Bizimle İletişime Geçin

Sahne Sanatları

Psikoloji ve mizah sahnede: Freud’un İnsanları #inceleme

Freud’un insan doğasına dair keskin gözlemlerinin sahneye taşındığı “Freud’un İnsanları” adlı tiyatro oyunu, izleyicileri hem güldürdü hem düşündürdü.

İstanbul’un kalbinde, Freud’un insan doğasına dair keskin gözlemlerinin sahneye taşındığı “Freud’un İnsanları” adlı tiyatro oyunu, izleyicileri hem güldürdü hem düşündürdü. Psikoseksüel gelişim teorisi etrafında örülen bu eser, Freud’un teorilerini modern ilişkiler ve günlük yaşamın karmaşası ile harmanlayarak sunuyor.

Oyun, Freud’un “bir insanı unutabilirsin, bir insanın sana neler yaptığını da unutabilirsin, ama o insanın sana ne hissettirdiğini asla unutamazsın”ve “İnsan ölmek için yaşar” gibi ünlü sözlerini temel alıyor. Her skeç, bu derin mesajları komedi unsurlarıyla zenginleştirerek seyirciye aktarıyor. Oyuncuların enerjisi ve sahne performansları, izleyicileri adeta bir psikolojik yolculuğa çıkarıyor.

“Freud’un İnsanları”, tiyatro ve psikolojiyi bir araya getirerek, izleyicilere kendilerini ve çevrelerindeki insanları daha iyi anlama fırsatı sunuyor. Oyunun sonunda, seyirciler hem gülmüş hem de üzerinde düşünülecek pek çok konu ile baş başa bırakılıyor.

Tabii ki, “Freud’un İnsanları” tiyatro oyununun başarısında emeği geçen yetenekli kadro ve yönetim ekibini de unutmamak gerekir. Oyunun başrollerinde, Tuğçe Kumral ve Onur Büyüktopçu yer alıyor. Sahne arkasında ise oyunun metin yazarlığını üstlenen Barbaros Uzunöner, yönetmen koltuğunda ise Volkan Dinç oturuyor. Dekor tasarımından hareket düzenine, her detayın üzerinde titizlikle durulmuş.

Bu yaratıcı ekip, Freud’un karmaşık teorilerini seyirciye ulaştırmak için mizahı ve dramı ustaca kullanıyor Oyunun prodüksiyonunda Ali Temiz ve Batuhan Müminoğlu gibi isimler görev alıyor. Her biri alanında uzman bu ekip üyeleri, “Freud’un İnsanları”nı sadece bir tiyatro oyunu olmaktan çıkarıp, izleyiciler için düşündürücü ve eğlenceli bir deneyime dönüştürmeyi başarıyorlar.

Yağmuz Naz Karakaya / info@refleksif.com

Devamını Oku

Müzik

İstanbul AKM’de Ramazan’da caz buluşmaları: Kerem Görsev’den Terra Magica’ya dev kadro

Atatürk Kültür Merkezi (AKM), 19 Şubat – 15 Mart 2026 tarihleri arasında caz müziğinin seçkin isimlerini ağırlamaya hazırlanıyor.

İstanbul’un kültür ve sanat nabzını tutan Atatürk Kültür Merkezi (AKM), 19 Şubat – 15 Mart 2026 tarihleri arasında caz müziğinin seçkin isimlerini ağırlamaya hazırlanıyor. “Ramazan’da Caz Buluşmaları” başlığı altında gerçekleşecek olan konser dizisi; hard-bop, swing ve Latin tınılarından Anadolu’nun köklü ezgilerine kadar uzanan geniş bir repertuvar sunuyor. Cazın köklü mirasını çağdaş yorumlarla bir araya getiren bu etkinlik serisi, AKM’nin dingin atmosferinde dinleyicilere çok katmanlı bir müzikal deneyim vadediyor. Kerem Görsev’den Ferit Odman’a kadar pek çok usta sanatçıyı buluşturan program, cazın farklı renklerini Ramazan’ın ruhuna uygun bir derinlikle harmanlıyor.

Kerem Görsev Trio ile Lirik Bir Başlangıç

Konser dizisinin açılışı, 19 Şubat akşamı AKM Tiyatro Salonu’nda Türkiye caz sahnesinin en özgün piyanistlerinden Kerem Görsev ile gerçekleşiyor. Melodik derinliği ve lirik anlatımıyla tanınan Görsev, doğaçlamaya dayalı piyano diliyle dinleyicileri zamansız bir yolculuğa davet ediyor. Dünyaca ünlü filarmoni orkestralarıyla yaptığı kayıtlarla cazı senfonik bir dille buluşturan sanatçı, Kerem Görsev Trio projesiyle sahnede doğrudan ve güçlü bir bağ kuracak. Bu performans, hem sanatçının bestelerindeki ustalığı hem de icrasındaki derinliği hissetmek isteyen müzikseverler için Ramazan ayının ilk önemli durağı olacak.

Hard-Bop Estetiği ve Swing’in Altın Çağı

Şubat ayının devamında cazın klasik ve enerjik dönemleri AKM sahnesinde hayat buluyor. 21 Şubat’ta Türkiye’nin önde gelen caz davulcularından Ferit Odman liderliğindeki quintet, hard-bop estetiğini güçlü doğaçlamalarla sahneye taşıyor. Uluslararası alanda tanınan caz vokalisti Sibel Köse’nin özel konuk olarak eşlik edeceği gecede, cazın klasik ruhu çağdaş bir yaklaşımla yorumlanacak. Hemen ardından 23 Şubat’ta ise Batu Şallıel & Istanbul Swing Cats, 1950’lerin New York atmosferini nostaljik bir dille canlandıracak. Frank Sinatra’dan Billie Holiday’e uzanan efsane isimlerin repertuvarı, on kişilik özel kadronun sofistike aranjmanlarıyla yeniden yorumlanarak swing tutkunlarına unutulmaz bir gece yaşatacak.

Anadolu’dan Akdeniz’e Uzanan Müzikal Sentez

Mart ayı programı, müziğin coğrafi sınırlarını esneten ve gelenekseli modernle buluşturan projelere ev sahipliği yapıyor. 8 Mart’ta Tuluğ Tırpan ve Serkan Çağrı liderliğindeki Homeland, Dilek Türkan’ın etkileyici sesiyle Anadolu ezgilerini cazın özgür ruhuyla birleştiriyor. Aşık Veysel gibi büyük ustalardan ilham alan bu proje, virtüözite ile duygusal anlatımı aynı paydada buluşturuyor. Festivalin 15 Mart’taki görkemli kapanışını ise Erdem Sökmen, Volkan Öktem ve Eylem Pelit gibi dev isimlerden oluşan Terra Magica gerçekleştiriyor. Latin Amerika ritimlerini Akdeniz tınılarıyla harmanlayan topluluk, kolektif doğaçlama diliyle çok katmanlı bir müzikal akış sunarak “Ramazan’da Caz Buluşmaları”nı zirvede tamamlıyor.

Devamını Oku

Müzik

Arter Yeni ve En Yeni Müzik Festivali 2026: Deneysel seslerin buluşması

Arter’in 2020 yılında İstanbul sanat takvimine kazandırdığı Yeni ve En Yeni Müzik Festivali, 19-22 Şubat 2026 tarihlerinde yedinci edisyonuyla izleyici karşısına çıkıyor.

Arter’in 2020 yılında İstanbul sanat takvimine kazandırdığı Yeni ve En Yeni Müzik Festivali, 19-22 Şubat 2026 tarihlerinde yedinci edisyonuyla izleyici karşısına çıkıyor. Matthias Osterwold’un sanat yönetmenliğinde gerçekleşecek olan festival, Türkiye’den ve dünyadan müzisyenlerin yenilikçi performanslarını, solo üretimlerini ve kolektif doğaçlamalarını Arter’in disiplinlerarası atmosferinde bir araya getiriyor. Deneysel müzik ve kavramsal sanat dünyasının önde gelen figürlerinden olan Osterwold, MaerzMusik ve Ruhrtriennale gibi köklü uluslararası organizasyonlardaki deneyimini Arter’e taşıyarak “Yeni Müzik” kavramını mekan ve görsellikle bütünleşen bir içerik olarak kurguluyor. Bu yaklaşım, festivalin her yıl İstanbul’da dikkat çekici ve provokatif bir sanat platformu olarak kalmasını sağlıyor.

Açılıştan Kapanışa Uluslararası Prömiyerler

Festivalin açılışı, Erwan Keravec tarafından kurulan ve yönetilen Bretonyalı gayda topluluğu Sonneurs ile geleneksel tulum sanatçısı Aycan Yeter’in ortak performansıyla gerçekleştirilecek. Bu Türkiye prömiyeri, geleneksel nefesli çalgıların modern tınılarla nasıl bir diyalog kurabileceğini gösteren etkileyici bir başlangıç vaat ediyor. Programın devamında ise Viyana’nın genç ve dinamik topluluklarından Black Page Orchestra sahne alacak. İstanbul’daki ilk konserlerini verecek olan bu grup, Zeynep Gedizlioğlu ve Çağdaş Onaran gibi bestecilerin eserlerini de içeren yenilikçi seçkisiyle festivalin finalini gerçekleştirecek.

Kolektif İş Birlikleri ve İnteraktif Teknolojiler

Bu edisyonda besteciler Cenk Ergün ve Fulya Uçanok, “Yerleşik Besteci” rolünü üstlenerek Hezarfen Topluluğu ve Montreal merkezli Bozzini Yaylı Dörtlüsü gibi ekiplerle derinlikli iş birliklerine imza atıyorlar. Sahne performanslarında dijital teknolojinin sınırlarını zorlayan RAW ikilisi, Selçuk Artut ve Alp Tuğan’dan oluşan kadrosuyla görsel ve işitsel unsurların eş zamanlı üretildiği interaktif eserler sunacak. Şevket Akıncı ve Ömer Sarıgedik gibi isimlerin de katkı sağladığı bu deneysel süreç, müziğin teknolojiyle olan güncel ilişkisini Arter’in farklı mekanlarına taşıyor. Festival biletleri Arter’in giriş katındaki gişeden ya da dijital platformlar üzerinden temin edilebilir.

Devamını Oku

Copyright © 2022 Refleksif.com