Bizimle İletişime Geçin

Yaşam

“Magnum İstanbul’da: İnsan Hakları-Olanlar Olmayanlar” sergisi açıldı! 

Bulgur Palas, Magnum Photos ile İBB arasındaki kalıcı işbirliğinin ikinci sergisi “Magnum İstanbul’da: İnsan Hakları-Olanlar Olmayanlar”a ev sahipliği yapıyor

Dünyaca ünlü fotoğraf ajansı Magnum Photos ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) kalıcı işbirliğinin ikinci sergisi “Magnum İstanbul’da: İnsan Hakları-Olanlar Olmayanlar”, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nde Bulgur Palas’ta ziyarete açıldı! Küratörlüğünü Emin Özmen’in üstlendiği serginin açılışı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Kültür Varlıkları Dairesi Başkanı Oktay Özel, Magnum Photos Küresel Sergiler Direktörü Andréa Holzherr gibi isimlerin katılımıyla gerçekleşti. Önde gelen 45 sanatçının yaklaşık 90 fotoğrafından oluşan sergi, insan hakları kavramının derin tarihini, bugünkü geçerliliğini ve gelecekteki önemini irdeliyor. “Magnum İstanbul’da: İnsan Hakları-Olanlar Olmayanlar”, Tarihî Yarımada’nın kültür ve sanat odaklı yaşam alanı Bulgur Palas’ta 10 Haziran 2025 tarihine kadar pazartesi hariç her gün 10.00 – 19.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.

yüzyıl İstanbul sivil mimarisinin dikkat çeken örneklerinden biri olan Bulgur Palas, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun vizyonu, KİPTAŞ koordinasyonunda, İBB Miras’ın titiz tasarımıyla özenli bir restorasyon çalışmasının ardından Şubat 2024’te kamuya kazandırıldı. 100 yılı aşkın süredir İstanbul’un yedinci tepesinden şehri izleyen görkemli yapı, artık kültür sanat odaklı bir yaşam merkezi olarak tüm İstanbullularla buluşuyor.

Bulgur Palas, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü vesilesiyle dünyanın en saygın fotoğraf ajanslarından Magnum Photos ile İBB Miras ve İBB Kültür’ün işbirliğinde düzenlenen anlamlı bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Magnum Photos ile İBB arasındaki kalıcı işbirliğinin ikinci sergisi olan “Magnum İstanbul’da: İnsan Hakları-Olanlar Olmayanlar”, ajansın arşivinden derlenen çarpıcı fotoğrafları İstanbullularla buluşturuyor. Sergi, önde gelen uluslararası fotoğrafçıların dünyanın çeşitli ülkelerinde çektiği ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 30 maddesine atıfta bulunan yaklaşık 90 fotoğraftan oluşuyor. Serginin küratörlüğünü ise, efsanevi fotoğraf ajansının ilk Türk fotoğraf sanatçısı üyesi Emin Özmen üstleniyor.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 10 Aralık 1948’te kabul edilişinden buyana geçen yaklaşık 80 yıla odaklanan sergi, insan haklarının evrenselliği, korunması ve ihlallerine dair süregelen tartışmalara yeni bir perspektif sunuyor. “İnsan nedir ve ne haklara sahiptir?” sorusu II. Dünya Savaşı’ndan bu yana tartışılmasına ve imzalanan beyannameye rağmen21. yüzyılın başında hâlâ devam eden soykırım, işkence ve baskılar gibi birçok olay, insan haklarını koruma konusundaki uluslararası çabaların başarısız olup olmadığı sorusunu gündeme getiriyor. “Magnum İstanbul’da: İnsan Hakları-Olanlar Olmayanlar” sergisi, beyannamenin her bir maddesini masaya yatıran fotoğraflarla “21. Yüzyılda İnsan Hakları” konusunu tartışmaya açıyor.

“Magnum İstanbul’da: İnsan Hakları-Olanlar Olmayanlar” sergisi, 10 Haziran 2025 tarihine kadar pazartesi hariç her gün 10.00 – 19.00 saatleri arasında Bulgur Palas’ta ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.

Devamını Oku

Sinema

Belgesel sinemada yaşayan hafıza: Sevde Tunç’un “Women Storytellers” vizyonu Amerika’da

Sevde Tunç, bellek ve göç temaları etrafında şekillendirdiği çalışmalarını Amerika Birleşik Devletleri’nin prestijli akademik kurumlarında izleyiciyle buluşturdu.

Belgesel yönetmeni ve fotoğrafçı Sevde Tunç, bellek ve göç temaları etrafında şekillendirdiği çalışmalarını Amerika Birleşik Devletleri’nin prestijli akademik kurumlarında izleyiciyle buluşturdu. Columbia Üniversitesi ve New York Eyaleti’ndeki Alfred State College (SUNY) ev sahipliğinde gerçekleşen “Hafızayı Görmek” başlıklı etkinlik serisi, belgesel sinemanın toplumsal hafızayı koruma işlevini derinlikli bir tartışmaya açtı. Gösterimler ve ardından düzenlenen söyleşiler, hafızanın yalnızca sözlü anlatılar üzerinden değil; görüntü, ses ve gündelik yaşamın mikro pratikleri aracılığıyla nasıl yeniden inşa edilebildiğini interdisipliner bir perspektifle ele aldı.

Ekolojik Dayanışmanın Kaydı: Bir Başka Köy

Etkinlik kapsamında paylaşılan çalışmalardan ilki olan “Bir Başka Köy”, kırsal coğrafyada filizlenen ekolojik yaşam ve kolektif dayanışma pratiklerini merkeze alıyor. Gözlemci belgesel dilinin yetkin bir örneği olan film, kadınların öncülüğünde gelişen üretim ağlarının mekânla kurulan ilişkiyi ve toplumsal belleği nasıl dönüştürdüğünü inceliyor. Tunç’un kamerası, doğa ile insan arasındaki sürdürülebilir bağı sadece teknik bir veri olarak değil, yaşayan bir hafıza katmanı olarak kurguluyor. Film, ekolojik yaşamın bireysel bir tercihten öte, toplumsal bir direnç ve bellek inşası olduğunu görsel bir dille kanıtlıyor.

Mübadil Romanlar: Çok Kültürlü Bir Hafıza Fragmanı

Tunç’un bir diğer dikkat çeken üretimi olan “Mübadil Romanlar” multimedya projesi, Türkiye ve Yunanistan arasındaki nüfus mübadelesinin Roman toplumundaki izlerini sürüyor. Selanik’ten Anadolu’ya uzanan zorunlu göç deneyimini; fotoğraf, video ve ses kayıtlarını bir araya getiren hibrit bir anlatıyla sunan proje, kuşaklar arası aktarılan kolektif travmayı odağına alıyor. Proje, sadece tarihsel bir tanıklık sunmakla kalmıyor, aynı zamanda Roman toplumuna yönelik yerleşik önyargıları sarsan alternatif bir anlatı alanı inşa ediyor. Bu multimedya yaklaşımı, belgesel sanatının statik bir kayıt olmaktan çıkıp dinamik bir yüzleşme aracına dönüşebileceğini gösteriyor.

Women Storytellers ve Küresel Hikâye Anlatıcılığı

Sevde Tunç’un ABD’deki bu akademik turu, aynı zamanda temellerini attığı “Women Storytellers” adlı görsel hikâye anlatımı platformunun küresel vizyonunu temsil ediyor. Farklı coğrafyalardan kadınların, doğanın ve toplulukların hafızasını görünür kılmayı amaçlayan bu platform; belgesel film, fotoğraf ve sözlü tarihi modern bir arayüzde buluşturuyor. Tunç’un “bellek geçmişte kalan bir şey değil, bugünü şekillendiren yaşayan bir alandır” mottosuyla şekillenen üretim pratiği, platformun temel felsefesini oluşturuyor. Sanatçının Amerika’daki diğer üniversiteleri de kapsayacak olan gösterim takvimi, görsel antropoloji ve belgesel sinema alanındaki çalışmalarının uluslararası etkisini pekiştirmeye devam ediyor.

Devamını Oku

Yaşam

Bursa’da Ramazan etkinlikleri devam ediyor

Bursa Kültür, Ramazan ayının manevi atmosferini şehrin kadim hikâyeleriyle birleştiren ücretsiz etkinliklerine hız kesmeden devam ediyor.

Bursa Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Bursa Kültür, Ramazan ayının manevi atmosferini şehrin kadim hikâyeleriyle birleştiren ücretsiz etkinliklerine hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda öne çıkan Beyza Akyüz imzalı “Mahya İpi: Bursa’nın Işık Düğümleri” anlatı serisi, mahalle kültürünün inceliklerini ve zanaatın ruhunu Bursalılarla buluşturuyor. Serinin 8 Mart 2026 Pazar günü gerçekleşecek “Bıçakçının Sesi” başlıklı üçüncü buluşması, katılımcıları bir atölyenin ritmine ortak ederek Bursa’nın üretim hafızasına doğru bir yolculuğa çıkaracak. Metalin tınısı ve çekicin ritmiyle şekillenen bu anlatıda, emeğin ahlakı ve zanaatın derinlikleri Mehmet Âkif Ersoy Kültürevi’nde saat 14.00’te yankılanacak.

Kadim Sokaklardan Süzülen İyilik Hikâyeleri

Anlatı serisinin 15 Mart 2026 Pazar günü düzenlenecek olan final bölümü “Eskicinin Defteri” ise kimsenin alkışlamadığı emekleri ve görünmeyen iyilikleri merkeze alıyor. Dört hafta boyunca ilmik ilmik çözülen tüm kültürel düğümlerin birleşeceği bu son buluşma, şehrin paylaşma ruhunu yeniden hatırlatacak. Sınırlı kontenjanla düzenlenen ve zanaatın kadim geçmişine ışık tutan bu özel seriye katılım sağlamak isteyen vatandaşların 0224 716 38 36 numaralı telefon üzerinden ön kayıt yaptırmaları büyük önem taşıyor. Bursa’nın ışık düğümlerini keşfetmek isteyenler için bu etkinlikler, şehrin saklı kalmış hafızasını canlandırmayı hedefleyen özgün birer deneyim sunuyor.

Ayna: Mevlânâ’nın İzinde Bir Manevi Dinleti

Ramazan ayının estetik ve derinliğini sahneye taşıyan bir diğer önemli organizasyon ise 11 Mart 2026 Çarşamba akşamı saat 21.00’de gerçekleşecek. “Ayna: Mevlânâ’nın İzinde” başlıklı bu özel etkinlikte, usta oyuncu Altan Erkekli etkileyici anlatımıyla Bursalıların karşısına çıkacak. Tayyare Kültür Merkezi’nin tarihi atmosferinde hayat bulacak olan bu projede, şef İhsan Özer yönetimindeki solistler İbrahim Suat Erbay ve Ahmet Yağmur Kucur, maneviyatı müzikle harmanlayan bir seçki sunacaklar. Ruhun dinginliğini ve Mevlevî düşüncesinin estetiğini hedefleyen bu performans için biletler biletinial.com üzerinden ücretsiz olarak temin edilebilecek. Bursa Kültür’ün bu bütünsel programı, hem zanaatın sesini hem de müziğin şifasını aynı takvimde buluşturuyor.

Devamını Oku

Copyright © 2022 Refleksif.com