Sahne Sanatları
Deniz Seki kariyerinde bir ilke imza atıyor: “Cevriye Müzikali” ile sahnede
Suat Derviş imzalı ölümsüz eser ‘Fosforlu Cevriye’, iddialı bir prodüksiyon ve güçlü bir sosyal mesajla “Cevriye Müzikal” adıyla yeniden sahnelere taşınıyor.
Türk edebiyatının temel taşlarından biri olan Suat Derviş imzalı ölümsüz eser ‘Fosforlu Cevriye’, iddialı bir prodüksiyon ve güçlü bir sosyal mesajla “Cevriye Müzikal” adıyla yeniden sahnelere taşınıyor. 30 kişilik dev oyuncu ve dansçı kadrosuyla görsel bir şölen sunmaya hazırlanan yapım, 1940’lardan bugüne değişmeyen toplumsal sorunlara ayna tutmayı hedefliyor.
Kadınların Güçlü Sesi Olmaya Geliyor
Yapımcılığını Mehmet Ali Karakuş ve Mak Film Yapım’ın üstlendiği, yönetmen koltuğunda ise Hakan Alkan’ın oturduğu müzikalin görkemli galası, 9 Mayıs’ta Lütfi Kırdar Anadolu Auditorium’da gerçekleştirilecek. Provalar sırasında heyecanlarını paylaşan yapım ekibi ve oyuncular, eserin salt bir müzikal eğlence olmadığını; günümüzde şiddet gören ve zorlu yaşam koşullarıyla mücadele eden kadınların sesi olma misyonu taşıdığını vurguluyor.
Deniz Seki Kariyerinde Bir İlke İmza Atıyor
Projenin en büyük sürprizlerinden biri ise Türk pop müziğinin güçlü yorumcularından Deniz Seki. Yıllardır şarkılarıyla müzik dünyasında kendine özgü ve sarsılmaz bir kariyer inşa eden Seki, hayatında ilk kez bir müzikalde rol almanın heyecanını yaşıyor.
Sahnede kalacağı 9 özel gösterimde sadece güçlü vokaliyle değil, oyunculuğuyla da izleyicinin karşısına çıkacak olan sanatçı, müzikalin ana teması olan “kadının toplumdaki yeri” konusuna duygusal ve derinlikli bir katkı sunacak. Sanatçının kariyerinde yeni bir kapı aralayan bu performansı, şimdiden tiyatro ve müzikseverlerin en çok merak ettiği detaylar arasında.
“Bir Kız Çocuğunun Eğitim Masraflarını Karşılayacağız”
Müzikalde ‘Cevriye’ karakterine hayat veren başrol oyuncusu Larissa Lara Türközer, bu projeyle farklı bir konsept kurguladıklarının altını çiziyor. Kadının toplumdaki rolü üzerinden oyunu şekillendirdiklerini belirten Türközer, projenin aynı zamanda büyük bir sosyal sorumluluk hareketi olduğunu şu sözlerle açıklıyor:
“Gerçekleri konuştuğumuz, bu romanın ne olduğunu, aslında anlatmaya çalıştığı mesajın içinde gezen bir Cevriye yapmak istedik. Bu aslında bir sosyal sorumluluk projesi. Var olan bir şeyi gözler önüne sermeyi planlıyoruz. Konuk sanatçılarımız ve oyuncularımız adına bir kız çocuğunun eğitim masraflarını üstleneceğiz. Kız çocuklarının daha güçlü yetişmesi, güçlü bireyler olması ve tek başına yetebilmesini hedefliyoruz.”
Hem anlattığı derinlikli hikaye hem de müzikal gücüyle izleyiciye unutulmaz bir deneyim vadeden “Cevriye Müzikali”, mayıs ayı itibarıyla tiyatro sahnelerine damga vurmaya hazırlanıyor.
Müzik
Anjelika Akbar “Candela Concert” ile Beyoğlu Sahne’de
Candela Concert, ekim ayının son programında dünyaca ünlü besteci ve piyanist Anjelika Akbar’ı ağırlıyor.
Müziğin evrensel dilini binlerce mumun yarattığı görsel bir şölenle harmanlayarak dinleyicilere eşsiz bir deneyim sunan Candela Concert, ekim ayının son programında dünyaca ünlü besteci ve piyanist Anjelika Akbar’ı ağırlıyor. Klasik müziğin zamansız eserlerini sanatçının özgün yorumuyla buluşturacak olan bu büyüleyici konser, 25 Ekim Pazar günü saat 20.00’de Beyoğlu Sahne’nin tarihi atmosferinde müzikseverlere unutulmaz bir sonbahar akşamı yaşatmaya hazırlanıyor.
Tarihin, Müziğin ve Işığın Buluşma Noktası: Beyoğlu Sahne
Yüzyıllardır İstanbul’da sanatın ve müziğin farklı renklerine ev sahipliği yapan Beyoğlu, tarihi dokusuyla kültür-sanat hayatının kalbi olmaya devam ediyor. Geçmişin estetik izlerini günümüzün modern sanat anlayışıyla başarıyla buluşturan Beyoğlu Sahne, Candela Concert’ın binlerce mumla aydınlanan özel konseptiyle müziğe sadece işitsel değil, görsel bir boyut da kazandırıyor.
Farklı Kültürlerin Ezgileri Piyano Tınılarında Hayat Bulacak
Farklı coğrafyaların müzikal mirasından beslenen ve köklü klasik müzik birikimini özgün besteleriyle harmanlayan usta piyanist Anjelika Akbar, dinleyicileri kültürlerarası derin bir müzik yolculuğuna çıkaracak. Sanatçının müziğe getirdiği kendine has yaklaşım, mum ışığının yarattığı loş ve sıcak estetikle bütünleşerek izleyenleri adeta başka bir zamana taşıyacak.
Tarihi mekânın büyüleyici atmosferi ve piyano tınılarının kusursuz bir uyum içinde yankılanacağı bu özel resital, müziğin saf duygusunu ve sanatın evrensel dilini tek bir sahnede yaşamak isteyen tüm sanatseverleri bekliyor.
Sahne Sanatları
Muammer Karaca Tiyatrosu “Tiyatro Bayramı” ile kapılarını açtı!
Muammer Karaca Tiyatrosu, 14 yıllık sessizliğini dev bir festivalle bozuyor.
2012 yılından bu yana tiyatro faaliyetlerine kapalı olan ve İBB Miras tarafından kapsamlı bir restorasyon sürecinden geçen tarihi Muammer Karaca Tiyatrosu, 14 yıllık sessizliğini dev bir festivalle bozuyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2019 yılında başlattığı çalışmalarla tarihi yapısı ve özgün karakteri korunarak modernize edilen mekân, İBB Kültür’ün hazırladığı “Muammer Karaca Tiyatro Bayramı” ile Beyoğlu’na yeniden “merhaba” diyor.
Ekim Ayı Boyunca 97 Etkinliklik Dev Maraton
Mekânın açılışına özel olarak kurgulanan ve ekim ayı sonuna kadar devam edecek olan “Muammer Karaca Tiyatro Bayramı”, İstanbullulara adeta bir kültür-sanat maratonu vadediyor. Şehrin sanat hayatına yepyeni bir soluk getirecek olan program; 35 tiyatro oyunu, 31 söyleşi, 17 konser, 10 atölye ve 4 performans olmak üzere toplam 97 etkinlikten oluşuyor.
Tiyatrodan Müziğe Zengin ve Kapsamlı Program
Ekim ayı boyunca sahnelenecek oyunlar arasında; “52 Hertz”, “Uykusuz Bir Rüya Salim”, “9/8’lik Kıyamet”, “Ahududu”, “Güneşin Sofrasında Nazım, Brecht ve Genco”, “Jan Dark’ın Öteki Ölümü” ve “Hadi Öldürsene Canikom” gibi birbirinden iddialı yapımlar yer alıyor.
Program yalnızca tiyatro oyunlarıyla sınırlı kalmıyor. “Filler ve Karıncalar” oyunuyla Afife Tiyatro Ödülleri’nde Yılın En Başarılı Yönetmeni seçilen Arzu Gamze Kılınç, Salih Kalyon, Celal Kadri Kınoğlu ve Kerem Karaboğa gibi usta isimlerin katılacağı söyleşiler de sanatseverlerle buluşacak. Günay Karacaoğlu’nun “Dostların Dilinden Muammer Karaca Tiyatrosu” performansı; Büyük Ev Ablukada, Cenk Erdoğan, Ezgi Aktan ve İBB Oda Müziği Topluluğu’nun akustik konserleri, Murat Mahmutyazıcıoğlu ile yazarlık atölyeleri ve Mehmet Sindel ile film okumaları da ekim ayının öne çıkan diğer etkinlikleri arasında.
Bağımsız Sahneler İçin Çok Yönlü Bir Kültür Platformu
Yapısal olarak güçlendirilerek çağdaş ihtiyaçlara yanıt veren bir kültür-sanat alanı olarak yeniden işlevlendirilen mekân; 300 kişilik tiyatro salonu, Tiyatroevi ve çok amaçlı kültür alanlarıyla kent hayatının yaşayan bir parçası olacak şekilde tasarlandı. İstanbul Boğazı manzarasına açılan sahnesiyle provalara da imkân sunan Muammer Karaca Tiyatrosu, geçmişte olduğu gibi yeni döneminde de özel tiyatrolara kapılarını açacak. Mekân, bağımsız tiyatroların üretimlerini destekleyen çok yönlü bir kültür platformu olarak şehrin sahne sanatları yaşamına değer katmaya devam edecek.
