Bizimle İletişime Geçin

Sinema

KüçükÇiftlik Bahçe Sineması 5. sezonuyla dönüyor

İstanbul’un yaz aylarındaki vazgeçilmez açıkhava etkinliklerinden biri olan KüçükÇiftlik Film Kulübü: Bahçe Sineması, bu yıl beşinci sezonuna giriyor.

İstanbul’un yaz aylarındaki vazgeçilmez açıkhava etkinliklerinden biri olan KüçükÇiftlik Film Kulübü: Bahçe Sineması, bu yıl beşinci sezonuna giriyor. URU organizasyonu, Kendine Has ve Coca-Cola katkılarıyla düzenlenen sinema etkinliği, 12 Ağustos – 11 Eylül 2025 tarihleri arasında KüçükÇiftlik Park’ın yeşil yüzü KüçükÇiftlik Bahçede gerçekleştirilecek.

Program, sinema ve müzik tutkunlarını bir araya getiren zengin içeriğiyle dikkat çekiyor. Gösterimler her akşam saat 21.00’de başlayacak; kapılar ise 19.30 itibarıyla açılacak. Biletler, Biletix üzerinden veya KüçükÇiftlik Park gişesinden temin edilebilecek.

Açılış Bob Dylan ile: 2025 Seçkisinde 9 Film Yer Alıyor

Festivalin açılışı, 12 Ağustos Salı günü, efsanevi müzisyen Bob Dylan’ın hayatını konu alan biyografik film “Bob Dylan: Tam Bir Bilinmez” (A Complete Unknown) ile yapılacak. İlk haftada ayrıca:

  • 13 Ağustos Çarşamba: Köpek Adası (Isle of Dogs) – Wes Anderson (2018)
  • 14 Ağustos Perşembe: Hâlâ Buradayım (I’m Still Here) – Brezilya yapımı, En İyi Uluslararası Film Oscar’ı sahibi (2024)

İkinci hafta ise farklı türlerdeki üç filmle devam edecek:

  • 26 Ağustos Salı: National Theatre Live: Dr. Strangelove – Steve Coogan (2025)
  • 27 Ağustos Çarşamba: Beterböcek Beterböcek (Beetlejuice Beetlejuice) – Tim Burton (2024)
  • 28 Ağustos Perşembe: Kayıtsız – Yönetmen: Özlem Çıngırlar (2024)

Son haftada ise Türk sinemasından kara komedi ve dünya sinemasından kült animasyonlar öne çıkıyor:

  • 9 Eylül Salı: Saykoterapi – Tolga Karaçelik (2024)
  • 10 Eylül Çarşamba: Rüzgârlı Vadi (Nausicaä of the Valley of the Wind) – Hayao Miyazaki (1984)
  • 11 Eylül Perşembe: F1 Filmi (F1: The Movie) – Başrolde Brad Pitt (2025)

Açıkhavada Sinema ve Yaz Akşamları

KüçükÇiftlik Bahçe Sineması, ziyaretçilerine yalnızca sinema değil, aynı zamanda çimlerin üzerinde film izleme deneyimi, lezzetli yiyecek-içecek seçenekleri ve açıkhavada keyifli yaz akşamları sunuyor. Etkinlik, şehrin merkezinde alternatif kültür-sanat takvimi arayan İstanbullular için kaçırılmayacak bir yaz klasiği haline gelmiş durumda.

Sinema

Ferdi Özbeğen’in hayatı film oluyor

Türk müziğinin zarafeti, eşsiz yorumu ve neşesiyle bir döneme damgasını vuran efsane ismi Ferdi Özbeğen’in hayat hikâyesi sinemaya taşınıyor.

Türk müziğinin zarafeti, eşsiz yorumu ve neşesiyle bir döneme damgasını vuran efsane ismi Ferdi Özbeğen’in hayat hikâyesi sinemaya taşınıyor. Piyanist şantörlük ekolünün en büyük temsilcisi olan Özbeğen’in yaşamını anlatacak film, Türkiye’nin bir dönemine ayna tutmaya hazırlanıyor.

Senaryo Çalışmaları Tamamlanmak Üzere

Yapımcılığını Orchestra Content’in, yaratıcı yapımcılığını ise Mine Şengöz’ün üstlendiği projenin hazırlık süreci büyük bir titizlikle yürütülüyor. 2023 yazından bu yana senaryo üzerinde çalışan Yiğit Güralp’in kaleminden çıkan hikâye, son aşamaya geldi. Film, sanatçının müzikal dehasının yanı sıra topluma bıraktığı manevi mirası da odağına alıyor.

TEV ve Alanında Uzman İsimlerin Danışmanlığı

Vefasından önce tüm mal varlığını gençlerin eğitimine katkı sağlamak amacıyla Türk Eğitim Vakfı (TEV)’na bağışlayan Özbeğen’in hayatı, vakfın da katkılarıyla gerçeğe en yakın haliyle kurgulanıyor. Filmin danışman kadrosunda ise kültür-sanat dünyasının önemli isimleri yer alıyor:

  • Tuğrul Eryılmaz
  • Gülşen İşeri
  • Murat Özyaşar
  • Murat Meriç
  • İdris Pehlivan
  • Hilmi Özbeğen

Vizyon Tarihi: 2027

Görkemli bir prodüksiyonla hayata geçirilmesi planlanan film, izleyiciyi sadece bir sanatçının hayatına değil, Türkiye’nin en renkli ve tutkulu yıllarına da götürecek. Ferdi Özbeğen’in hem sahnedeki görkemini hem de insani derinliğini yansıtacak olan yapım, 2027 yılında sinemaseverlerle buluşacak.

Devamını Oku

Sinema

Long Play Müzik Filmleri Festivali, ilk yılında müzik ve sinemayı aynı çatıda buluşturdu

Long Play Müzik Filmleri Festivali, üç gün boyunca gösterimler, söyleşiler, atölyeler ve belgesel film yarışmasıyla müzik ve sinema tutkunlarını bir araya getirdi.

Yönetmen Gökçe Kaan Demirkıran direktörlüğünde 5–6–7 Aralık tarihlerinde Biletinial Torun Center Sinemaları’nda ilk kez düzenlenen Long Play Müzik Filmleri Festivali, üç gün boyunca gösterimler, söyleşiler, atölyeler ve belgesel film yarışmasıyla müzik ve sinema tutkunlarını bir araya getirdi. Müziğin sinema aracılığıyla yeni bir anlatıya dönüştüğü festival, yoğun ilgiyle karşılandı.

Ulusal ve uluslararası müzik temalı belgesellerden oluşan seçkisiyle festival, müziğin kültürel hafıza, kimlik ve topluluk duygusuyla kurduğu ilişkiye odaklandı. Gösterimlerin ardından düzenlenen söyleşiler, izleyiciler ile yaratıcılar arasında samimi ve canlı bir buluşma alanı yarattı.

Belgesel yarışmasında En İyi Belgesel Ödülü, jüri değerlendirmesiyle Bir Orkestranın İzinde filmine verildi. Ödülü, filmin kahramanlarından Ezel Gönül Acar’a jüri üyesi Fadik Sevin Atasoy takdim etti. Finalde yer alan yapımlar arasında Bir Orkestranın İzinde, Aşırı Kişisel Belgesel, Recife Tem Um Coração, The Rhythm of Balance, Balkancisco, Bakırköy Underground, Return of the Creeps ve Bartók Nyomában bulunuyordu. Festival Özel Ödülü ise Bakırköy Underground filmiyle Berkay Şatır’a verildi.

Festival programı söyleşiler ve özel gösterimlerle zenginleşti. Açılış, Nezih Ünen’in Anadolu’nun Kayıp Şarkıları belgeseliyle yapıldı. Neredesin Firuze’nin 20. yılına özel gerçekleştirilen, tüm biletleri tükenen gösterim büyük ilgi gördü; yönetmen Ezel Akay, film müziklerindeki alışılmadık yaklaşımı izleyicilerle paylaştı. Cem Karaca’nın Gözyaşları belgeseli de yoğun ilgiyle takip edildi; sanatçının oğlu Emrah Karaca gösterim sonrası duygularını samimiyetle aktardı.

Üçüncü gün, Fatih Akın’ın İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek belgeseli ile devam etti. Gösterim sonrası, filmde yer alan Baba Zula’nın kurucusu Murat Ertel, moderatör Murat Beşer ile yaptığı söyleşide müzikal yolculuğunun ilham kaynaklarına değindi.

Festivalin kapanışı, Damien Chazelle’in üç Oscar ödüllü filmi Whiplash ile yapıldı. Gösterim sonrası düzenlenen söyleşide, Burak Gürpınar, Gökhan Tunçişler ve Yağız İpek, Gizem Ertürk moderatörlüğünde disiplin, tutku ve sahnede sınırları zorlama üzerine ilham verici bir sohbet gerçekleştirdi. Davulun güçlü bir ifade biçimi olduğu vurgulanan bu buluşma, festivalin en akılda kalan anları arasında yer aldı.

Festival Direktörü Gökçe Kaan Demirkıran, Long Play’in çıkış fikrini müziği yalnızca dinlenen değil, düşünce ve paylaşım alanı olarak ele almak istedikleri sözleriyle anlattı. Sinemanın anlatı gücüyle müziğin birleştiğinde ortaya çıkan etkiden yola çıkan festival, müzisyenleri, yönetmenleri ve izleyicileri ortak bir zeminde buluşturarak sürdürülebilir bir alan yaratmayı hedefliyor.

Long Play Müzik Filmleri Festivali, müzik ve sinemanın kesişimindeki özgün atmosferiyle İstanbul’un kültür-sanat hayatına yeni bir soluk getirirken, önümüzdeki yıllarda bu buluşmayı büyüterek sürdürmeyi amaçlıyor.

Devamını Oku

Copyright © 2022 Refleksif.com