyor. Şarkının sade ama derinlikli anlatımından etkilendiğini belirten Narin, İstanbul’un herkesin hayatında en az bir kez iz bırakan, yarım kalan aşkların ve dolmayan boşlukların simgesi olduğunu ifade ediyor. Duygu yoğunluğu yüksek olan parça, zamanın geçmesine rağmen değeri eksilmeyen hikâyelere odaklanan çağdaş bir pop baladı niteliği taşıyor.

Görsel Dünya ve Teknik Prodüksiyon

Şarkının işitsel gücü, yönetmen Gökhan Özdemir tarafından çekilen video klip ile görsel bir boyuta taşındı. İstanbul’un atmosferini şarkının ruhuyla bütünleştiren klip, izleyiciye parçanın anlattığı o “eksiklik” hissini estetik bir perspektifle sunuyor. Teknik prodüksiyonun yüksek tutulduğu bu çalışma, Ragıb Narin’in son beş yılda oluşturduğu profesyonel müzikal kimliğini pekiştiren bir adım olarak değerlendiriliyor.

Sahneden Türkiye Turnesine

Geçtiğimiz dönemde CSO Ada Ankara ve Zorlu PSM gibi prestijli sahnelerde verdiği konserlerle canlı performans gücünü kanıtlayan Ragıb Narin, birikimlerini şimdi daha geniş kitlelere ulaştırmaya hazırlanıyor. Sosyal medya içerikleri ve dijital başarısıyla son yılların en çok konuşulan figürlerinden biri haline gelen sanatçı, “İstanbul” teklisinin ardından kapsamlı bir Türkiye turnesi için hazırlıklarını sürdürüyor. Sanatçının yükselen grafiği, bu yeni tekli ile birlikte pop müzik sahnesindeki kalıcılığını bir kez daha tescillemiş oldu.

Devamını Oku

Copyright © 2022 Refleksif.com