Müzik
Sena Şahin “Yaralı”nın yeni versiyonu ile listelerde
Sena Şahin, daha önce GTR Müzik etiketiyle yayımladığı ve diskografisinin en dikkat çekici eserlerinden biri olan “Yaralı”yı, bu kez akustik bir formla müzikseverlerin beğenisine sundu.
Genç sanatçı Sena Şahin, daha önce GTR Müzik etiketiyle yayımladığı ve diskografisinin en dikkat çekici eserlerinden biri olan “Yaralı”yı, bu kez akustik bir formla müzikseverlerin beğenisine sundu. 13 Mart 2026 tarihinde dijital müzik platformlarında yayına açılan “Yaralı (Akustik)”, orijinal versiyonun barındırdığı pop-arabesk dokusunu korurken, enstrümantal yoğunluğu sadeleştirerek vokal performansını merkezine alıyor. Sözü ve müziği tamamen Şahin’in imzasını taşıyan eser, ayrılık sonrası yaşanan içsel hesaplaşmaları ve kırılgan duyguları, sanatçının bugüne kadarki en etnik dokulu çalışması olarak tescilliyor.
Yalınlık ve Duygu Odaklı Bir Prodüksiyon
Şarkının akustik versiyonunda, profesyonel müzik üretiminin temel prensiplerinden biri olan “az aslında çoktur” yaklaşımı benimsenerek yalınlık ön planda tutuldu. Minimalist bir düzenleme tercihiyle kurgulanan çalışmada, Sena Şahin’in güçlü vokal tekniği ve kaleme aldığı derinlikli sözler, dinleyiciye daha doğrudan ve berrak bir şekilde ulaşıyor. Gitar eşliğinde Umur Erdem’in sunduğu performans, parçanın hüzünlü atmosferini teknik bir hassasiyetle tamamlarken, eserin duygusal yükünü dengeli bir enstrümantal eşlikçiyle destekliyor. Bu sadeleşme, eserin barındırdığı samimi anlatımı daha görünür kılarak projenin sanatsal rasyonalitesini güçlendiriyor.
DeneyEvi’nden Ekranlara: Görsel ve İşitsel Kayıt Süreci
“Yaralı (Akustik)”in profesyonel yolculuğu, ilk olarak GTR Müzik yapımcılığında gerçekleştirilen “Tek Buz” programındaki canlı performans ile başladı. Programda gördüğü yoğun ilginin ardından dijital platformlar için resmileştirilen projenin video performansı, yönetmen Gökhan Fırat imzasıyla hayat buldu. Çekimleri, akustik tınıların doğal yapısına uygun bir akustik mimariye sahip olan DeneyEvi’nde gerçekleştirilen video, şarkının barındırdığı doğal ruhu sinematografik bir dille izleyiciye yansıtıyor. Sena Şahin’in bu yeni adımı, müzikal anlatımını sadece işitsel bir ürün olarak değil, aynı zamanda performans odaklı bir deneyim olarak sunduğunun önemli bir göstergesi niteliği taşıyor.
Müzik
Cansu: Bazen insan tam da kaybolduğu anlarda yönünü yeniden buluyor #röportaj
Cansu’yla “Pusula”nın “Pastel Melankoli” sonrası geldiği yeri, şarkının merkezindeki ikilemi, kaybolma ve yönünü yeniden bulma hâlini ve müziğinde kurduğu görsel dünyayı konuştuk.
7 şarkılık konsept albümü “Pastel Melankoli” ile kendi anlatı dünyasını kuran Cansu, yeni teklisi “Pusula” ile aşkın içindeki ihtimallere ve karar vermenin kolay olmadığı anlara odaklanıyor. Sözü ve müziği sanatçıya ait olan şarkı, yeniden bir şans vermekle vazgeçebilme cesareti arasında kalan bir kalbin hikâyesini anlatıyor. Cansu’yla “Pusula”nın “Pastel Melankoli” sonrası geldiği yeri, şarkının merkezindeki ikilemi, kaybolma ve yönünü yeniden bulma hâlini ve müziğinde kurduğu görsel dünyayı konuştuk.
“Pastel Melankoli”de kırılganlık, kabullenme ve kendini seçme hâli vardı. “Pusula” bu yolculuğun ardından nasıl bir yerden çıktı?
Pastel Melankoli konsept bir albümdü ve dediğiniz gibi içinde farklı duygular barındıran, akışında ilerleyen ve ayrılık sonrası kendini seçme hâliyle sonuçlanan bir hikâyeydi. “Pusula”yı biraz daha farklı bir duyguyla yazmış olsam da, aslında yine benzer duygular taşıyan bir şarkı oldu. Aşkın içindeki ihtimallere değindiğim; yeniden bir şans vermekle, o aşktan vazgeçebilme cesaretini aynı anda hissettiren bir şarkı.
“Pusula”da bitmiş bir aşkı geride bırakmakla ona yeniden şans vermek arasında kalan bir duygu var. Bu şarkıyı yazarken siz o duygunun daha çok hangi tarafındaydınız?
Sanırım tam ortasındaydım. İnsanın her şeyden önce kendiyle mutlu olabilmesi gerektiğine inanıyorum. O zaman yeniden denemeyi de, vazgeçebilmeyi de daha korkusuzca sorgulayabiliyorsun. Tabii burada sağlıksız bir ilişkiden bahsetmiyorum. Aksine, iki tarafın da birbirini sevdiği ama hayatın getirdiği başka zorluklar nedeniyle karar vermenin kolay olmadığı bir durumdan bahsediyorum. “Pusula” da tam olarak bu ikilemi anlatıyor.

Şarkının adı “Pusula” ama anlattığı yerde biraz kaybolmak da var. Sizce insan bazen yolunu bulmak için önce kaybolmak zorunda mı kalıyor?
Kaybolmanın da yolun bir parçası olduğuna inanıyorum. Öyle ya da böyle, her insanın ilişkilerinde daha önce hiç karşılaşmadığı sorularla yüzleştiği dönemler olabiliyor. Bence insanın dönüşebilmesi ve kendini daha iyi tanıyabilmesi de büyümenin en önemli parçalarından biri. Bazen doğru olduğuna inandığınız ya da sizi çıkmazda hissettiren bir duygu, zamanla hiç beklemediğiniz kapılar ve mucizeler açabiliyor. O yüzden ben kaybolmayı her zaman kötü bir şey olarak görmüyorum; bazen insan tam da o anlarda yönünü yeniden buluyor.
“Pastel Melankoli”de her şarkıyı ayrı bir oda gibi düşündüğünüzü söylemiştiniz. “Pusula” o evin içinde olsaydı, nasıl bir yerde dururdu?
Boşver Sevme Beni ile Gözyaşı Bulutu arasında olurdu sanırım. Çünkü “Boşver Sevme Beni”, vazgeçebilme cesaretini; “Gözyaşı Bulutu” ise o duygunun ardından gelen kabullenişi ve iyileşmeyi anlatıyor. “Pusula” ise tam ikisinin arasında duran bir şarkı.
Söz, beste ve görsel dünya tarafında kendi hikâyenizi kendiniz kuruyorsunuz. Bir şarkı yazarken onun görüntüsü, rengi ya da sahnesi de sizinle birlikte mi geliyor?
Bu değişebiliyor. Bazen yazarken o duyguyu hayal edip her şeyi ona göre şekillendiriyorum, bazen de şarkı tamamlandıktan sonra görüntüsü, rengi ve atmosferi kendiliğinden canlanıyor gözümde. Bence görsel dünya da hikâyenin önemli bir parçası. O atmosferi oluşturduğumda, dinleyenlerimin şarkıyla ve anlattığım hikâyeyle daha güçlü bir bağ kurabildiğini hissediyorum.
Müzik
Bahadır Tatlıöz ve Deeperise’tan yazın afro house bombası
Bahadır Tatlıöz, elektronik ve house müziğin küresel çaptaki başarılı prodüktörlerinden Deeperise ile güçlerini birleştirdi.
Türk pop müziğinin en üretken ve özgün şarkı yazarlarından Bahadır Tatlıöz, elektronik ve house müziğin küresel çaptaki başarılı prodüktörlerinden Deeperise ile güçlerini birleştirdi. Müzikseverlerin merakla beklediği bu heyecan verici iş birliğinin ürünü olan yepyeni single “Kerime”, Sony Music Türkiye etiketiyle dinleyicilerle buluştu.
Sıcak Melodiler ve Modern Afro House Ritimleri
İki usta sanatçının ortak vizyonu ve ortak fikriyle şekillenen “Kerime”, son dönemin en popüler müzik akımlarından Afro House altyapısı üzerine inşa ediliyor. Söz ve müziği tamamen Bahadır Tatlıöz’ün imzasını taşıyan eserin modern sound yapısı, düzenleme (aranje), mix ve mastering koltuğunda ise Deeperise’ın profesyonel dokunuşları yer alıyor. Akıcı ritmi ve kulaklarda hemen yer eden sıcak melodileriyle şarkı, yaz mevsiminin yüksek enerjisini doğrudan dinleyiciye aşılıyor.
Hem Dans Ettiren Hem de Duygusunu Geçiren Özel Bir Atmosfer
Bahadır Tatlıöz’ün samimi vokal tarzı ve hikaye anlatımındaki ustalığı, Deeperise’ın dinamik ve özgün prodüksiyon yaklaşımıyla kusursuz bir uyum yakalıyor. Ortaya çıkan bu sinerji, ritmiyle kitleleri dans ettirirken bir yandan da hissettirdiği duygusal derinlikle dinleyiciyi içine çeken sıcacık bir atmosfer yaratıyor.
