Sinema
Sert bir şiddet tablosu: Benny’s Video #inceleme
Benny’s Video, 14 yaşında olan Benny isimli bir çocuğun gün boyu şiddet içerikli videolar izleyerek şiddeti normalleştirmesini anlatıyor.
Benny’s Video, Avusturyalı usta yönetmen Michael Haneke’nin 1992 senesinde çıkan filmi. Aynı zamanda Duygusal Buzlaşma Üçlemesi’nin 2. halkası olan yapım, sertliğiyle dikkat çekerken konusu da 14 yaşında olan Benny isimli bir çocuğun gün boyu şiddet içerikli videolar izleyerek topluma karşı yabancılaşmasını ve şiddeti normalleştirmesini anlatıyor. Oyuncu kadrosunda ise Haneke’nin sonraki yıllarda kült eseri Funny Games’te birlikte çalışacağı Arno Frisch ve Ulrich Mühe gibi önemli isimler de bulunuyor.
Film, bir domuzun öldürülmesini seyircisine video oynatıcı aracılığıyla göstererek açılır. Bu öldürülme videosunu aslında ana karakter Benny izlemektedir. Benny’nin bu videoyu izlemesi aslında karaktere ve filmin ilerleyişine dair önemli bir ipucudur, zira Benny gün boyu odasında tek başına kalarak şiddet içerikli videoları izleyen bir çocuktur. Evine yeni videolar almak için sık sık videocuya uğrayan Benny, tekrar videocuya uğradığında dükkanın önünde duran ve zaman zaman göz göze geldiği Mädchen isimli kızı evine davet eder. Annesi ile babası çalıştığı için evi genellikle boş olan Benny’nin teklifini Mädchen kabul eder. Mädchen’e odasını gezdiren Benny’nin evi birçok ünlü tabloyla doludur. Aynı zamanda odasında da döneminin birçok ünlü filmin posteri olan Benny zamanının popüler kültürüne de fazlasıyla bağlıdır aslında. Filmin geçtiği mekanı tanıdıktan sonra Benny, Mädchen’e domuz videosunu izletir ve ardından domuz öldürülürken kullanılan aleti gösterir. İkili arasında şakayla karışık olarak birbirine “korkak” dedikleri anlar yaşanır ve bu anlar sonucu Benny, Mädchen’i öldürür. Mädchen’in ölümü Benny’ye çok normal bir şey gibi gelir, çünkü Benny için şiddet o kadar normaldir ki konu insanların ölümü olsa da, hatta birisini öldürse dahi bir şey hissetmez.
Ailesi, oğulları Benny’nin cinayet işlediğini öğrendikten sonra dahi Benny’ye kızmazlar. Zira babası fazlasıyla işkoliktir, annesi de rutin bir çalışma içindedir. Ailesi Benny’nin yalnızlığını sürekli oğullarına bir şeyler satın alarak kapatmaya çalışır film boyunca. Bu sürekli bir şey alma işine bir de Mısır tatili eklerler, Benny cinayet sebebiyle bir süreliğine ailesiyle birlikte Mısır’a giderek orada tatil yapar. Tatil onun için resmen ödül olmuştur. Hamburgerini yer, videolarını çekmeye devam eder. Aynı zamanda Mısır’ın içinde bulunduğu imkan, yaşam sıkıntısı gibi etkenler sebebiyle Mısır’ı sevmez adeta, çünkü kafasında kurduğu “tatil” mekanı ile karşısına çıkan “tatil” mekanı farklıdır. Her ihtiyacını karşılayıp bir ekonomik problem çekmese de durum bundan ibarettir Benny için.
Mısır sonrası evine dönen Benny, hiçbir şey olmamış gibi hayatına da devam eder. Davranışları bozulsa da ne bir uyaran , ne bir karışan olur Benny’ye. Hayat Benny için olduğu gibi devam eder.
Benny’s Video, usta yönetmen Haneke’nin kesinlikle izlenmesi gereken filmlerinden biri olmasıyla beraber, şiddete, adaletsizliğie ve iletişimsizliğie ciddi bir tepki olarak karşımıza çıkıyor.
Çağatay Efe Mutluay / mutluaycagatayefe@gmail.com
Sinema
Ferdi Özbeğen’in hayatı film oluyor
Türk müziğinin zarafeti, eşsiz yorumu ve neşesiyle bir döneme damgasını vuran efsane ismi Ferdi Özbeğen’in hayat hikâyesi sinemaya taşınıyor.
Türk müziğinin zarafeti, eşsiz yorumu ve neşesiyle bir döneme damgasını vuran efsane ismi Ferdi Özbeğen’in hayat hikâyesi sinemaya taşınıyor. Piyanist şantörlük ekolünün en büyük temsilcisi olan Özbeğen’in yaşamını anlatacak film, Türkiye’nin bir dönemine ayna tutmaya hazırlanıyor.
Senaryo Çalışmaları Tamamlanmak Üzere
Yapımcılığını Orchestra Content’in, yaratıcı yapımcılığını ise Mine Şengöz’ün üstlendiği projenin hazırlık süreci büyük bir titizlikle yürütülüyor. 2023 yazından bu yana senaryo üzerinde çalışan Yiğit Güralp’in kaleminden çıkan hikâye, son aşamaya geldi. Film, sanatçının müzikal dehasının yanı sıra topluma bıraktığı manevi mirası da odağına alıyor.
TEV ve Alanında Uzman İsimlerin Danışmanlığı
Vefasından önce tüm mal varlığını gençlerin eğitimine katkı sağlamak amacıyla Türk Eğitim Vakfı (TEV)’na bağışlayan Özbeğen’in hayatı, vakfın da katkılarıyla gerçeğe en yakın haliyle kurgulanıyor. Filmin danışman kadrosunda ise kültür-sanat dünyasının önemli isimleri yer alıyor:
- Tuğrul Eryılmaz
- Gülşen İşeri
- Murat Özyaşar
- Murat Meriç
- İdris Pehlivan
- Hilmi Özbeğen
Vizyon Tarihi: 2027
Görkemli bir prodüksiyonla hayata geçirilmesi planlanan film, izleyiciyi sadece bir sanatçının hayatına değil, Türkiye’nin en renkli ve tutkulu yıllarına da götürecek. Ferdi Özbeğen’in hem sahnedeki görkemini hem de insani derinliğini yansıtacak olan yapım, 2027 yılında sinemaseverlerle buluşacak.
Sinema
Long Play Müzik Filmleri Festivali, ilk yılında müzik ve sinemayı aynı çatıda buluşturdu
Long Play Müzik Filmleri Festivali, üç gün boyunca gösterimler, söyleşiler, atölyeler ve belgesel film yarışmasıyla müzik ve sinema tutkunlarını bir araya getirdi.
Yönetmen Gökçe Kaan Demirkıran direktörlüğünde 5–6–7 Aralık tarihlerinde Biletinial Torun Center Sinemaları’nda ilk kez düzenlenen Long Play Müzik Filmleri Festivali, üç gün boyunca gösterimler, söyleşiler, atölyeler ve belgesel film yarışmasıyla müzik ve sinema tutkunlarını bir araya getirdi. Müziğin sinema aracılığıyla yeni bir anlatıya dönüştüğü festival, yoğun ilgiyle karşılandı.
Ulusal ve uluslararası müzik temalı belgesellerden oluşan seçkisiyle festival, müziğin kültürel hafıza, kimlik ve topluluk duygusuyla kurduğu ilişkiye odaklandı. Gösterimlerin ardından düzenlenen söyleşiler, izleyiciler ile yaratıcılar arasında samimi ve canlı bir buluşma alanı yarattı.
Belgesel yarışmasında En İyi Belgesel Ödülü, jüri değerlendirmesiyle Bir Orkestranın İzinde filmine verildi. Ödülü, filmin kahramanlarından Ezel Gönül Acar’a jüri üyesi Fadik Sevin Atasoy takdim etti. Finalde yer alan yapımlar arasında Bir Orkestranın İzinde, Aşırı Kişisel Belgesel, Recife Tem Um Coração, The Rhythm of Balance, Balkancisco, Bakırköy Underground, Return of the Creeps ve Bartók Nyomában bulunuyordu. Festival Özel Ödülü ise Bakırköy Underground filmiyle Berkay Şatır’a verildi.
Festival programı söyleşiler ve özel gösterimlerle zenginleşti. Açılış, Nezih Ünen’in Anadolu’nun Kayıp Şarkıları belgeseliyle yapıldı. Neredesin Firuze’nin 20. yılına özel gerçekleştirilen, tüm biletleri tükenen gösterim büyük ilgi gördü; yönetmen Ezel Akay, film müziklerindeki alışılmadık yaklaşımı izleyicilerle paylaştı. Cem Karaca’nın Gözyaşları belgeseli de yoğun ilgiyle takip edildi; sanatçının oğlu Emrah Karaca gösterim sonrası duygularını samimiyetle aktardı.
Üçüncü gün, Fatih Akın’ın İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek belgeseli ile devam etti. Gösterim sonrası, filmde yer alan Baba Zula’nın kurucusu Murat Ertel, moderatör Murat Beşer ile yaptığı söyleşide müzikal yolculuğunun ilham kaynaklarına değindi.
Festivalin kapanışı, Damien Chazelle’in üç Oscar ödüllü filmi Whiplash ile yapıldı. Gösterim sonrası düzenlenen söyleşide, Burak Gürpınar, Gökhan Tunçişler ve Yağız İpek, Gizem Ertürk moderatörlüğünde disiplin, tutku ve sahnede sınırları zorlama üzerine ilham verici bir sohbet gerçekleştirdi. Davulun güçlü bir ifade biçimi olduğu vurgulanan bu buluşma, festivalin en akılda kalan anları arasında yer aldı.
Festival Direktörü Gökçe Kaan Demirkıran, Long Play’in çıkış fikrini müziği yalnızca dinlenen değil, düşünce ve paylaşım alanı olarak ele almak istedikleri sözleriyle anlattı. Sinemanın anlatı gücüyle müziğin birleştiğinde ortaya çıkan etkiden yola çıkan festival, müzisyenleri, yönetmenleri ve izleyicileri ortak bir zeminde buluşturarak sürdürülebilir bir alan yaratmayı hedefliyor.
Long Play Müzik Filmleri Festivali, müzik ve sinemanın kesişimindeki özgün atmosferiyle İstanbul’un kültür-sanat hayatına yeni bir soluk getirirken, önümüzdeki yıllarda bu buluşmayı büyüterek sürdürmeyi amaçlıyor.
