Yaşam
Mustafa Batıbeniz’in “Sömürgecilik Sonrası İnsansıları” sergisi ARUCAD Art Space’te açıldı
Mustafa Batıbeniz’in Sömürgecilik Sonrası İnsansıları (Post-Colonial Humanoids) başlıklı yeni sergisi, Lefkoşa’nın yenilikçi sanat galerisi ARUCAD Art Space’te açıldı.
Disiplinlerarası çalışmalarıyla dikkat çeken sanatçı Mustafa Batıbeniz’in Sömürgecilik Sonrası İnsansıları (Post-Colonial Humanoids) başlıklı yeni sergisi, Lefkoşa’nın yenilikçi sanat galerisi ARUCAD Art Space’te açıldı. Kıbrıs’ın sömürgecilik sonrası hafızasından yola çıkan sergi, alternatif bir evrende yaşayan hayali insansı figürleri izleyiciyle buluşturuyor. Sinema, mimari ve modadan beslenen bu figürler, geçmişle geleceği birleştiği bir düşünsel alanda kimlik, beden ve hafıza üzerine yeni sorular açıyor. Sergi, 31 Ocak’a kadar ziyaret edilebilir.
ARUCAD Art Space, Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi’nin çağdaş sanat odaklı buluşma mekânı olarak sanat, mimarlık ve tasarım alanlarındaki etkinliklere ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Bu kapsamda açılan sergi, Mustafa Batıbeniz’in mimar, fotoğrafçı, öğretim görevlisi ve illüstratör kimliğiyle ürettiği disiplinlerarası yaklaşımı görünür kılıyor.
Sömürgecilik Sonrası İnsansıları sergisi, Kıbrıs’ın çok katmanlı hafızasından beslenen bir anlatıyla alternatif bir evrende var olan hibrit insansılar yaratıyor. Mutasyon geçirmiş bedenler, mimariyle kaynaşan formlar ve arada kalmış varoluşlarla tasarlanan bu figürler, post-insan bir geleceğin ihtimallerine işaret ediyor. Hiperreal, sürreal ve çocuksu mekânsallıkların iç içe geçtiği dünya; Freud’un tekinsiz kavramını, Turner’ın liminalite düşüncesini ve retro-fütüristik bir atmosferi bir araya getiriyor. Makine, ev ve insan arketiplerinin iç içe geçtiği bu kurguda izleyici hem nostaljik hem rahatsız edici hem de büyüleyici bir estetikle karşılaşıyor. Sergi, Kıbrıs’ın tarihsel hafızasını küresel post-modern bir mitolojiye dönüştürerek kimlik, beden ve hatırlama üzerine özgün bir bakış sunuyor.
Sömürgecilik Sonrası İnsansıları sergisi, 23 Aralık 2025 – 31 Ocak 2026 tarihleri arasında pazartesiden cumaya 09.00–18.00, cumartesi günleri ise 09.00–13.00 saatleri arasında Lefkoşa Müftü Raci Efendi Sokak’taki ARUCAD Art Space’te ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.
Dizi
Game of Thrones evreni Kadıköy’e geldi: A Knight of the Seven Kingdoms deneyim alanı açıldı
HBO Max, Game of Thrones evreninin merakla beklenen yeni halkası A Knight of the Seven Kingdoms için İstanbul’da büyüleyici bir deneyim alanı kurdu.
HBO Max, Game of Thrones evreninin merakla beklenen yeni halkası A Knight of the Seven Kingdoms için İstanbul’da büyüleyici bir deneyim alanı kurdu. 14–16 Ocak tarihlerinde Terminal Kadıköy’de ziyarete açılan alan, dizinin atmosferini 19 Ocak’taki prömiyer öncesinde bizzat deneyimlemek isteyen tüm misafirlere kapılarını açıyor.
Terminal Kadıköy’de Westeros Atmosferi
Üç gün boyunca sürecek olan bu özel etkinlik, ziyaretçileri George R. R. Martin’in kurguladığı efsanevi dünyanın derinliklerine davet ediyor. Terminal Kadıköy’de kurulan tematik alanda katılımcıları şu özel deneyimler bekliyor:
- Tematik Dekorasyonlar: Westeros hanelerine ait detaylar, karakter temsilleri ve dizi evreninden ilham alan özel dekorlar.
- Canlı Müzik: Dönem enstrümanları eşliğinde gerçekleştirilecek performanslar ile atmosferik bir müzik ziyafeti.
- Kişiye Özel Kaligrafi: Kaligrafi sanatçıları tarafından misafirlere özel olarak hazırlanan isim kartları.
- Fotoğraf Alanları: Westeros ruhunu yansıtan, dijital içerik üretimine uygun özel video ve fotoğraf köşeleri.
19 Ocak’ta HBO Max’te: Şövalye Ser Duncan ve Egg’in Hikâyesi
Game of Thrones olaylarından yaklaşık bir yüzyıl öncesini konu alan A Knight of the Seven Kingdoms, altı bölümlük ilk sezonuyla 19 Ocak’ta izleyiciyle buluşacak. Dizi, Targaryen Hanedanı’nın Demir Taht üzerindeki gücünün henüz sarsılmadığı bir dönemde, saf ama cesur şövalye Ser Duncan the Tall ile küçük silahşoru Egg’in (Aegon Targaryen) Westeros’taki maceralarını anlatıyor.
Güçlü Yapım Kadrosu ve George R. R. Martin İmzası
Dizi, evrenin yaratıcısı George R. R. Martin ve Ira Parker’ın ortak imzasını taşıyor. Yapımcı kadrosunda Sarah Bradshaw, Owen Harris ve Ryan Condal gibi isimlerin yer aldığı projenin yönetmenliğini Owen Harris ve Sarah Adina Smith üstleniyor. Son ejderhaların anılarının hala canlı olduğu bu çağda geçen hikâye, büyük kaderlerin ve tehlikeli dostlukların izini sürüyor.
Westeros’un bu destansı dönemini keşfetmek isteyenler, 16 Ocak akşamına kadar Terminal Kadıköy’deki bu benzersiz alanı ziyaret edebilirler.
Müzik
Gökhan Türkmen’den Hopa Garci Derneği’ne tam destek: NorDai’de dayanışma rüzgarı
Hopa Hendek Köyü Garci Derneği tarafından düzenlenen NorDai Yılbaşı Etkinliği, kültürel mirası ve toplumsal dayanışmayı aynı sahnede buluşturdu.
Hopa Hendek Köyü Garci Derneği tarafından düzenlenen NorDai Yılbaşı Etkinliği, kültürel mirası ve toplumsal dayanışmayı aynı sahnede buluşturdu. Yerel değerlerin modern sanatla harmanlandığı gece, katılımcılara sadece bir kutlama değil, köklü bir “el ele verme” kültürü deneyimi sundu.
Sanatçı Dostlardan Güçlü Destek
Etkinliğin en dikkat çekici anı, ünlü sanatçı Gökhan Türkmen, Fatih Abanoz ve Can Birben’in, Garci Derneği Başkanı Harun Topalyan ile aynı sahneyi paylaşması oldu. Sanat dünyasının tanınmış isimlerinin bu yerel inisiyatife verdiği destek, toplumsal dayanışmanın sürdürülebilirliği adına güçlü bir mesaj olarak kayıtlara geçti. Sahnedeki bu birliktelik, projenin sadece bir eğlence etkinliği değil, bir toplumsal farkındalık hareketi olduğunu da kanıtladı.
Ortak Hafıza ve Köy Kültürünün Yaşatılması
NorDai Yılbaşı Etkinliği, köy kültürünün modern şehir hayatı içinde kaybolmasını engellemeyi ve kolektif bilinci yeniden üretmeyi hedefliyor. Harun Topalyan’ın ailesi ve köy halkıyla birlikte yürüttüğü bu süreç, kuşaklar arası aktarımı destekleyen bir model olarak konumlanıyor. Gecede vurgulanan “kolektif hafıza” vurgusu, yerel kimliğin korunarak geleceğe taşınması açısından stratejik bir önem taşıyor.
Gelecek Hedefi: Gelenekselleşen Bir Buluşma Modeli
Garci Derneği, büyük bir başarıyla tamamlanan NorDai etkinliğini önümüzdeki yıllarda da sürdürerek geleneksel hale getirmeyi planlıyor. Yerel kültürü koruma motivasyonuyla hareket eden dernek, bu etkinlikle birlikte toplumsal bağları güçlendiren ve bölge halkını sanatla birleştiren özgün bir model oluşturmayı hedefliyor. 2026 yılına bu güçlü başlangıçla giren Garci Derneği, kültürel projeleriyle adından söz ettirmeye devam edecek.
