Kitap
MUBI’den yeni yayıncılık markası: MUBI Editions
MUBI’nin sinema ve güzel sanatlara adanmış yeni yayıncılık markası MUBI Editions, ilk kitabını Nisan 2025’te yayımlayacak
Özgün tasarım işbirlikleri ve ilgi çekici yayın listesiyle dikkat çeken MUBI Editions, farklı formatlarda ve türlerde eserler çıkararak sinema yayıncılığının ufkunu genişletmeyi hedefliyor. MUBI Editions’ın, Centre Pompidou’nun film koleksiyonundan seçilen 24 eser üzerinden sinema ve tipografi arasındaki ilişkiyi inceleyen ilk kitabı “Read Frame Type Film”, mubieditions.com’da ön siparişe açıldı.
2007’de kurulan ve dünya çapında 16 milyondan fazla üyesi bulunan en büyük sinemasever topluluğu olan MUBI, yayıncılık alanına 2016 yılında sinema kültüründeki heyecan verici konuları keşfe çıkan çevrimiçi yayın organı Notebook ile adım atmıştı. 2021 yılında ise Notebook, iki yılda bir yayımlanan ve küresel çapta dağıtılan basılı bir dergiye dönüşmüştü.
Sinema kültürünü destekleme hedefiyle yayıncılık alanındaki çalışmalarını da genişleten MUBI, şimdi de sinemanın ve sanatın zenginliğine ayna tutmaya adanmış yeni markası MUBI Editions’ı hayata geçiriyor. Yayın hayatına 2025 yılında başlayacak olan MUBI Editions, ilk yılında 2-3 kitap yayımlamayı planlıyor. Kitaplarıyla sinemayı ve sanatı seven, küresel bir izleyici ve okuyucu kitlesi oluşturmayı amaçlayan MUBI Editions’ın yayınları dört ana seriye odaklanacak. Projections serisi sinema kültürü ve tarihine dair derinlemesine keşifler sunacak; Auteurs serisi, ünlü sanatçılar ve yönetmenlerin sanatını ve benzersiz işbirliklerini mercek altına alacak; Internegatives serisi, nadir bulunan, basımı tükenmiş veya yeniden çevirilen eserleri gün yüzüne çıkaracak; Lights! serisi ise MUBI’nin üretimlerini ve yayınlarını daha yakından inceleyecek. MUBI Editions, MUBI’nin ikonik logosundan ilham alarak tasarlanan, kitap sırtlarını simgeleyen yedi çizgiden oluşan ve aynı zamanda erken dönem bir animasyon cihazı olan zoetropu andıran özgün bir görsel kimlikle piyasaya çıkacak.
Kitap
Tijen Mergen’den yeni kitap: Yedi Kere Düş Sekiz Kere Kalk
Tijen Mergen, yeni kitabı “Yedi Kere Düş, Sekiz Kere Kalk” ile okurlarıyla buluşuyor.
Modern hayatın en belirgin özelliği olan hızlı değişim, bireyleri hem profesyonel hem de kişisel yaşamda sürekli bir mücadele içinde tutuyor. Pes etmeden yola devam etmenin ve her zorluğu bir deneyime dönüştürmenin önemini vurgulayan Tijen Mergen, yeni kitabı “Yedi Kere Düş, Sekiz Kere Kalk” ile okurlarıyla buluşuyor. Ceres Yayınları etiketiyle raflardaki yerini alan eser, bir başarı öyküsünden ziyade, yeniden ayağa kalkma süreçlerini merkeze alan bir rehber niteliği taşıyor.
Başarının Yeni Tanımı: Kırılma Anlarını Yönetmek
Günümüz dünyasında başarı, yalnızca varılan hedefle değil, o hedefe giden yolda karşılaşılan krizlerin nasıl yönetildiğiyle ölçülüyor. Tijen Mergen, eserinde başarının bu yeni tanımına odaklanarak, değişen koşullarda bireylerin kendilerini nasıl yeniden konumlandırabileceğini sorguluyor. Kitap, dışarıdan verilen bir öğütler silsilesi yerine; hayatın içinde bizzat sınanmış, düşmüş ve her seferinde kendini inşa etmiş bir yazarın “yol arkadaşlığını” sunuyor.
Bilimsel Temellerle Desteklenen Bir Anlatı
“Yedi Kere Düş, Sekiz Kere Kalk”, sadece yazarın kişisel anılarından ibaret değil. Eser, anlatılan deneyimleri Harvard Üniversitesi’nin 80 yılı aşkın süredir devam eden mutluluk araştırmaları ve Martin Seligman’ın Pozitif Psikoloji kuramlarıyla destekleyerek teorik bir derinlik kazandırıyor. Kitapta yer alan “Derdinizi paylaşabileceğiniz beş dostunuz varsa, mutlu olmaya yüzde 60 daha yakınsınız” gibi veriler, modern insanın sosyal ilişkilerine yeni bir perspektif kazandırıyor.
Sosyal Medya İllüzyonuna Karşı Pratik Çözümler
Modern yaşamın yarattığı en büyük tuzaklardan biri olan sosyal medya illüzyonuna karşı durmayı öneren Mergen, okuru konfor alanından çıkararak kendi hayatının direksiyonuna geçmeye davet ediyor. Kitapta sunulan “Yaşam Çarkı” gibi pratik çözüm önerileri, belirsizlik çağında durup nefes almak ve içsel gücü keşfetmek isteyen her yaştan okur için somut bir yol haritası çiziyor.
Harekete geçmenin enerjiyi artıracağına inanan yazar, bu kitabıyla biyolojik yaştan bağımsız olarak her yaşın potansiyelini keşfetmeye çağırıyor.
Kitap
Deniz Saydam’ın ilk romanı “Ruhu Geride Kalanlar” raflarda: Bir iyileşme hikâyesi
Librum Kitap etiketiyle tüm kitapçılarda yerini alan “Ruhu Geride Kalanlar”, özellikle psikolojik derinliği olan anlatılardan hoşlanan edebiyatseverler için güçlü bir alternatif sunuyor.
Gündelik hayatın hızı içinde yürünmesi gereken yolları yürüyor, yetişilmesi gereken yerlere telaşla yetişiyoruz. Ancak bu koşturmaca sırasında, en yakınımızdakilerin iç dünyasındaki sessiz çöküşleri, yani “Ruhu Geride Kalanlar”ı fark etmek her zaman mümkün olmuyor. Yazar Deniz Saydam, Librum Kitap tarafından yayımlanan ilk romanı ile okuru bu çarpıcı gerçekle yüzleştiriyor.
Bir Abla-Kardeş Günlüğü: Defne ve Seniha’nın Dünyası
Roman, merkezine iki kız kardeşin dramatik ve bir o kadar umut dolu hikâyesini alıyor. Bir yanda adliye koridorlarından hastane odalarına koşan Defne’nin bitmek bilmeyen telaşı, diğer yanda ise bulimia hastalığının gölgesinde ruhsal ve fiziksel bir çöküş yaşayan ablası Seniha yer alıyor. Sararmış bir zarftan dökülen günlükler, bu iki kadının geçmişini, bugünün kurgusuyla sarsıcı bir biçimde birleştiriyor.
“Kendi Hikâyemizi Bilirsek, Kendimizi de Severiz”
Deniz Saydam, karakterlerinin iyileşme yolculuğunu “Kendi hikâyemizi bilirsek, kendimizi de severiz” mottosu üzerine inşa ediyor. Kitap, sadece bir aile dramı değil; aynı zamanda bireyin kendi yaralarıyla barışma ve öz şefkat kazanma sürecini de derinlemesine işliyor. Aile bağları, kardeşlik dinamikleri ve toplumsal baskıların birey üzerindeki etkileri, nitelikli bir edebiyat diliyle ele alınıyor.
Türk Edebiyatında Yeni Bir Soluk
Librum Kitap etiketiyle tüm kitapçılarda yerini alan “Ruhu Geride Kalanlar”, özellikle psikolojik derinliği olan anlatılardan hoşlanan edebiyatseverler için güçlü bir alternatif sunuyor. Deniz Saydam, bu ilk romanıyla en yakınlarımızın bile farkında olmadığımız içsel savaşlarını görünür kılarak, günümüz edebiyat sahnesine etkileyici bir giriş yapıyor.
