Bizimle İletişime Geçin

Müzik

Oya Oğuz’un ilk EP’si “Eşik” 16 Ocak’ta geliyor

Oya Oğuz, uzun süredir olgunlaştırdığı müzikal dilini ilk EP çalışması olan “Eşik” ile dinleyiciyle buluşturmaya hazırlanıyor.

Londra merkezli bağımsız sanatçı Oya Oğuz, uzun süredir olgunlaştırdığı müzikal dilini ilk EP çalışması olan “Eşik” ile dinleyiciyle buluşturmaya hazırlanıyor. 16 Ocak Cuma günü Panda Production London etiketiyle tüm dijital platformlarda yerini alacak olan çalışma, aceleye getirilmemiş, içsel bir sürecin doğal sonucu olarak dikkat çekiyor.

Konservatuvar Eğitiminden Londra Caz Sahnesine

Oya Oğuz’un müzikal kimliği, akademik bir temel ile modern bir arayışın birleşimi üzerine kurulu. Türk müziği konservatuvar eğitiminden gelen melodik bilinç, sanatçının Londra’da sürdürdüğü caz vokal eğitimiyle derinleşiyor. 16 Ocak’ta dinleyiciyle buluşacak olan “Eşik”, bu çok sesli altyapının bir ürünü olarak hem ritmik hem de ifade açısından zengin bir zemin sunuyor. Sanatçı, bu hibrit yapıyı bir tür kalıbı olarak değil, kendi özgün anlatısını genişleten bir alan olarak kullanıyor.

Üç Şarkı, Üç Farklı Durak: Eşik’in Hikâyesi

EP’de yer alan üç eser, tek bir çizgisel hikâye yerine bir yolculuğun farklı duygusal duraklarını temsil ediyor. İçe çekilme, belirsizlik anlarında durabilme cesareti ve dingin bir dayanıklılık, albümün ana temasını oluşturuyor. Anlatı gücü yüksek olan bu şarkılar, günümüzün hızlı tüketim müziğinin aksine, dinleyiciyle sakin ve dürüst bir bağ kurmayı hedefleyen zamansız bir karakter taşıyor.

Panda Production London ve Bağımsız Üretim

Tüm söz ve müzikleri Oya Oğuz’a ait olan EP, sanatçının sadece yorumcu değil, besteci ve söz yazarı kimliğini de ön plana çıkarıyor. Görsel anlatılar için müzik üretme tecrübesi, şarkıların atmosferik yapısını besleyen en önemli unsurlar arasında. Üretimlerini Londra’dan sürdüren sanatçı, Onur Özçelik ile birlikte kurduğu Panda Production London çatısı altında bağımsız projeler üretmeye devam ediyor.

“Eşik”, Oya Oğuz’un 2026 yılı boyunca devam edecek olan üretim döngüsünün ilk halkası olarak, nitelikli Türkçe müzik arayan dinleyiciler için Ocak ayının en dikkat çekici bağımsız yayınlarından biri olmaya aday.

Müzik

İstanbul AKM’de Ramazan’da caz buluşmaları: Kerem Görsev’den Terra Magica’ya dev kadro

Atatürk Kültür Merkezi (AKM), 19 Şubat – 15 Mart 2026 tarihleri arasında caz müziğinin seçkin isimlerini ağırlamaya hazırlanıyor.

İstanbul’un kültür ve sanat nabzını tutan Atatürk Kültür Merkezi (AKM), 19 Şubat – 15 Mart 2026 tarihleri arasında caz müziğinin seçkin isimlerini ağırlamaya hazırlanıyor. “Ramazan’da Caz Buluşmaları” başlığı altında gerçekleşecek olan konser dizisi; hard-bop, swing ve Latin tınılarından Anadolu’nun köklü ezgilerine kadar uzanan geniş bir repertuvar sunuyor. Cazın köklü mirasını çağdaş yorumlarla bir araya getiren bu etkinlik serisi, AKM’nin dingin atmosferinde dinleyicilere çok katmanlı bir müzikal deneyim vadediyor. Kerem Görsev’den Ferit Odman’a kadar pek çok usta sanatçıyı buluşturan program, cazın farklı renklerini Ramazan’ın ruhuna uygun bir derinlikle harmanlıyor.

Kerem Görsev Trio ile Lirik Bir Başlangıç

Konser dizisinin açılışı, 19 Şubat akşamı AKM Tiyatro Salonu’nda Türkiye caz sahnesinin en özgün piyanistlerinden Kerem Görsev ile gerçekleşiyor. Melodik derinliği ve lirik anlatımıyla tanınan Görsev, doğaçlamaya dayalı piyano diliyle dinleyicileri zamansız bir yolculuğa davet ediyor. Dünyaca ünlü filarmoni orkestralarıyla yaptığı kayıtlarla cazı senfonik bir dille buluşturan sanatçı, Kerem Görsev Trio projesiyle sahnede doğrudan ve güçlü bir bağ kuracak. Bu performans, hem sanatçının bestelerindeki ustalığı hem de icrasındaki derinliği hissetmek isteyen müzikseverler için Ramazan ayının ilk önemli durağı olacak.

Hard-Bop Estetiği ve Swing’in Altın Çağı

Şubat ayının devamında cazın klasik ve enerjik dönemleri AKM sahnesinde hayat buluyor. 21 Şubat’ta Türkiye’nin önde gelen caz davulcularından Ferit Odman liderliğindeki quintet, hard-bop estetiğini güçlü doğaçlamalarla sahneye taşıyor. Uluslararası alanda tanınan caz vokalisti Sibel Köse’nin özel konuk olarak eşlik edeceği gecede, cazın klasik ruhu çağdaş bir yaklaşımla yorumlanacak. Hemen ardından 23 Şubat’ta ise Batu Şallıel & Istanbul Swing Cats, 1950’lerin New York atmosferini nostaljik bir dille canlandıracak. Frank Sinatra’dan Billie Holiday’e uzanan efsane isimlerin repertuvarı, on kişilik özel kadronun sofistike aranjmanlarıyla yeniden yorumlanarak swing tutkunlarına unutulmaz bir gece yaşatacak.

Anadolu’dan Akdeniz’e Uzanan Müzikal Sentez

Mart ayı programı, müziğin coğrafi sınırlarını esneten ve gelenekseli modernle buluşturan projelere ev sahipliği yapıyor. 8 Mart’ta Tuluğ Tırpan ve Serkan Çağrı liderliğindeki Homeland, Dilek Türkan’ın etkileyici sesiyle Anadolu ezgilerini cazın özgür ruhuyla birleştiriyor. Aşık Veysel gibi büyük ustalardan ilham alan bu proje, virtüözite ile duygusal anlatımı aynı paydada buluşturuyor. Festivalin 15 Mart’taki görkemli kapanışını ise Erdem Sökmen, Volkan Öktem ve Eylem Pelit gibi dev isimlerden oluşan Terra Magica gerçekleştiriyor. Latin Amerika ritimlerini Akdeniz tınılarıyla harmanlayan topluluk, kolektif doğaçlama diliyle çok katmanlı bir müzikal akış sunarak “Ramazan’da Caz Buluşmaları”nı zirvede tamamlıyor.

Devamını Oku

Müzik

Ragıb Narin “İstanbul” ile ilk kez başka bir kalemin duygusuna ortak oldu

Ragıb Narin, müzikal yolculuğuna 21. teklisi olan “İstanbul” ile devam ediyor.

Türk Pop Müziği’nin son yıllardaki en üretken ve dikkat çeken isimlerinden Ragıb Narin, müzikal yolculuğuna 21. teklisi olan “İstanbul” ile devam ediyor. 2019 yılından bu yana yayımladığı eserlerle dijital platformlarda 30 milyonun üzerinde dinlenme sayısına ulaşan ve geniş bir dinleyici kitlesi edinen sanatçı, bu yeni çalışmasını Pasion Turca etiketiyle dinleyicilerine sundu. “Sevda Çiçeği”, “Narin Narin” ve “Araba” gibi hitleriyle listelerde kendine yer edinen Narin, bu kez şehrin melankolisi ve ortak hafızası üzerinden bir hikâye anlatıyor.

Söz ve Müzikte Farklı Bir İş Birliği

Kariyeri boyunca genellikle kendi söz ve besteleriyle tanınan Ragıb Narin, “İstanbul” ile uzun bir aradan sonra bir ilke imza attı. Sözü, müziği ve düzenlemesi Oğuzhan Atmaca’ya ait olan bu eser, sanatçının başka bir kalemin dünyasına dahil olduğu nadir projelerden biri olarak öne çıkıyor. Şarkının sade ama derinlikli anlatımından etkilendiğini belirten Narin, İstanbul’un herkesin hayatında en az bir kez iz bırakan, yarım kalan aşkların ve dolmayan boşlukların simgesi olduğunu ifade ediyor. Duygu yoğunluğu yüksek olan parça, zamanın geçmesine rağmen değeri eksilmeyen hikâyelere odaklanan çağdaş bir pop baladı niteliği taşıyor.

Görsel Dünya ve Teknik Prodüksiyon

Şarkının işitsel gücü, yönetmen Gökhan Özdemir tarafından çekilen video klip ile görsel bir boyuta taşındı. İstanbul’un atmosferini şarkının ruhuyla bütünleştiren klip, izleyiciye parçanın anlattığı o “eksiklik” hissini estetik bir perspektifle sunuyor. Teknik prodüksiyonun yüksek tutulduğu bu çalışma, Ragıb Narin’in son beş yılda oluşturduğu profesyonel müzikal kimliğini pekiştiren bir adım olarak değerlendiriliyor.

Sahneden Türkiye Turnesine

Geçtiğimiz dönemde CSO Ada Ankara ve Zorlu PSM gibi prestijli sahnelerde verdiği konserlerle canlı performans gücünü kanıtlayan Ragıb Narin, birikimlerini şimdi daha geniş kitlelere ulaştırmaya hazırlanıyor. Sosyal medya içerikleri ve dijital başarısıyla son yılların en çok konuşulan figürlerinden biri haline gelen sanatçı, “İstanbul” teklisinin ardından kapsamlı bir Türkiye turnesi için hazırlıklarını sürdürüyor. Sanatçının yükselen grafiği, bu yeni tekli ile birlikte pop müzik sahnesindeki kalıcılığını bir kez daha tescillemiş oldu.

Devamını Oku

Copyright © 2022 Refleksif.com