Bizimle İletişime Geçin

Dizi

The Woman in the Wall #inceleme – İLK BÖLÜMÜ NASIL?

BBC’nin psikolojik gerilim türündeki yeni dizisi The Woman in the Wall’un ilk iki bölümü yayınlandı.

Magdalene Çamaşırhanesi’nin gerçek hikayesini kurgu karakterlerle anlatan, BBC’nin psikolojik gerilim türündeki yeni dizisi The Woman in the Wall’un ilk iki bölümü yayınlandı.

İrlanda’nın bir kasabasında yaşanan iki cinayet sonrası yapılan soruşturmayla Lorna Brady’nin trajik geçmişini öğreniyoruz. Lorna, gençken ailesinin gönderdiği manastır ve sonrasında Magdalene Çamaşırhanesinde yaşadığı travmatik olaylar sonucu uyurgezer olmuştur. Bir sabah evinde bir cesetle uyanır, cesedin kime ait olduğu ve nasıl öldüğünü bilmiyordur. Aynı gün -daha önceden manastırda çalışmış olan- Peder Percy’nin öldürülmesi üzerine Dedektif Akande, kasabayı araştırmaya başlar ve Lorna şüpheli durumuna düşer. Dizi boyunca “flashback”lerle hem Lorna’nın unuttuğu anıları hem de olayların detaylarını öğreniyoruz.

Diziye ilham olan Magdalene Çamaşırhanesi geçmişte ailesi ve toplum tarafından dışlanmış “sorunlu” kadınların gönderildiği bir kurumdu. Kelime olarak da “magdalene”, günahkâr anlamına geliyor. Kadınlar, rahibeler tarafından işletilen bu çamaşırhanelerde zorla çalıştırılıyor ve istismara uğruyorlardı. 70 yılın sonunda İrlanda’daki bütün çamaşırhaneler 1996 itibarıyla kapatıldı. Senaryosu Joe Murtagh tarafından kaleme alınan diziyi Harry Wootliff yönetiyor, başrollerde ise Ruth Wilson, Daryl McCormack, Simon Delaney, Philippa Dunne gibi isimleri görüyoruz.

Dikkat çektiği olay bakımından çok önemli olmasının yanı sıra; çekimleri ve soğuk ortamı diziye ürpertici bir hava katıyor bu da verilmek istenen mesaja yardımcı oluyor. Henüz iki bölümü yayınlanan diziyi aralıklarla izlemek istemiyorsanız 10 Eylül 2023’te yayınlanacak final bölümünden sonra izleyebilirsiniz. Konusu hakkında daha detaylı bilgi sahibi olmak isterseniz yazının devamından ilk bölümün özetini okuyabilirsiniz. Şimdiden iyi seyirler.

SPOILER İÇERİR

Kilkunre, Batı İrlanda, 2015Lorna sabah bir tarlanın yanındaki yolda uyanır, kalkar ve kasabasına döner. Evinin kapısı açıktır, içeri girer ve bıçakla yırtılmış bir İsa tablosu duvarda asılıdır. Tabloyu duvardan alır ve evdeki kilitli bir odayı açar, içeri bakmadan tabloyu kapının yanına koyar ve hemen kapıyı kapatır. Radyoyu açar, haber sunucusu rahibelerin çocukları annelerin elinden almasıyla alakalı konuşurken Lorna fenalaşır ve evden çıkar. Çalıştığı terziye gider ve patronu ona bir zarf bırakıldığını söyler. Markete gider ve bir komşusuyla karşılaşır, komşusu Lorna için endişelendiğini söyler ve Kilkurne Manastırındaki diğer kadınlarla toplantıya çağırır, Lorna “Ne fark eder ki, o öldü.” der ve oradan ayrılır. Lorna evine gider ve mektubu açar, “Çocuğuna ne olduğunu biliyorum” yazısı ve bir telefon numarası vardır. Numaraya mesaj atar ve buluşmak için bir bara gider. Barda, buluşacağı kişiyi beklerken fenalaşır ve bayılır. Kendine geldiğinde sabah olmuştur ve evdedir, yatağından kalkar ve alt kata iner, dün kilitlediği odanın kapısının açık olduğunu fark edince korkarak içeri girer ve yerdeki cesedi görür. Ne yapacağını bilemez ve dün konuştuğu numarayı arar, cesedin yanındaki telefon çalmaya başlar. Aynı sabah Blackrock’da işlenmiş bir cinayet sebebiyle Dedektif Akande olay yerine gelir. Peder Percy kafasına bir cisimle vurularak öldürülmüştür. Dedektif etrafta dolanırken kendine ait bir fotoğraf bulur ve eskiden tanışık olduklarını anlarız. Peder’in arabası kayıptır ve yolda kaza yapmış bir şekilde polis memurları tarafından bulunur.Lorna dün karşılaştığı komşusunun evine toplantıya gitmeye karar verir, başka mektup alan olmuş mu diye diğer kadınlara sormak ister fakat hepsi normal görünüyordur. Komşusu çamaşırhane olayıyla ilgilenenler olduğunu söyler ama diğer herkes umutsuz ve ilgisizdir. Lorna ordan ayrılır. Dedektif kasabaya gelir ve manastıra gitmiş kişilerle konuşmaya başalar, çamaşırhane olayının detaylarını öğrenir, yaptığı sorgular sonucu Lorna’dan şüphelenir. Ayrıca kaza yapan arabanın karakola getirilmesini ister.Lorna kasaba merkezinde bardaki bir kadınla konuşur ve dün gece ne yaşandığını sorar; bardaki kadın, Lorna’nın bayıldığını ve bir kadının gelip onu çıkardığını söyler ama başka bir şey bilmiyordur. O sırada arkasından bir çekici ve kaza yapan araba geçer. Lorna arabayı görünce kötüleşir ve bir flashback ile Lorna’nın genç yaşta hamile kaldığını ve o arabaya bindirilerek ailesi tarafından manastıra gönderildiğini öğreniriz. Akşam olur ve Lorna uyurgezer şekilde kalkar, elinde bir baltayla karakola gider, kapı kilidini kırar ve arabayı ateşe verir. Patlamayla uykusundan uyanan Lorna hemen eve döner ve uyumamaya çalışır. Sabah terziye gider ve Dedektif Akande arkasından gelip konuşmak ister fakat Lorna cevap vermekten kaçınır, Dedektif pes eder ve oradan ayrılır. Tekrar bir flashback ile geçmişe, çamaşırhaneye gideriz, Lorna doğum yapar fakat bebeği rahibeler tarafından götürülür ve rahibelerden birinin tanıdık bir yüzü olduğunu fark ederiz, bu Lorna’nın evindeki ölen kadındır. Lorna hemen eve gider, baltayla duvarı kırmaya başlar ve kadını “duvara” gömer.

Esin Özcan / info@refleksif.com

Devamını Oku

Dizi

Boran Kuzum’dan global başarı: Netflix ABD Yapımı “Big Mistakes”te bir Türk oyuncu

Boran Kuzum, uluslararası kariyerinde bir dönüm noktası olarak nitelendirilebilecek bir başarıya imza attı.

Türk sinema ve televizyon dünyasının başarılı isimlerinden Boran Kuzum, uluslararası kariyerinde bir dönüm noktası olarak nitelendirilebilecek bir başarıya imza attı. Emmy ve Altın Küre ödüllü Dan Levy’nin yaratıcıları arasında yer aldığı ve başrolünü üstlendiği Netflix ABD yapımı “Big Mistakes” dizisinin ana kadrosuna dahil olan Kuzum, bu alanda bir ilki gerçekleştiriyor. Bir Amerikan yapımında ana kadro oyuncusu olarak yer alan ilk Türk aktör sıfatını kazanan Boran Kuzum, bu adımıyla yerel yeteneklerin küresel platformlardaki görünürlüğünü rasyonel bir başarıya dönüştürmüş durumda. Kara komedi türündeki yapım, 9 Nisan 2026 tarihinde dünya çapında izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor.

Senaryodaki Radikal Değişim ve “Yusuf” Karakterinin Doğuşu

Boran Kuzum’un projeye dahil olma süreci, modern oyunculuk endüstrisinin gereksinimlerini karşılayan profesyonel bir metodolojiyle gerçekleşti. Zoom üzerinden yapılan seçmelerde (audition) sergilediği performansla yaratıcı ekibi etkileyen oyuncu, senaryoda da önemli bir değişimin fitilini ateşledi. İlk versiyonunda Rus olarak kurgulanan karakter, Kuzum’un kadroya katılımıyla birlikte Türk bir karaktere dönüştürüldü. İsmi de bizzat oyuncunun önerisiyle “Yusuf” olarak revize edilen bu karakter, organize suç dünyasının kaotik yapısı içinde hikâyenin gidişatını belirleyen stratejik bir noktada konumlanıyor. Bu durum, nitelikli oyunculuğun senaryo yazım süreçlerini dahi etkileyebilen dönüştürücü gücünü kanıtlıyor.

Uluslararası Kadro ve Suç-Komedi Türünün Dinamikleri

“Big Mistakes”, organize suç dünyasına dahil olmak zorunda kalan iki kardeşin absürt ve sürükleyici hikâyesini merkezine alıyor. Boran Kuzum dizide; Oscar adayı Laurie Metcalf, Taylor Ortega, Jack Innanen ve Abby Quinn gibi dünyaca tanınmış isimlerle aynı seti paylaşıyor. Yaklaşık iki buçuk ay süren yoğun çekim maratonunun ardından tamamlanan dizi, suç ve komedi unsurlarını dengeli bir biçimde harmanlayarak izleyiciye alışılagelmişin dışında bir tür deneyimi vaat ediyor. Kuzum’un uluslararası arenadaki bu profesyonel varlığı, Türk oyuncular için global endüstride yeni kapıların aralanması noktasında somut bir referans teşkil ediyor.

Devamını Oku

Dizi

Star TV’nin yeni dizisi “Çirkin” sete çıktı

Çirkin dizisi, televizyon dünyasında büyük bir merakla bekleniyor.

Yapımını 25 Film’in, yapımcılığını ise sektörün deneyimli isimleri Fırat Parlak ve Koray Şahin’in üstlendiği “Çirkin” dizisi, televizyon dünyasında büyük bir merakla bekleniyor. Yönetmen koltuğunda Burcu Alptekin ve Merve Çolak’ın oturduğu proje, Star TV ekranlarında izleyiciyle buluşmaya hazırlanırken hazırlık süreci büyük bir titizlikle yürütüldü. Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen okuma provasının ardından ekip, bugün itibarıyla ilk sahneler için sete çıkarak çekim maratonuna resmi olarak başladı. Proje, hem reji ekibi hem de prodüksiyon kalitesiyle sezonun iddialı yapımları arasında gösteriliyor.

Meryem ve Kadir: Çocukluk Aşkından Sert Bir Hesaplaşmaya

Dizinin merkezinde, küçük yaşta ailesini kaybetmiş olan Meryem’in dramatik ve derinlikli hikâyesi yer alıyor. Derya Pınar Ak tarafından canlandırılan Meryem’in yolu, yıllar sonra çocukluk aşkı Kadir ile yeniden kesişiyor. Çağlar Ertuğrul’un hayat verdiği Kadir karakteriyle Meryem arasındaki bu beklenmedik karşılaşma, sadece nostaljik bir aşk hikâyesini değil, aynı zamanda geçmişin izleriyle dolu sert bir hesaplaşmayı da beraberinde getiriyor. “Çirkin”, karakterlerin içsel çatışmalarını ve toplumsal engelleri aşma çabalarını odağına alırken, izleyiciye hem duygusal hem de gerilimi yüksek bir anlatı vaat ediyor.

Yıldızlar Karması: “Çirkin” Oyuncu Kadrosunun Derinliği

“Çirkin” dizisi, sadece başrolleriyle değil, Türk sinema ve televizyonunun usta isimlerini bir araya getiren dev kadrosuyla da dikkat çekiyor. Çağlar Ertuğrul ve Derya Pınar Ak’a; Başak Gümülcinelioğlu, Olgun Toker, Baran Bölükbaşı ve Gözde Kansu gibi yetenekli isimler eşlik ediyor. Kadronun en dikkat çeken unsurlarından biri ise Nur Sürer ve Çetin Tekindor gibi duayen sanatçıların aynı projede yer alması. Cahit Gök, Sema Gültekin, Eylül Ersöz ve Özlem Kaya gibi geniş bir yardımcı oyuncu grubuna sahip olan dizi, karakter derinliği ve hikâye zenginliğiyle STAR ekranlarında kalıcı bir etki bırakmayı hedefliyor. Proje, yakında seyirciyle buluşacak.

Devamını Oku

Copyright © 2022 Refleksif.com