Sinema
HBO Max Mayıs takvimi belli oldu
HBO Max, mayıs ayında izleyicileri ekran başına kilitleyecek son derece iddialı ve geniş yelpazeli bir yayın takvimi açıkladı.
HBO Max, mayıs ayında izleyicileri ekran başına kilitleyecek son derece iddialı ve geniş yelpazeli bir yayın takvimi açıkladı. Türkiye gündemini sarsan çarpıcı olaylardan, kült animasyonların yeni sezonlarına ve dünyanın en prestijli spor etkinliklerine kadar uzanan bu zengin seçki, mayıs ayında evde eğlencenin sınırlarını yeniden çiziyor.
Türkiye’nin Konuştuğu Olay Ekranda: Palu Ailesi: Karanlık Sarmal
Bu ayın belgesel kategorisinde şüphesiz en çok dikkat çeken yapım, Türkiye’nin günlerce konuştuğu ve hafızalara kazınan bir vakayı merkeze alan “Palu Ailesi: Karanlık Sarmal” (8 Mayıs). Olayın perde arkasını çarpıcı detaylarla ele alan yapım, şimdiden büyük merak uyandırmış durumda. Belgesel seçkisinde ayrıca Kore popüler kültürünün derinliklerine inen “K-Everything”, kimliği belirsiz bir adamın gizemini çözen “The Many Lives of Benjamin Kyle” ve ABD erkek milli futbol takımının yolculuğunu anlatan “U.S. Against the World” gibi ufuk açıcı yapımlar da yer alıyor.
Kült Yapımlar ve Merakla Beklenen Yeni Diziler
Dizi tutkunları için mayıs ayı tam bir şölen! Absürt mizahı ve benzersiz bilim kurgu evreniyle bir fenomene dönüşen “Rick and Morty”, yeni sezonuyla 25 Mayıs’ta ekranlara dönüyor. Aksiyon yıldızı Jason Momoa’nın farklı kültürleri ve zanaatları keşfettiği sıra dışı yolculuğu “On the Roam” da yeni bölümleriyle maceraya devam ediyor. Yeraltı dünyasının karanlık kökenlerine inen “Gomorra – Origins” ve tarihi bir mücadeleyi ekrana taşıyan “Song of the Samurai”, ayın taze ve iddialı dizileri olarak öne çıkıyor.
Yıldızlar Geçidi, Klasikler ve Canavar Evreni
Film kütüphanesi de mayıs ayında dev yapımlara ev sahipliği yapıyor. Motor sporları efsanesinin hayatına odaklanan “Ferrari”, Oscar ödüllü gerilim “One Battle After Another” ve Jodie Foster’lı “A Private Life” sinema tutkunlarını bekliyor. Klasiklerden vazgeçemeyenler içinse Brad Pitt’li epik başyapıt “Troy”, korku sinemasının mihenk taşlarından “Friday the 13th” ve mitolojik görsel şölen “Clash of the Titans” yayında olacak. Ayrıca dev canavar evreninin hayranları için özel olarak hazırlanan Godzilla & Kong Serisi seçkisi de tüm ihtişamıyla platformda yerini alıyor.
Canlı Spor Heyecanı ve Miniklere Özel İçerikler
Spor tutkunları mayıs ayında HBO Max’te nefeslerini tutacak. Dünyanın en önemli dört Grand Slam tenis turnuvasından biri olan Roland Garros (Fransa Açık), 18 Mayıs – 7 Haziran tarihleri arasında canlı yayınla kortların tozunu atarken; prestijli İtalya Bisiklet Turu da ay boyunca sporseverlerle buluşacak.
Çocuklar içinse sevilen evrenden yepyeni hikayeler sunan “The Regular Show: The Lost Tapes” ve minik izleyicilere eğlenceli bir öğrenme deneyimi vadeden “Baby Lemmings” mayıs seçkisinin renkli alternatifleri arasında yer alıyor.
Sinema
İBB Beyoğlu Sineması’nda Mayıs ayı dopdolu
İBB Beyoğlu Sineması, mayıs ayında da her yaştan sinemaseverin buluşma noktası olmaya devam ediyor.
İstanbul’da sinemanın kalbinin attığı en önemli mekanlardan biri olan İBB Beyoğlu Sineması, mayıs ayında da her yaştan sinemaseverin buluşma noktası olmaya devam ediyor. İBB Kültür tarafından özenle hazırlanan ve ay boyunca sürecek olan program kapsamında; bağımsız filmlerden belgesellere, çocuk animasyonlarından sinemanın mutfağına dair derinlikli söyleşilere kadar dopdolu ve tamamen ücretsiz bir takvim İstanbulluları bekliyor.
Çocuklara Özel Seçkiler ve Ustalara Saygı
Mayıs ayına renkli animasyon yapımı “Canavarcıklar” ile merhaba diyecek olan sinema, Çocuk Matinesi’nde minik izleyicileri “Of Pof Balık”, “Küçük Amélie” ve “Kovboy Çocuklar” gibi eğlenceli filmlerle buluşturacak.
Türk sinemasının kilometre taşlarından biri de bu ay Beyoğlu Sineması’nda anılacak. SİAMER işbirliğiyle düzenlenecek özel etkinlikte usta yönetmen Atıf Yılmaz anılırken; programın devamında yönetmen Orhan Eskiköy, “Ev” adlı filminin gösteriminin ardından izleyicilerle keyifli bir söyleşide bir araya gelecek.
Coen Kardeşler ve Bağımsız Sinemanın En İyileri
Kültür AŞ işbirliğiyle hazırlanan “Yakın Plan: Ethan Coen ve Joel Coen” seçkisi, usta ikilinin unutulmaz eserleri “İhtiyarlara Yer Yok” ve “İz Peşinde” filmlerini beyazperdeye taşıyor. Belgesel ve kısa film tutkunları için de BSB ve Canlandıranlar Derneği işbirlikleriyle zengin bir liste sunuluyor.
Bağımsız sinemanın öne çıkan isimleri de bu ayın odak noktalarından:
- Erkan Tahhuşoğlu, SEYAP ve FİLMYÖN işbirliğiyle gösterilecek “Döngü” ve “Koridor” filmlerinin ardından izleyici sorularını yanıtlayacak.
- BIFED işbirliğiyle gerçekleştirilecek gösterimlerde yönetmen Selen Çatalyürekli, “İkizköy’ün Hikâyesi” ve “Ölmez Ağacın Hikâyesi” üzerine konuşacak.
- SETEM Buluşmaları kapsamında ise Rıza Kıraç, “Küçük Günahlar” filminin gösterimi sonrası sinemaseverlerle buluşacak.
Sinemanın Mutfağına Dair Derinlikli Sohbetler
Sadece film izlemekle kalmayıp sinemanın felsefesini ve üretim süreçlerini merak edenler için ay boyunca birbirinden değerli paneller düzenlenecek. TÜRSAV işbirliğiyle Ertem Eğilmez ve Engin Ayça belgeselleri eşliğinde Yeşilçam ve bağımsız sinema konuşulurken; Sinema TV Sendikası ile setlerdeki emek ve çalışma koşulları masaya yatırılacak. Ayrıca Altyazı Sinema Dergisi’nin değerli isimleri ve SİNESEN işbirliğiyle kurgudan cast süreçlerine kadar “Sinemayı Kim Çeker?” sorusuna yanıt aranacak.
Haftanın altı günü kapılarını ücretsiz olarak açan İBB Beyoğlu Sineması’nın bu zengin mayıs programının detaylarına ve ücretsiz bilet bilgilerine, sinemanın resmi sosyal medya hesapları üzerinden ulaşılabiliyor.
Sinema
Belgesel sinemada yaşayan hafıza: Sevde Tunç’un “Women Storytellers” vizyonu Amerika’da
Sevde Tunç, bellek ve göç temaları etrafında şekillendirdiği çalışmalarını Amerika Birleşik Devletleri’nin prestijli akademik kurumlarında izleyiciyle buluşturdu.
Belgesel yönetmeni ve fotoğrafçı Sevde Tunç, bellek ve göç temaları etrafında şekillendirdiği çalışmalarını Amerika Birleşik Devletleri’nin prestijli akademik kurumlarında izleyiciyle buluşturdu. Columbia Üniversitesi ve New York Eyaleti’ndeki Alfred State College (SUNY) ev sahipliğinde gerçekleşen “Hafızayı Görmek” başlıklı etkinlik serisi, belgesel sinemanın toplumsal hafızayı koruma işlevini derinlikli bir tartışmaya açtı. Gösterimler ve ardından düzenlenen söyleşiler, hafızanın yalnızca sözlü anlatılar üzerinden değil; görüntü, ses ve gündelik yaşamın mikro pratikleri aracılığıyla nasıl yeniden inşa edilebildiğini interdisipliner bir perspektifle ele aldı.
Ekolojik Dayanışmanın Kaydı: Bir Başka Köy
Etkinlik kapsamında paylaşılan çalışmalardan ilki olan “Bir Başka Köy”, kırsal coğrafyada filizlenen ekolojik yaşam ve kolektif dayanışma pratiklerini merkeze alıyor. Gözlemci belgesel dilinin yetkin bir örneği olan film, kadınların öncülüğünde gelişen üretim ağlarının mekânla kurulan ilişkiyi ve toplumsal belleği nasıl dönüştürdüğünü inceliyor. Tunç’un kamerası, doğa ile insan arasındaki sürdürülebilir bağı sadece teknik bir veri olarak değil, yaşayan bir hafıza katmanı olarak kurguluyor. Film, ekolojik yaşamın bireysel bir tercihten öte, toplumsal bir direnç ve bellek inşası olduğunu görsel bir dille kanıtlıyor.
Mübadil Romanlar: Çok Kültürlü Bir Hafıza Fragmanı
Tunç’un bir diğer dikkat çeken üretimi olan “Mübadil Romanlar” multimedya projesi, Türkiye ve Yunanistan arasındaki nüfus mübadelesinin Roman toplumundaki izlerini sürüyor. Selanik’ten Anadolu’ya uzanan zorunlu göç deneyimini; fotoğraf, video ve ses kayıtlarını bir araya getiren hibrit bir anlatıyla sunan proje, kuşaklar arası aktarılan kolektif travmayı odağına alıyor. Proje, sadece tarihsel bir tanıklık sunmakla kalmıyor, aynı zamanda Roman toplumuna yönelik yerleşik önyargıları sarsan alternatif bir anlatı alanı inşa ediyor. Bu multimedya yaklaşımı, belgesel sanatının statik bir kayıt olmaktan çıkıp dinamik bir yüzleşme aracına dönüşebileceğini gösteriyor.
Women Storytellers ve Küresel Hikâye Anlatıcılığı
Sevde Tunç’un ABD’deki bu akademik turu, aynı zamanda temellerini attığı “Women Storytellers” adlı görsel hikâye anlatımı platformunun küresel vizyonunu temsil ediyor. Farklı coğrafyalardan kadınların, doğanın ve toplulukların hafızasını görünür kılmayı amaçlayan bu platform; belgesel film, fotoğraf ve sözlü tarihi modern bir arayüzde buluşturuyor. Tunç’un “bellek geçmişte kalan bir şey değil, bugünü şekillendiren yaşayan bir alandır” mottosuyla şekillenen üretim pratiği, platformun temel felsefesini oluşturuyor. Sanatçının Amerika’daki diğer üniversiteleri de kapsayacak olan gösterim takvimi, görsel antropoloji ve belgesel sinema alanındaki çalışmalarının uluslararası etkisini pekiştirmeye devam ediyor.
