Bizimle İletişime Geçin

Sinema

MUBI Ağustos 2025 seçkisi: Kadın Temsili, Absürd Anlatılar ve Cesur İlk Filmler

Külkedisi’nden nükleer koloniyalizme, Gürcistan’dan Anadolu’ya uzanan güçlü sinema dili bu ay MUBI’de

MUBI, Ağustos 2025 seçkisinde cesur anlatılara, özgün seslere ve toplumsal meseleleri farklı türlerde ele alan yapımlara yer veriyor. Animasyondan belgesel sinemaya, absürd komediden feminist korkuya uzanan seçki; kadın bedeni, aidiyet, doğa, göç, gençlik ve sistem eleştirisi gibi temaları işleyen filmleri bir araya getiriyor.

Öne Çıkan Filmler

📌 Çirkin Üvey Kardeş (Emilie Blichfeldt)
Klasik Külkedisi masalını bedenin sınırlarını zorlayan, sıra dışı bir korku filmine dönüştüren yapım, feminist bakış açısıyla dikkat çekiyor.

📌 Sıcak Süt (Deborah Levy uyarlaması)
Deborah Levy’nin ses getiren romanından uyarlanan film, anne-kız ilişkisi üzerinden kadın sağlığı ve bastırılmış duygulara odaklanıyor.

📌 Kıyıda (Büşra Bilginer)
Yıllar sonra bir araya gelen dört kız kardeşin geçmişle hesaplaştığı bu yapım, genç bir yönetmenden güçlü bir aile ve kadın dayanışması portresi sunuyor.

📌 Nisan / April (Dea Kulumbegashvili, 2024)
Venedik Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü kazanan film, Gürcistan’da çalışan bir kadın jinekoloğun kürtaj ve doğum kontrolü gibi konularla mücadelesini sessiz bir direniş biçiminde aktarıyor.

📌 Balkondaki Kadınlar (Noémie Merlant, 2024)
Marsilya’da bir sıcak hava dalgası sırasında kapalı kaldıkları evde gerilimi yükselen üç kadının hikayesi, korku-komediyi ataerki eleştirisiyle harmanlıyor.

📌 Evrensel Dil / Universal Language (Matthew Rankin, 2024)
Farsça konuşulan buzlu sokaklarda geçen üç parçalı absürd anlatı, göç ve iletişim temalarını şiirsel bir mizahla işliyor.

📌 Ütopya’dan Sekiz Kartpostal (Radu Jude & Christian Ferencz-Flatz, 2024)
Romanya’nın post-komünist televizyon reklamlarını hicivli bir dille analiz eden belgesel, medya ve ideolojinin kesişiminde duruyor.

📌 Neukölln’ün Örümcek Adamı (Altay Erlik, 2024)
Almanya’da sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya kalan yönetmenin, sokakta karşılaştığı maskeli bir evsizden yola çıkarak kurduğu mikro-diyaloglarla örülü belgesel.

📌 Avarya – Altın Vuruş – Lâl (Gökalp Gönen)
Gökalp Gönen’in üç kısa animasyonu, bilimkurgu ve alegorik anlatıyı birleştirerek yerli animasyon sinemasında kendine has bir çizgi yaratıyor.

📌 Yazın Sonu (Sis Gürdal, 2022)
Ergenliğe adım atan Ada’nın yaz aşkı ve aile baskısıyla yüzleşmesini konu alan kısa film, gençlik ve aidiyet temalarını işliyor.

📌 Bars (Orçun Köksal, 2023)
İstanbul Film Festivali’nden ödüllü bu ilk film, soyu tükenmiş Anadolu parsını araştıran iki zooloğun doğa ve kimlik üzerine yolculuğunu konu alıyor.

📌 Bulutun Altında / Under the Cloud (Pedro Reyes, 2022)
Kuzey Amerika’daki yerlilerin yaşadığı topraklarda yapılan nükleer faaliyetleri belgeleyen film, “nükleer koloniyalizm” kavramını gündeme taşıyor.

Sinema

Ferdi Özbeğen’in hayatı film oluyor

Türk müziğinin zarafeti, eşsiz yorumu ve neşesiyle bir döneme damgasını vuran efsane ismi Ferdi Özbeğen’in hayat hikâyesi sinemaya taşınıyor.

Türk müziğinin zarafeti, eşsiz yorumu ve neşesiyle bir döneme damgasını vuran efsane ismi Ferdi Özbeğen’in hayat hikâyesi sinemaya taşınıyor. Piyanist şantörlük ekolünün en büyük temsilcisi olan Özbeğen’in yaşamını anlatacak film, Türkiye’nin bir dönemine ayna tutmaya hazırlanıyor.

Senaryo Çalışmaları Tamamlanmak Üzere

Yapımcılığını Orchestra Content’in, yaratıcı yapımcılığını ise Mine Şengöz’ün üstlendiği projenin hazırlık süreci büyük bir titizlikle yürütülüyor. 2023 yazından bu yana senaryo üzerinde çalışan Yiğit Güralp’in kaleminden çıkan hikâye, son aşamaya geldi. Film, sanatçının müzikal dehasının yanı sıra topluma bıraktığı manevi mirası da odağına alıyor.

TEV ve Alanında Uzman İsimlerin Danışmanlığı

Vefasından önce tüm mal varlığını gençlerin eğitimine katkı sağlamak amacıyla Türk Eğitim Vakfı (TEV)’na bağışlayan Özbeğen’in hayatı, vakfın da katkılarıyla gerçeğe en yakın haliyle kurgulanıyor. Filmin danışman kadrosunda ise kültür-sanat dünyasının önemli isimleri yer alıyor:

  • Tuğrul Eryılmaz
  • Gülşen İşeri
  • Murat Özyaşar
  • Murat Meriç
  • İdris Pehlivan
  • Hilmi Özbeğen

Vizyon Tarihi: 2027

Görkemli bir prodüksiyonla hayata geçirilmesi planlanan film, izleyiciyi sadece bir sanatçının hayatına değil, Türkiye’nin en renkli ve tutkulu yıllarına da götürecek. Ferdi Özbeğen’in hem sahnedeki görkemini hem de insani derinliğini yansıtacak olan yapım, 2027 yılında sinemaseverlerle buluşacak.

Devamını Oku

Sinema

Long Play Müzik Filmleri Festivali, ilk yılında müzik ve sinemayı aynı çatıda buluşturdu

Long Play Müzik Filmleri Festivali, üç gün boyunca gösterimler, söyleşiler, atölyeler ve belgesel film yarışmasıyla müzik ve sinema tutkunlarını bir araya getirdi.

Yönetmen Gökçe Kaan Demirkıran direktörlüğünde 5–6–7 Aralık tarihlerinde Biletinial Torun Center Sinemaları’nda ilk kez düzenlenen Long Play Müzik Filmleri Festivali, üç gün boyunca gösterimler, söyleşiler, atölyeler ve belgesel film yarışmasıyla müzik ve sinema tutkunlarını bir araya getirdi. Müziğin sinema aracılığıyla yeni bir anlatıya dönüştüğü festival, yoğun ilgiyle karşılandı.

Ulusal ve uluslararası müzik temalı belgesellerden oluşan seçkisiyle festival, müziğin kültürel hafıza, kimlik ve topluluk duygusuyla kurduğu ilişkiye odaklandı. Gösterimlerin ardından düzenlenen söyleşiler, izleyiciler ile yaratıcılar arasında samimi ve canlı bir buluşma alanı yarattı.

Belgesel yarışmasında En İyi Belgesel Ödülü, jüri değerlendirmesiyle Bir Orkestranın İzinde filmine verildi. Ödülü, filmin kahramanlarından Ezel Gönül Acar’a jüri üyesi Fadik Sevin Atasoy takdim etti. Finalde yer alan yapımlar arasında Bir Orkestranın İzinde, Aşırı Kişisel Belgesel, Recife Tem Um Coração, The Rhythm of Balance, Balkancisco, Bakırköy Underground, Return of the Creeps ve Bartók Nyomában bulunuyordu. Festival Özel Ödülü ise Bakırköy Underground filmiyle Berkay Şatır’a verildi.

Festival programı söyleşiler ve özel gösterimlerle zenginleşti. Açılış, Nezih Ünen’in Anadolu’nun Kayıp Şarkıları belgeseliyle yapıldı. Neredesin Firuze’nin 20. yılına özel gerçekleştirilen, tüm biletleri tükenen gösterim büyük ilgi gördü; yönetmen Ezel Akay, film müziklerindeki alışılmadık yaklaşımı izleyicilerle paylaştı. Cem Karaca’nın Gözyaşları belgeseli de yoğun ilgiyle takip edildi; sanatçının oğlu Emrah Karaca gösterim sonrası duygularını samimiyetle aktardı.

Üçüncü gün, Fatih Akın’ın İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek belgeseli ile devam etti. Gösterim sonrası, filmde yer alan Baba Zula’nın kurucusu Murat Ertel, moderatör Murat Beşer ile yaptığı söyleşide müzikal yolculuğunun ilham kaynaklarına değindi.

Festivalin kapanışı, Damien Chazelle’in üç Oscar ödüllü filmi Whiplash ile yapıldı. Gösterim sonrası düzenlenen söyleşide, Burak Gürpınar, Gökhan Tunçişler ve Yağız İpek, Gizem Ertürk moderatörlüğünde disiplin, tutku ve sahnede sınırları zorlama üzerine ilham verici bir sohbet gerçekleştirdi. Davulun güçlü bir ifade biçimi olduğu vurgulanan bu buluşma, festivalin en akılda kalan anları arasında yer aldı.

Festival Direktörü Gökçe Kaan Demirkıran, Long Play’in çıkış fikrini müziği yalnızca dinlenen değil, düşünce ve paylaşım alanı olarak ele almak istedikleri sözleriyle anlattı. Sinemanın anlatı gücüyle müziğin birleştiğinde ortaya çıkan etkiden yola çıkan festival, müzisyenleri, yönetmenleri ve izleyicileri ortak bir zeminde buluşturarak sürdürülebilir bir alan yaratmayı hedefliyor.

Long Play Müzik Filmleri Festivali, müzik ve sinemanın kesişimindeki özgün atmosferiyle İstanbul’un kültür-sanat hayatına yeni bir soluk getirirken, önümüzdeki yıllarda bu buluşmayı büyüterek sürdürmeyi amaçlıyor.

Devamını Oku

Copyright © 2022 Refleksif.com