Bizimle İletişime Geçin

Yaşam

“Kolektifin Belleği: İBB Koleksiyonları” sergisi Artİstanbul Feshane’de açıldı

Kolektifin Belleği: İBB Koleksiyonları sergisi, 13 Aralık 2025 – 13 Aralık 2026 tarihleri arasında pazartesi hariç her gün Artİstanbul Feshane’de ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.

Artİstanbul Feshane’nin dokuzuncu sergisi olarak İBB Sanat Koleksiyonlarından özel bir seçkiyi sanatseverlerle buluşturan Kolektifin Belleği: İBB Koleksiyonları sergisi açıldı. 11 Aralık Perşembe akşamı düzenlenen özel davete İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Oktay Özel, İBB Kültür Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı T. Volkan Aslan, Lale-Cengiz Akıncı, Berna Türemen, Beral Madra ve Süleyman Saim Tekcan gibi isimler katıldı. Gecede koleksiyona katkı sunan bağışçılara sertifikaları takdim edildi. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan yüzyıllık bir sanat birikimini özel bir seçkiyle bir araya getiren sergide 187 sanatçının 627 eseri yer alıyor. Sergi, 13 Aralık 2026’ya kadar pazartesi hariç her gün 10.00–20.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.

İBB Kültür ve İBB Miras işbirliğiyle gerçekleştirilen Kolektifin Belleği: İBB Koleksiyonları sergisi, Haliç kıyısında konumlanan Artİstanbul Feshane’nin tarih ile kültürü buluşturan mekânında sanatseverlerle buluşuyor. Sergi, kurumsal arka planı 1925 yılında Şişli’deki Atatürk Evi’nde kurulması planlanan İnkılap Müzesi girişimine uzanan ve zaman içinde farklı mekânlarda yeniden şekillenerek günümüze ulaşan İBB’nin Resmemaneti eserlerinden oluşuyor. İBB’nin Atatürk Kitaplığı, Aşiyan Müzesi ve Şehir Müzesi koleksiyonlarından 316 eseri, sanat dünyasının önemli isimlerinden bağış yoluyla eklenen 311 yapıtla bir araya getiriyor.

Farklı dönemlerden ve tekniklerden oluşan geniş üretim yelpazesi, kentin hafızasının nasıl biriktiğini ve nasıl korunduğunu anlatan bir kültürel süreklilik haritası sunuyor. İzleyiciler, eserlerin hem bireysel deneyimlerde hem de toplumsal bellekte nasıl yankı bulduğunu gözlemleme imkânı elde ediyor.

İBB Sanat Koleksiyonları, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e İstanbul’un kültürel ve sanatsal modernleşme sürecine dair bütünlüklü bir panorama sunuyor. Giovanni Bellini’den Tevfik Fikret’e, Abdülmecid Efendi’den Bedri Rahmi Eyüboğlu’na uzanan geniş bir yelpazedeki sanatçılar koleksiyonda yer alıyor. Koleksiyonun yakın dönem yapıtları ise İstanbul’un ekolojik kırılganlıkları, sosyomekânsal dönüşümleri, hafıza mekânlarının kaybı ve kültürel direnç pratiklerini görünür kılarak koleksiyonu yaşayan bir düşünsel alan hâline getiriyor.

Portre alanındaki zenginliğiyle öne çıkan koleksiyon, imparatorluktan Cumhuriyet’e geçiş sürecinin toplumsal hiyerarşilerini, kültürel eğilimlerini ve temsil politikalarını yansıtan önemli örnekler sunuyor. Bağış kültürünün güçlü yeri sayesinde bütünlüklü bir yapıya kavuşan İBB Sanat Koleksiyonları, kentin kültürel kamusallığını genişleten bir kamusal arşiv niteliği taşıyor. Koleksiyoner Cengiz Akıncı danışmanlığında oluşturulan Akıncı Koleksiyonu: Kolektifin Belleği seçkisi ise bireysel birikim ile kamusal temsili buluşturarak sergide önemli bir bölüm oluşturuyor.

Kolektifin Belleği: İBB Koleksiyonları sergisi, 13 Aralık 2025 – 13 Aralık 2026 tarihleri arasında pazartesi hariç her gün Artİstanbul Feshane’de ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.

Sinema

Belgesel sinemada yaşayan hafıza: Sevde Tunç’un “Women Storytellers” vizyonu Amerika’da

Sevde Tunç, bellek ve göç temaları etrafında şekillendirdiği çalışmalarını Amerika Birleşik Devletleri’nin prestijli akademik kurumlarında izleyiciyle buluşturdu.

Belgesel yönetmeni ve fotoğrafçı Sevde Tunç, bellek ve göç temaları etrafında şekillendirdiği çalışmalarını Amerika Birleşik Devletleri’nin prestijli akademik kurumlarında izleyiciyle buluşturdu. Columbia Üniversitesi ve New York Eyaleti’ndeki Alfred State College (SUNY) ev sahipliğinde gerçekleşen “Hafızayı Görmek” başlıklı etkinlik serisi, belgesel sinemanın toplumsal hafızayı koruma işlevini derinlikli bir tartışmaya açtı. Gösterimler ve ardından düzenlenen söyleşiler, hafızanın yalnızca sözlü anlatılar üzerinden değil; görüntü, ses ve gündelik yaşamın mikro pratikleri aracılığıyla nasıl yeniden inşa edilebildiğini interdisipliner bir perspektifle ele aldı.

Ekolojik Dayanışmanın Kaydı: Bir Başka Köy

Etkinlik kapsamında paylaşılan çalışmalardan ilki olan “Bir Başka Köy”, kırsal coğrafyada filizlenen ekolojik yaşam ve kolektif dayanışma pratiklerini merkeze alıyor. Gözlemci belgesel dilinin yetkin bir örneği olan film, kadınların öncülüğünde gelişen üretim ağlarının mekânla kurulan ilişkiyi ve toplumsal belleği nasıl dönüştürdüğünü inceliyor. Tunç’un kamerası, doğa ile insan arasındaki sürdürülebilir bağı sadece teknik bir veri olarak değil, yaşayan bir hafıza katmanı olarak kurguluyor. Film, ekolojik yaşamın bireysel bir tercihten öte, toplumsal bir direnç ve bellek inşası olduğunu görsel bir dille kanıtlıyor.

Mübadil Romanlar: Çok Kültürlü Bir Hafıza Fragmanı

Tunç’un bir diğer dikkat çeken üretimi olan “Mübadil Romanlar” multimedya projesi, Türkiye ve Yunanistan arasındaki nüfus mübadelesinin Roman toplumundaki izlerini sürüyor. Selanik’ten Anadolu’ya uzanan zorunlu göç deneyimini; fotoğraf, video ve ses kayıtlarını bir araya getiren hibrit bir anlatıyla sunan proje, kuşaklar arası aktarılan kolektif travmayı odağına alıyor. Proje, sadece tarihsel bir tanıklık sunmakla kalmıyor, aynı zamanda Roman toplumuna yönelik yerleşik önyargıları sarsan alternatif bir anlatı alanı inşa ediyor. Bu multimedya yaklaşımı, belgesel sanatının statik bir kayıt olmaktan çıkıp dinamik bir yüzleşme aracına dönüşebileceğini gösteriyor.

Women Storytellers ve Küresel Hikâye Anlatıcılığı

Sevde Tunç’un ABD’deki bu akademik turu, aynı zamanda temellerini attığı “Women Storytellers” adlı görsel hikâye anlatımı platformunun küresel vizyonunu temsil ediyor. Farklı coğrafyalardan kadınların, doğanın ve toplulukların hafızasını görünür kılmayı amaçlayan bu platform; belgesel film, fotoğraf ve sözlü tarihi modern bir arayüzde buluşturuyor. Tunç’un “bellek geçmişte kalan bir şey değil, bugünü şekillendiren yaşayan bir alandır” mottosuyla şekillenen üretim pratiği, platformun temel felsefesini oluşturuyor. Sanatçının Amerika’daki diğer üniversiteleri de kapsayacak olan gösterim takvimi, görsel antropoloji ve belgesel sinema alanındaki çalışmalarının uluslararası etkisini pekiştirmeye devam ediyor.

Devamını Oku

Yaşam

Bursa’da Ramazan etkinlikleri devam ediyor

Bursa Kültür, Ramazan ayının manevi atmosferini şehrin kadim hikâyeleriyle birleştiren ücretsiz etkinliklerine hız kesmeden devam ediyor.

Bursa Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Bursa Kültür, Ramazan ayının manevi atmosferini şehrin kadim hikâyeleriyle birleştiren ücretsiz etkinliklerine hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda öne çıkan Beyza Akyüz imzalı “Mahya İpi: Bursa’nın Işık Düğümleri” anlatı serisi, mahalle kültürünün inceliklerini ve zanaatın ruhunu Bursalılarla buluşturuyor. Serinin 8 Mart 2026 Pazar günü gerçekleşecek “Bıçakçının Sesi” başlıklı üçüncü buluşması, katılımcıları bir atölyenin ritmine ortak ederek Bursa’nın üretim hafızasına doğru bir yolculuğa çıkaracak. Metalin tınısı ve çekicin ritmiyle şekillenen bu anlatıda, emeğin ahlakı ve zanaatın derinlikleri Mehmet Âkif Ersoy Kültürevi’nde saat 14.00’te yankılanacak.

Kadim Sokaklardan Süzülen İyilik Hikâyeleri

Anlatı serisinin 15 Mart 2026 Pazar günü düzenlenecek olan final bölümü “Eskicinin Defteri” ise kimsenin alkışlamadığı emekleri ve görünmeyen iyilikleri merkeze alıyor. Dört hafta boyunca ilmik ilmik çözülen tüm kültürel düğümlerin birleşeceği bu son buluşma, şehrin paylaşma ruhunu yeniden hatırlatacak. Sınırlı kontenjanla düzenlenen ve zanaatın kadim geçmişine ışık tutan bu özel seriye katılım sağlamak isteyen vatandaşların 0224 716 38 36 numaralı telefon üzerinden ön kayıt yaptırmaları büyük önem taşıyor. Bursa’nın ışık düğümlerini keşfetmek isteyenler için bu etkinlikler, şehrin saklı kalmış hafızasını canlandırmayı hedefleyen özgün birer deneyim sunuyor.

Ayna: Mevlânâ’nın İzinde Bir Manevi Dinleti

Ramazan ayının estetik ve derinliğini sahneye taşıyan bir diğer önemli organizasyon ise 11 Mart 2026 Çarşamba akşamı saat 21.00’de gerçekleşecek. “Ayna: Mevlânâ’nın İzinde” başlıklı bu özel etkinlikte, usta oyuncu Altan Erkekli etkileyici anlatımıyla Bursalıların karşısına çıkacak. Tayyare Kültür Merkezi’nin tarihi atmosferinde hayat bulacak olan bu projede, şef İhsan Özer yönetimindeki solistler İbrahim Suat Erbay ve Ahmet Yağmur Kucur, maneviyatı müzikle harmanlayan bir seçki sunacaklar. Ruhun dinginliğini ve Mevlevî düşüncesinin estetiğini hedefleyen bu performans için biletler biletinial.com üzerinden ücretsiz olarak temin edilebilecek. Bursa Kültür’ün bu bütünsel programı, hem zanaatın sesini hem de müziğin şifasını aynı takvimde buluşturuyor.

Devamını Oku

Copyright © 2022 Refleksif.com