Bizimle İletişime Geçin

Sinema

Beyoğlu Sineması ‘nda Haziran perdesi açılıyor

İstanbullu sinemaseverlerin uğrak noktası İBB Beyoğlu Sineması, İBB Kültür tarafından hazırlanan dolu dolu bir haziran programıyla yaza “merhaba” diyor!

İstanbullu sinemaseverlerin uğrak noktası İBB Beyoğlu Sineması, İBB Kültür tarafından hazırlanan dolu dolu bir haziran programıyla yaza “merhaba” diyor! “Ayın Yönetmeni: Ümit Ünal”, “Sinema Seminerleri”, “Çocuk Matinesi”, “Kadınlardan Kısalar”, “Yakın Dönem Bağımsızlar” gibi konseptler haziran ayı boyunca sinema tutkunlarını bekliyor. İstiklal Caddesi’nin simge yapılarından Beyoğlu Sineması’nın etkinlik programıyla ilgili detaylı bilgiler İBB Beyoğlu Sineması sosyal medya hesaplarında, ücretsiz biletler İstanbul Senin uygulamasında!

“Ayın Yönetmeni: Ümit Ünal” seçkisinde “Evcilik”,”9″, “Sofra Sırları” ve “Nar” filmleri gösterilirken SİYAD işbirliğiyle düzenlenen yönetmen söyleşilerinde Evrim Kaya moderatörlüğünde Ümit Ünal sinemaseverlerle buluşacak.

Haziran ayının “Çocuk Matinesi”nde “Ayı Kardeşler: Zaman Yolculuğu”, “Hadi Gidelim”, “Süper Ajan Bernard: Görev Mars” ve “Crood’lar” minik sinemaseverlerle buluşacak.

Altyazı Sinema Derneği işbirliğiyle hazırlanan “Sinema Seminerleri”nde Aslı Ildır’ın “24 Hour Party People: İsyandan Melankoliye”; Nil Kural’ın “This Is Spinal Tap: Taklitler Aslını Yaşatır”; Engin Ertan’ın “Bir Zamanlar Berlin’de” ve Şenay Aydemir’in “Yeşilçam’ın Arabesk Hali” başlıklı konuşmaları; “Altyazı Seçti” kapsamında John Carpenter imzalı “Şey”in (The Thing) gösterimi, ardından Fatma Cihan Akkartal ve Aslı Ildır’ın, Ekrem Buğra Büte moderatörlüğündeki söyleşisi gerçekleşecek.

Sinemada ve Sinematek işbirliğiyle hazırlanan “Berlinale Kısaları Türkiye Özel Gösterimi” seçkisinde “Ayı”, “Kukla” ve “Tırtıl” filmleri; BIFED işbirliğiyle hazırlanan “BIFED’den Bir Ada Esintisi”nde Andrea Culková imzalı “Grief” izleyiciyle buluşacak. Kültür A.Ş. işbirliğiyle yapılacak film gösterimlerinde Terry Gilliam’ın “12 Maymun”, Musa Ak ve Hasan Basri Özdemir’in “Bir Orkestranın İzinde” ve François Truffaut’nun “Fahrenheit 451” adlı eserleri izleyiciyle buluşacak. SİYAD işbirliğiyle “Biz Ne İzledik?” kategorisinde Murat Fıratoğlu’nun “Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri” adlı filmi gösterilirken, gösterimin ardından Yeşim Burul, Janet Barış ve Olkan Özyurt ile söyleşi gerçekleşecek.

TÜRSAV işbirliğiyle düzenlenen “Meraklısına Sinema Sohbetleri”nde “Yeşilçam’ın Son Ustalarından” üst başlığıyla Yusuf Kurçenli hakkında Yıldız Bakoğlu ile; Ali Özgentürk hakkında Rıza Kıraç ile söyleşiler gerçekleşecek; geçtiğimiz ay kaybettiğimiz Sırrı Süreyya Önder ise Şenay Aydemir’in Aydın Sayman moderatörlüğünde gerçekleştireceği “Sinemanın Sırrı’sı” başlıklı konuşmada anılacak.

SEYAP işbirliğiyle gerçekleşen “Yakın Dönem Bağımsızlar” temasında “Gitmek: Benim Marlon ve Brandom” filminin gösteriminin ardından yönetmen Hüseyin Karabey ile; “Babamın Kanatları”nın gösteriminin ardından ise yönetmen Kıvanç Sezer, Soner Alper ve Kübra Kip übraKip ile Ekrem Buğra Büte moderatörlüğünde söyleşiler gerçekleşecek.

Film Yön işbirliği ile yapılan “Uzak Olmayan Bir Geçmişten” seçkisi kapsamında “Ben İyi Biri Olmadan Önce” filminin gösterimi ve yönetmen Şerafettin Kaya ile Görkem Yeltan moderatörlüğünde söyleşi; “Karanlık Gece” filminin gösterimi ve yönetmen Özcan Alper ile Rıza Kıraç moderatörlüğünde söyleşi düzenlenecek.

Psike sinema işbirliğiyle “Sinemanın Şairleri ve Şiir Gibi Filmler” konseptinde Maggie Gylenhaal imzalı “Karanlık Kız”ın gösterimi, ardından Şehnaz Tuna ve Efe Ersoy ile Emin Önder moderatörlüğünde söyleşi; Filmkoop işbirliğiyleise “Türk Sinemasının Unutulmaz Yönetmenleri” konseptinde Yılmaz Güney imzalı “Arkadaş”ın gösterimi, ardından da Hüseyin Karabey ve Serkan Acar ile söyleşi gerçekleşecek.

Directed by Women Türkiye işbirliğiyle “Kadınlardan Kısalar”da “Kaçanlar”, “İntihar Bekçisi”, “Betty’s Burning” ve “Şile” filmleri gösterilirken “Directed by Women Türkiye Buluşmaları”nda Ceren Şahan moderatörlüğünde Gila Benezra ile “Karakterden Görünüme: Saç ve Makyaj İle Dönüşmek” başlıklı bir söyleşi gerçekleşecek.

BSB işbirliği ile yapılan “Salı Belgeselleri”nde “Mimaroğlu Remix Project”in gösterimi, ardından Bahriye Kabadayı Dal moderatörlüğünde Buse Yıldırım ile “Görüntü, Ses ve Hafızanın Yeniden İnşası”söyleşisi; “Zamanın Kıyısında Sınav” gösterimi, ardından da Hakan Aytekin moderatörlüğünde yönetmen İlkay Nişancı ile söyleşi gerçekleştirilecek.

Haftanın altı günü kapılarını açan Beyoğlu Sineması’nın tüm etkinlik programlarına İBB Beyoğlu Sineması sosyal medya hesaplarından ulaşılabilir, etkinliklerin ücretsiz biletleri ise İstanbul Senin uygulaması üzerinden temin edilebilir.

Devamını Oku

Sinema

Belgesel sinemada yaşayan hafıza: Sevde Tunç’un “Women Storytellers” vizyonu Amerika’da

Sevde Tunç, bellek ve göç temaları etrafında şekillendirdiği çalışmalarını Amerika Birleşik Devletleri’nin prestijli akademik kurumlarında izleyiciyle buluşturdu.

Belgesel yönetmeni ve fotoğrafçı Sevde Tunç, bellek ve göç temaları etrafında şekillendirdiği çalışmalarını Amerika Birleşik Devletleri’nin prestijli akademik kurumlarında izleyiciyle buluşturdu. Columbia Üniversitesi ve New York Eyaleti’ndeki Alfred State College (SUNY) ev sahipliğinde gerçekleşen “Hafızayı Görmek” başlıklı etkinlik serisi, belgesel sinemanın toplumsal hafızayı koruma işlevini derinlikli bir tartışmaya açtı. Gösterimler ve ardından düzenlenen söyleşiler, hafızanın yalnızca sözlü anlatılar üzerinden değil; görüntü, ses ve gündelik yaşamın mikro pratikleri aracılığıyla nasıl yeniden inşa edilebildiğini interdisipliner bir perspektifle ele aldı.

Ekolojik Dayanışmanın Kaydı: Bir Başka Köy

Etkinlik kapsamında paylaşılan çalışmalardan ilki olan “Bir Başka Köy”, kırsal coğrafyada filizlenen ekolojik yaşam ve kolektif dayanışma pratiklerini merkeze alıyor. Gözlemci belgesel dilinin yetkin bir örneği olan film, kadınların öncülüğünde gelişen üretim ağlarının mekânla kurulan ilişkiyi ve toplumsal belleği nasıl dönüştürdüğünü inceliyor. Tunç’un kamerası, doğa ile insan arasındaki sürdürülebilir bağı sadece teknik bir veri olarak değil, yaşayan bir hafıza katmanı olarak kurguluyor. Film, ekolojik yaşamın bireysel bir tercihten öte, toplumsal bir direnç ve bellek inşası olduğunu görsel bir dille kanıtlıyor.

Mübadil Romanlar: Çok Kültürlü Bir Hafıza Fragmanı

Tunç’un bir diğer dikkat çeken üretimi olan “Mübadil Romanlar” multimedya projesi, Türkiye ve Yunanistan arasındaki nüfus mübadelesinin Roman toplumundaki izlerini sürüyor. Selanik’ten Anadolu’ya uzanan zorunlu göç deneyimini; fotoğraf, video ve ses kayıtlarını bir araya getiren hibrit bir anlatıyla sunan proje, kuşaklar arası aktarılan kolektif travmayı odağına alıyor. Proje, sadece tarihsel bir tanıklık sunmakla kalmıyor, aynı zamanda Roman toplumuna yönelik yerleşik önyargıları sarsan alternatif bir anlatı alanı inşa ediyor. Bu multimedya yaklaşımı, belgesel sanatının statik bir kayıt olmaktan çıkıp dinamik bir yüzleşme aracına dönüşebileceğini gösteriyor.

Women Storytellers ve Küresel Hikâye Anlatıcılığı

Sevde Tunç’un ABD’deki bu akademik turu, aynı zamanda temellerini attığı “Women Storytellers” adlı görsel hikâye anlatımı platformunun küresel vizyonunu temsil ediyor. Farklı coğrafyalardan kadınların, doğanın ve toplulukların hafızasını görünür kılmayı amaçlayan bu platform; belgesel film, fotoğraf ve sözlü tarihi modern bir arayüzde buluşturuyor. Tunç’un “bellek geçmişte kalan bir şey değil, bugünü şekillendiren yaşayan bir alandır” mottosuyla şekillenen üretim pratiği, platformun temel felsefesini oluşturuyor. Sanatçının Amerika’daki diğer üniversiteleri de kapsayacak olan gösterim takvimi, görsel antropoloji ve belgesel sinema alanındaki çalışmalarının uluslararası etkisini pekiştirmeye devam ediyor.

Devamını Oku

Sinema

26 – 29 Mart’ta sporun kalbi sinemada atacak: ISFF finalist seçkisi belli oldu

İstanbul Uluslararası Spor Filmleri Festivali, ikinci yılında izleyiciyle yeniden buluşmaya hazırlanıyor.

Geçtiğimiz yıl ilk kez düzenlenerek sporun rekabetçi doğasını sinemanın anlatım gücüyle buluşturan İstanbul Uluslararası Spor Filmleri Festivali (ISFF), ikinci yılında izleyiciyle yeniden buluşmaya hazırlanıyor. Belgesel sinemacı Gökçe Kaan Demirkıran’ın öncülüğünde hayata geçirilen festival, sporu sadece skor tabelalarından ibaret görmeyen; onu toplumsal dönüşümün, bireysel kimlik inşasının ve direncin bir aracı olarak ele alan derinlikli bir vizyon sunuyor. 26–29 Mart 2026 tarihleri arasında İstanbul’un farklı kültürel mekanlarında gerçekleşecek olan festivalin en çok merak edilen bölümü olan Kurmaca Kısa Film ve Belgesel Film yarışmalarının finalistleri ise resmen açıklandı. Seçki, sporun küresel bir dil olma özelliğini farklı coğrafyalardan gelen çarpıcı hikâyelerle pekiştiriyor.

Kurmaca Kısa Filmlerde Kimlik ve Direniş Temaları

Kurmaca kısa film kategorisindeki finalistler, sporun sadece fiziksel bir rekabet alanı değil, aynı zamanda politik ve kişisel bir varoluş mücadelesi olduğunu kanıtlayan yapımlardan oluşuyor. Kanada yapımı “A Good Day Will Come”, bir güreşçinin politik baskılar altındaki sessiz çığlığını merkeze alırken; ABD’den “Breaking the Tide” Hawaii’nin dalgaları arasında kardeşlik ve korkuyla yüzleşme hikâyesi sunuyor. Filipinler’den gelen “G!”, e-spor dünyasında kuşak çatışmasını işlerken; Hollanda yapımı “Inundation” ise savaş travmasını suyla kurulan yeni bir bağ üzerinden anlatıyor. İtalya’dan katılan “JAI” ve “The Champion’s Mural” yapımları ise dostluğun sınırlarını ve Maradona mirasının gençlerin hayatındaki dönüştürücü etkisini işliyor. İngiltere yapımı “The Fight” ile boks dünyasındaki kadın varlığına, ABD yapımı “Untouchable” ile eskrim sporundaki başarı hırsına odaklanan seçki, sporun çok katmanlı anlatılarını sinemaseverlerle buluşturuyor.

Belgesel Seçkisinde Sporun Dönüştürücü ve Birleştirici Gücü

Belgesel kategorisindeki finalistler, sporun toplumsal tabuları yıkma ve bireysel sınırları genişletme gücüne dair gerçek hayat hikâyelerini perdeye taşıyor. Türkiye’den Cem Güzel’in yönettiği “Abstract”, taraftarlık kültürüne yapay zekâ penceresinden bakarak aidiyet kavramını dijital bir düzleme taşırken; ABD yapımı “Best Day Ever”, adaptif dağ bisikleti sporcularının özgürleşme mücadelesini aktarıyor. Kırgızistan’da kadın futbolu üzerinden toplumsal değişimi işleyen “Kickoff” ve Fransa’da bir ultra maraton aracılığıyla hayatını yeniden kuran Dave Pen’in hikâyesini anlatan “Run Again”, sporun iyileştirici gücünü vurguluyor. Litvanya’dan erkek egemen drift dünyasının kraliçesi Sandra’nın mücadelesi, Brezilya’dan profesyonel sörfçü Tainá’nın Olimpiyat yolculuğu ve Uruguay’dan Down sendromlu jimnastikçi Daiana’nın ilham veren hayatı, belgesel seçkisinin evrensel kapsayıcılığını ortaya koyuyor. Özellikle İtalya ve Senegal ortak yapımı “The Madmen Coach”, zihinsel rahatsızlıkları olan bireylerin futbol aracılığıyla kurdukları umut köprüsünü anlatarak sporun sosyal rehabilitasyondaki rolüne dikkat çekiyor.

Skor Tabelasının Ötesinde İnsan Hikâyeleri

ISFF 2026, finalist filmleriyle izleyiciyi sporun sadece galibiyet ve mağlubiyetten ibaret olmadığını anlamaya davet ediyor. Seçkide yer alan yapımlar; hafıza, aidiyet, dayanıklılık ve toplumsal cinsiyet rolleri gibi temalar üzerinden sporun insan ruhuyla olan derin bağını sorguluyor. Farklı dillerin ve kültürlerin sporun ortak paydasında birleştiği bu dört günlük maraton, İstanbul’un sinema takvimine dinamik bir soluk kazandırırken, spora dair yerleşik algıları da estetik bir dille dönüştürmeyi hedefliyor. Çağdaş sinema dilinin en yetkin örneklerinin yer aldığı festival, 29 Mart’taki ödül töreniyle sona erecek.

Devamını Oku

Copyright © 2022 Refleksif.com