Müzik
Bertuğ Cemil ve Birsen Tezer’den akustik bir köprü: Yağmur
Bertuğ Cemil, kariyerinin kilometre taşlarını modern ve yalın bir estetikle yeniden yorumladığı “Akustik Öyküler” EP’sinin en kritik halkasını dinleyiciyle buluşturdu.
Türk rock müziğinin hafızasında yer eden isimlerden Bertuğ Cemil, kariyerinin kilometre taşlarını modern ve yalın bir estetikle yeniden yorumladığı “Akustik Öyküler” EP’sinin en kritik halkasını dinleyiciyle buluşturdu. 2006 yılında yayımlandığında büyük ses getiren ve türün klasikleri arasına giren “Yağmur”, sanatçının yeni vizyonuyla 13 Mart 2026 tarihinde dijital platformlardaki yerini aldı. Sanatçı, şarkıların öz ruhuna sadık kalarak kurguladığı bu EP çalışmasında, geçmişin melodik gücünü bugünün minimal prodüksiyon anlayışıyla birleştirerek diskografisinde rasyonel bir köprü inşa ediyor.
Berlin ve İstanbul Arasında Müzikal Mühendislik
“Yağmur”un bu yeni versiyonu, iki farklı şehir arasında kurulan titiz bir müzikal köprünün ürünü olarak dikkat çekiyor. Birsen Tezer’in karakteristik ve güçlü vokal performansının kayıtları İstanbul’da gerçekleştirilirken, projenin mutfağını oluşturan tüm enstrümantal kayıtlar ve düzenleme süreçleri Bertuğ Cemil tarafından Berlin’deki Omaudio Stüdyosu’nda tamamlandı. Söz, müzik ve düzenlemenin tamamen Bertuğ Cemil’e ait olması, projenin bütünsel bir sanatçı vizyonuyla şekillendiğini kanıtlıyor. Şarkıyla eş zamanlı olarak yayımlanan ve yönetmenliğini Serkan Sert’in üstlendiği performans klibi ise işitsel atmosferi görsel bir yalınlıkla taçlandırıyor.
Akustik Öyküler: Yeni Bir Dönem Öncesi Stratejik Durak
Pasaj Müzik etiketiyle yayımlanan “Akustik Öyküler” EP’si, sadece bir yeniden yorum projesi değil; aynı zamanda sanatçının yıl içinde yayımlayacağı yeni “elektrik” şarkılar için kurgulanmış güçlü bir geçiş durağı niteliği taşıyor. EP içerisinde Birsen Tezer ile yapılan “Yağmur” düetinin yanı sıra; Su Soley (Kaygı), Gökçe (Ben Hiç Sevemem), Çisil Egeli (Gel Bana) ve Begüm Yiğit (Yandım Yandım Yandım) gibi isimlerle yapılan nitelikli iş birlikleri yer alıyor. Bertuğ Cemil’in bu projesi, popüler kültürün hızlı tüketim döngüsünde nitelikli müzikal üretimin nasıl sürdürülebilir kılınabileceğine dair başarılı bir model sunuyor.
Müzik
Emre Fel’den romantik ve muzip bir dönüş
Emre Fel, dinleyicilerini zamansız bir müzikal yolculuğa çıkardığı yepyeni teklisi “Avare”yi müzikseverlerin beğenisine sundu.
Müzik dünyasında “Yeni Anadolu” kimliğiyle sağlam bir yer edinen ve kendine has tarzıyla dikkat çeken Emre Fel, dinleyicilerini zamansız bir müzikal yolculuğa çıkardığı yepyeni teklisi “Avare”yi müzikseverlerin beğenisine sundu.
Tüm Üretim Sürecinde Tek Başına
Aşkına ulaşmaya çalışan derbeder bir gencin hikayesini hem romantik hem de hafif muzip bir dille anlatan “Avare”, üretim sürecindeki bağımsız yapısıyla da öne çıkıyor. Şarkının sözü, müziği, kaydı, düzenlemesi, mix ve mastering aşamalarının tamamı bizzat Emre Fel’in kendi imzasını taşıyor. Sanatçının çok yönlü müzikal yeteneğini gözler önüne seren bu eser, “Yeni Anadolu” akımının en güçlü çalışmalarından biri olarak değerlendiriliyor.
Nostaljik Klipte Sürpriz Oyuncu: Eşi Eda Fel Kamera Karşısında
Şarkının nostaljik ruhunu görselleştiren klibin yönetmen koltuğunda Samet Eruzun ve Ümit Şahin oturuyor. Görüntü yönetmenliğini Jiyan Erincik’in, sanat yönetmenliğini Melis Piyale’nin ve stil danışmanlığını İrem İnançu’nun üstlendiği klipte; eski zaman estetiği bugünün sürpriz detaylarıyla ustaca harmanlanıyor.
Tamamen bir ekip ruhuyla ve samimi bir atmosferde çekilen klibin en özel sürprizi ise Emre Fel’in eşi Eda Fel’in de projede oyuncu olarak yer alması oldu. Hem şarkının enerjisi hem de klibin sıcak görsel dili, izleyicilere duygusal ve keyifli bir seyir deneyimi vadediyor.
Müzik
Anjelika Akbar “Candela Concert” ile Beyoğlu Sahne’de
Candela Concert, ekim ayının son programında dünyaca ünlü besteci ve piyanist Anjelika Akbar’ı ağırlıyor.
Müziğin evrensel dilini binlerce mumun yarattığı görsel bir şölenle harmanlayarak dinleyicilere eşsiz bir deneyim sunan Candela Concert, ekim ayının son programında dünyaca ünlü besteci ve piyanist Anjelika Akbar’ı ağırlıyor. Klasik müziğin zamansız eserlerini sanatçının özgün yorumuyla buluşturacak olan bu büyüleyici konser, 25 Ekim Pazar günü saat 20.00’de Beyoğlu Sahne’nin tarihi atmosferinde müzikseverlere unutulmaz bir sonbahar akşamı yaşatmaya hazırlanıyor.
Tarihin, Müziğin ve Işığın Buluşma Noktası: Beyoğlu Sahne
Yüzyıllardır İstanbul’da sanatın ve müziğin farklı renklerine ev sahipliği yapan Beyoğlu, tarihi dokusuyla kültür-sanat hayatının kalbi olmaya devam ediyor. Geçmişin estetik izlerini günümüzün modern sanat anlayışıyla başarıyla buluşturan Beyoğlu Sahne, Candela Concert’ın binlerce mumla aydınlanan özel konseptiyle müziğe sadece işitsel değil, görsel bir boyut da kazandırıyor.
Farklı Kültürlerin Ezgileri Piyano Tınılarında Hayat Bulacak
Farklı coğrafyaların müzikal mirasından beslenen ve köklü klasik müzik birikimini özgün besteleriyle harmanlayan usta piyanist Anjelika Akbar, dinleyicileri kültürlerarası derin bir müzik yolculuğuna çıkaracak. Sanatçının müziğe getirdiği kendine has yaklaşım, mum ışığının yarattığı loş ve sıcak estetikle bütünleşerek izleyenleri adeta başka bir zamana taşıyacak.
Tarihi mekânın büyüleyici atmosferi ve piyano tınılarının kusursuz bir uyum içinde yankılanacağı bu özel resital, müziğin saf duygusunu ve sanatın evrensel dilini tek bir sahnede yaşamak isteyen tüm sanatseverleri bekliyor.
