Dizi
The Changeling #inceleme – İLK BÖLÜMÜ NASIL?
Apple TV+’ın yeni gerilim/fantastik temalı dizisi The Changeling, 8 Eylül tarihinde yayınlandı.
Apple TV+’ın yeni gerilim/fantastik temalı dizisi The Changeling, 8 Eylül tarihinde yayınlandı.
Zorlu geçen çocukluk ve gençlik yıllarının ardından iki kitap tutkunu Apollo ile Emma birbirini bulur ve evlenirler fakat geçmişlerinden getirdikleri bazı gizemler peşlerini bırakmaz. Emma’nın bir büyücü ile yaptığı anlaşma sonucu başına gelenler Apollo’yu çocukları için bir yolculuğa çıkmaya zorlar ve bu sayede babasından miras kalan kabuslar ve kitaplarla tekrar bir araya gelir.
Başrollerinde LaKeith Stanfield, Victor LaValle, Clark Backo, Adina Porter, Elena Hurst gibi isimleri izlediğimiz dizinin yönetmen koltuğunda Jonathan van Tulleken oturuyor. Hikayenin senaryoya uyarlaması ise Kelly Marcel tarafından yapılmıştır.
Dizi, Victor LaValle tarafından 2017 yılında yazılan aynı isimli kitaptan uyarlanmıştır. Diziye ismini veren “changeling” (yani değiştirilen), halk masallarında periler veya troller tarafından gerçek çocukla değiştirilen yedek çocuk anlamına gelmektedir. Dizi alt metin olarak ebeveynliğe odaklanıyor ve bunu alegorik bir anlatımla izleyicilere sunuyor. Başta ilgi çekici olan hikaye, ilerledikçe fazla klişe ve mantık hatalarına maruz kalıyor. Zamanda çok fazla ileri geri yapıldığı için sadece vakit geçirmek için izlenmeye pek uygun değil, ilk bölümde bile olay örgüsü başlamadan aralarında bağlantı kuramadığımız detaylar fazla. Hem mitolojiden hem günümüzden parçaları olan dizinin akıcılığına müdahale eden çok fazla engel var.
Hikâye hakkında daha detaylı bilgi sahibi olup, izlemeye karar vermek için ilk bölümün özetini yazının devamından okuyabilirsiniz. Şimdiden iyi seyirler.
1. Bölüm
SPOILER İÇERİR
5 Temmuz 1825 tarihinde dinini özgürce yaşamak isteyen 52 kişi, Restauration ismini verdikleri gemiyle Norveç’ten Amerika’ya doğru yola çıkarlar
2010 senesinde Queens’te bir kütüphanede rafların arasında gezinen Apollo’yu görüyoruz. Kütüphane görevlisi Emma’nın yanına gider ve onu yemeğe davet eder. Birkaç kez sormasına rağmen Emma’dan her seferinde “hayır” cevabını alır.
Sonrasında 1968 yılına gideriz ve polis memuru Brian West’in bir modellik ajansına giriş yaptığını görürüz. Sekreter Lillian’a ajansın sahibi Arsenyev ile görüşmeye geldiğini söyler, polisin sekretere olan ilgisini fark eden patron, Lillian’ı kovar ve ardından polis çeşitli suçlardan tutuklanır.
Apollo her kütüphaneye geldiğinde Emma ile konuşmaya çalışır ve en sonunda bir yemeğe çıkarlar. Emma süresiz olarak Brezilya’ya gideceği için yemek teklifini kabul etmemiştir ve bir haftanın sonunda havaalanında vedalaşırlar.
Yine geçmişe dönüyoruz, Brian yıllarca Lillian’ın peşinden koşar ve en sonunda 1977 yılında görüşmeye başlarlar ve evlenirler. İkisi de zor çocukluk dönemleri geçirmiş iki kişidir hatta
Lillian’ın kardeşi gözlerinin önünde polisler tarafından öldürülmüştür. Evliliklerinde bir çocukları olur, Apollo.
Apollo 4 yaşlarındayken babası ortadan kaybolur ve geri gelmez. O günden beri sürekli kabuslarında babasının mavi bir maskeyle eve döndüğünü ve onu kaçırdığını görüyordur. Çocukluk yıllarında annesinin yeni iş yerinden getirdiği kitap ve dergilerle okumayı çok seven Apollo, kitapları gelecekte mesleği haline dönüştürecektir. Gençliğinde evlerine babasına ait olan bir karton kutu gönderilmiştir ve bu kutuda annesi Lillian’ın modellik fotoğraflarından sularla ilgili farklı kitaplara kadar birçok şey bulunuyordur.
Günümüze döneriz ve Apollo’nun telefonuna Emma’dan döneceğini söylediği bir mesaj gelir. Havaalanında onu karşılar ve beraber bir yemeğe giderler. Emma çıktığı yolculukta herkesin gitmemesini söylediği bir göle gider ve göl kenarındaki yaşlı bir kadınla konuşur. Kadın ona 3 dilek hakkı verir fakat bileğine bağlayacağı ipi kesmemesi gerekiyordur. Apollo bu hikâyeyi dinledikten sonra dileklerini gerçekleştirmek için bir ipe ihtiyacı olmadığını söyleyerek Emma’nın bileğindeki ipi keser. İlişkileri devam eder ve evlenirler.
Emma’nın doğumu çok yaklaşmışken bir arkadaşlarıyla yemeğe giderler. Emma lavaboya gidince arkadaşları Apollo’ya Brezilya gezisinden ve dileklerden bahseder. Bu gezide Emma bir fotoğrafçının kamerasıyla korkunç bakışlarıyla çıplak olduğu bir fotoğraf çekilmiş ve bu fotoğraf şu an Norveç’te bir sergide sergileniyormuş. Ayrıca şu ana kadar söylememesi gerektiği iki dileği, iyi bir eş ve sağıklı bir çocuk, gerçekleşmiştir ama geriye kalan dileği öğrenmek üzereyken Emma’nın doğum süreci başlamıştır bu yüzden apar topar kalkmak zorunda kalırlar. Metroyla eve dönmeye çalışırlarken metro arıza yapar ve orda mahsur kaldıkları için doğum bir metro vagonunda gerçekleşir.
Bu mutlu aile tablosunun ileride bozulacağını anladığımız bir takım anlaşılmaz kesitler izleriz ve bölüm burada biter.
Esin Özcan / info@refleksif.com
Dizi
Boran Kuzum’dan global başarı: Netflix ABD Yapımı “Big Mistakes”te bir Türk oyuncu
Boran Kuzum, uluslararası kariyerinde bir dönüm noktası olarak nitelendirilebilecek bir başarıya imza attı.
Türk sinema ve televizyon dünyasının başarılı isimlerinden Boran Kuzum, uluslararası kariyerinde bir dönüm noktası olarak nitelendirilebilecek bir başarıya imza attı. Emmy ve Altın Küre ödüllü Dan Levy’nin yaratıcıları arasında yer aldığı ve başrolünü üstlendiği Netflix ABD yapımı “Big Mistakes” dizisinin ana kadrosuna dahil olan Kuzum, bu alanda bir ilki gerçekleştiriyor. Bir Amerikan yapımında ana kadro oyuncusu olarak yer alan ilk Türk aktör sıfatını kazanan Boran Kuzum, bu adımıyla yerel yeteneklerin küresel platformlardaki görünürlüğünü rasyonel bir başarıya dönüştürmüş durumda. Kara komedi türündeki yapım, 9 Nisan 2026 tarihinde dünya çapında izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor.
Senaryodaki Radikal Değişim ve “Yusuf” Karakterinin Doğuşu
Boran Kuzum’un projeye dahil olma süreci, modern oyunculuk endüstrisinin gereksinimlerini karşılayan profesyonel bir metodolojiyle gerçekleşti. Zoom üzerinden yapılan seçmelerde (audition) sergilediği performansla yaratıcı ekibi etkileyen oyuncu, senaryoda da önemli bir değişimin fitilini ateşledi. İlk versiyonunda Rus olarak kurgulanan karakter, Kuzum’un kadroya katılımıyla birlikte Türk bir karaktere dönüştürüldü. İsmi de bizzat oyuncunun önerisiyle “Yusuf” olarak revize edilen bu karakter, organize suç dünyasının kaotik yapısı içinde hikâyenin gidişatını belirleyen stratejik bir noktada konumlanıyor. Bu durum, nitelikli oyunculuğun senaryo yazım süreçlerini dahi etkileyebilen dönüştürücü gücünü kanıtlıyor.
Uluslararası Kadro ve Suç-Komedi Türünün Dinamikleri
“Big Mistakes”, organize suç dünyasına dahil olmak zorunda kalan iki kardeşin absürt ve sürükleyici hikâyesini merkezine alıyor. Boran Kuzum dizide; Oscar adayı Laurie Metcalf, Taylor Ortega, Jack Innanen ve Abby Quinn gibi dünyaca tanınmış isimlerle aynı seti paylaşıyor. Yaklaşık iki buçuk ay süren yoğun çekim maratonunun ardından tamamlanan dizi, suç ve komedi unsurlarını dengeli bir biçimde harmanlayarak izleyiciye alışılagelmişin dışında bir tür deneyimi vaat ediyor. Kuzum’un uluslararası arenadaki bu profesyonel varlığı, Türk oyuncular için global endüstride yeni kapıların aralanması noktasında somut bir referans teşkil ediyor.
Dizi
Star TV’nin yeni dizisi “Çirkin” sete çıktı
Çirkin dizisi, televizyon dünyasında büyük bir merakla bekleniyor.
Yapımını 25 Film’in, yapımcılığını ise sektörün deneyimli isimleri Fırat Parlak ve Koray Şahin’in üstlendiği “Çirkin” dizisi, televizyon dünyasında büyük bir merakla bekleniyor. Yönetmen koltuğunda Burcu Alptekin ve Merve Çolak’ın oturduğu proje, Star TV ekranlarında izleyiciyle buluşmaya hazırlanırken hazırlık süreci büyük bir titizlikle yürütüldü. Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen okuma provasının ardından ekip, bugün itibarıyla ilk sahneler için sete çıkarak çekim maratonuna resmi olarak başladı. Proje, hem reji ekibi hem de prodüksiyon kalitesiyle sezonun iddialı yapımları arasında gösteriliyor.
Meryem ve Kadir: Çocukluk Aşkından Sert Bir Hesaplaşmaya
Dizinin merkezinde, küçük yaşta ailesini kaybetmiş olan Meryem’in dramatik ve derinlikli hikâyesi yer alıyor. Derya Pınar Ak tarafından canlandırılan Meryem’in yolu, yıllar sonra çocukluk aşkı Kadir ile yeniden kesişiyor. Çağlar Ertuğrul’un hayat verdiği Kadir karakteriyle Meryem arasındaki bu beklenmedik karşılaşma, sadece nostaljik bir aşk hikâyesini değil, aynı zamanda geçmişin izleriyle dolu sert bir hesaplaşmayı da beraberinde getiriyor. “Çirkin”, karakterlerin içsel çatışmalarını ve toplumsal engelleri aşma çabalarını odağına alırken, izleyiciye hem duygusal hem de gerilimi yüksek bir anlatı vaat ediyor.
Yıldızlar Karması: “Çirkin” Oyuncu Kadrosunun Derinliği
“Çirkin” dizisi, sadece başrolleriyle değil, Türk sinema ve televizyonunun usta isimlerini bir araya getiren dev kadrosuyla da dikkat çekiyor. Çağlar Ertuğrul ve Derya Pınar Ak’a; Başak Gümülcinelioğlu, Olgun Toker, Baran Bölükbaşı ve Gözde Kansu gibi yetenekli isimler eşlik ediyor. Kadronun en dikkat çeken unsurlarından biri ise Nur Sürer ve Çetin Tekindor gibi duayen sanatçıların aynı projede yer alması. Cahit Gök, Sema Gültekin, Eylül Ersöz ve Özlem Kaya gibi geniş bir yardımcı oyuncu grubuna sahip olan dizi, karakter derinliği ve hikâye zenginliğiyle STAR ekranlarında kalıcı bir etki bırakmayı hedefliyor. Proje, yakında seyirciyle buluşacak.
