Yaşam
Galeri Beylikdüzü Görsel Sanatlar Yarışması sergisi açıldı!
Galeri Beylikdüzü Görsel Sanatlar Yarışması’nda dereceye giren ilk 30 sanatçının eserlerinden oluşan sergi, Şişli’de bulunan Habitat Sanat’ta açıldı
Görsel sanatlar alanındaki güncel çalışmalar için alan açmak ve genç sanatçılara destek olmak amacıyla düzenlenen yarışmanın sergisi, Türkiye’nin birbirinden farklı illerinden genç sanatçıların disiplinler arası eserlerine ev sahipliği yapıyor. Galeri Beylikdüzü Görsel Sanatlar Yarışması’nın sergisi, 15 Ocak’a kadar her gün 10.00-17.00 saatleri arasında Habitat Sanat’ta ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) Şişli’de hayata geçirdiği kültür-sanat ve bilim merkezi Habitat Yaşam Merkezi’nde yer alan sanat mekânı Habitat Sanat, Galeri Beylikdüzü Görsel Sanatlar Yarışması’nda dereceye giren eserleri ağırlıyor.
Beylikdüzü Belediyesi ve Batı Sanat Vakfı işbirliğinde hayata geçirilen Galeri Beylikdüzü’nün, vakıf yürütücülüğünde düzenlediği Galeri Beylikdüzü Görsel Sanatlar Yarışması, görsel sanatlar alanındaki güncel çalışmalara alan açmak ve genç sanatçılara destek olmak amacıyla düzenleniyor. Kapsayıcı, davetkar ve erişilebilir bir yöntemle tasarlanan, üretim ve alan ihtiyacına destek sunabilmek gayesi ile herkese açık bir çatı altında planlanarak gerçekleştirilen yarışma; sanat ve kültür alanına olan katkıları ile sanatçıların üretimlerini ve görünürlüklerini destekleyerek devamlılık için bir omuz oluyor. Yarışmanın jürisinde Melike Bayık, Özalp Birol, Orhan Cem Çetin, Zeynep Çulha, Ferhat Özgür, Mahir Polat ve Neslihan Yakupçebioğlu yer alıyor.
Galeri Beylikdüzü Görsel Sanatlar Yarışması’nın Habitat Sanat’ta açılan sergisi, yarışmada dereceye giren ilk 30 sanatçının eserlerinden oluşuyor.
Sergide eserleri yer alan sanatçılar:
Mehmet Akan, Ömer Akif Yeldan, Aliye Akman, Elif Dilan Aksu, Mutlu Aksu, Cemil Arslan, Dilan Ay, Mekin Avras, Mahmut Başkurt, Selin Bintaş Çeliktaş, Pınar Bora, Gözde Boztaş, Kübra Can, Mavi Melike Çatkın, Büşra Nur Çoban, Feyza Çoban, Polat Durgun, Uğur Kanar, Dila N. Kasapoğlu, Metin Katırcılar, ReyhanMente, Ilgın Özer, Erkan Şakar, Serra Petek Bal, Gizem Türkdoğan, Zehra Üğüten, Deniz Varlı, Merve Yenigeldi, Nalin Yeşilbaş, Yaren Yivli.
Adres: Merkez Mah. Abide-i Hürriyet Cad. No: 211 Şişli/İstanbul
Sinema
Belgesel sinemada yaşayan hafıza: Sevde Tunç’un “Women Storytellers” vizyonu Amerika’da
Sevde Tunç, bellek ve göç temaları etrafında şekillendirdiği çalışmalarını Amerika Birleşik Devletleri’nin prestijli akademik kurumlarında izleyiciyle buluşturdu.
Belgesel yönetmeni ve fotoğrafçı Sevde Tunç, bellek ve göç temaları etrafında şekillendirdiği çalışmalarını Amerika Birleşik Devletleri’nin prestijli akademik kurumlarında izleyiciyle buluşturdu. Columbia Üniversitesi ve New York Eyaleti’ndeki Alfred State College (SUNY) ev sahipliğinde gerçekleşen “Hafızayı Görmek” başlıklı etkinlik serisi, belgesel sinemanın toplumsal hafızayı koruma işlevini derinlikli bir tartışmaya açtı. Gösterimler ve ardından düzenlenen söyleşiler, hafızanın yalnızca sözlü anlatılar üzerinden değil; görüntü, ses ve gündelik yaşamın mikro pratikleri aracılığıyla nasıl yeniden inşa edilebildiğini interdisipliner bir perspektifle ele aldı.
Ekolojik Dayanışmanın Kaydı: Bir Başka Köy
Etkinlik kapsamında paylaşılan çalışmalardan ilki olan “Bir Başka Köy”, kırsal coğrafyada filizlenen ekolojik yaşam ve kolektif dayanışma pratiklerini merkeze alıyor. Gözlemci belgesel dilinin yetkin bir örneği olan film, kadınların öncülüğünde gelişen üretim ağlarının mekânla kurulan ilişkiyi ve toplumsal belleği nasıl dönüştürdüğünü inceliyor. Tunç’un kamerası, doğa ile insan arasındaki sürdürülebilir bağı sadece teknik bir veri olarak değil, yaşayan bir hafıza katmanı olarak kurguluyor. Film, ekolojik yaşamın bireysel bir tercihten öte, toplumsal bir direnç ve bellek inşası olduğunu görsel bir dille kanıtlıyor.
Mübadil Romanlar: Çok Kültürlü Bir Hafıza Fragmanı
Tunç’un bir diğer dikkat çeken üretimi olan “Mübadil Romanlar” multimedya projesi, Türkiye ve Yunanistan arasındaki nüfus mübadelesinin Roman toplumundaki izlerini sürüyor. Selanik’ten Anadolu’ya uzanan zorunlu göç deneyimini; fotoğraf, video ve ses kayıtlarını bir araya getiren hibrit bir anlatıyla sunan proje, kuşaklar arası aktarılan kolektif travmayı odağına alıyor. Proje, sadece tarihsel bir tanıklık sunmakla kalmıyor, aynı zamanda Roman toplumuna yönelik yerleşik önyargıları sarsan alternatif bir anlatı alanı inşa ediyor. Bu multimedya yaklaşımı, belgesel sanatının statik bir kayıt olmaktan çıkıp dinamik bir yüzleşme aracına dönüşebileceğini gösteriyor.
Women Storytellers ve Küresel Hikâye Anlatıcılığı
Sevde Tunç’un ABD’deki bu akademik turu, aynı zamanda temellerini attığı “Women Storytellers” adlı görsel hikâye anlatımı platformunun küresel vizyonunu temsil ediyor. Farklı coğrafyalardan kadınların, doğanın ve toplulukların hafızasını görünür kılmayı amaçlayan bu platform; belgesel film, fotoğraf ve sözlü tarihi modern bir arayüzde buluşturuyor. Tunç’un “bellek geçmişte kalan bir şey değil, bugünü şekillendiren yaşayan bir alandır” mottosuyla şekillenen üretim pratiği, platformun temel felsefesini oluşturuyor. Sanatçının Amerika’daki diğer üniversiteleri de kapsayacak olan gösterim takvimi, görsel antropoloji ve belgesel sinema alanındaki çalışmalarının uluslararası etkisini pekiştirmeye devam ediyor.
Yaşam
Bursa’da Ramazan etkinlikleri devam ediyor
Bursa Kültür, Ramazan ayının manevi atmosferini şehrin kadim hikâyeleriyle birleştiren ücretsiz etkinliklerine hız kesmeden devam ediyor.
Bursa Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Bursa Kültür, Ramazan ayının manevi atmosferini şehrin kadim hikâyeleriyle birleştiren ücretsiz etkinliklerine hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda öne çıkan Beyza Akyüz imzalı “Mahya İpi: Bursa’nın Işık Düğümleri” anlatı serisi, mahalle kültürünün inceliklerini ve zanaatın ruhunu Bursalılarla buluşturuyor. Serinin 8 Mart 2026 Pazar günü gerçekleşecek “Bıçakçının Sesi” başlıklı üçüncü buluşması, katılımcıları bir atölyenin ritmine ortak ederek Bursa’nın üretim hafızasına doğru bir yolculuğa çıkaracak. Metalin tınısı ve çekicin ritmiyle şekillenen bu anlatıda, emeğin ahlakı ve zanaatın derinlikleri Mehmet Âkif Ersoy Kültürevi’nde saat 14.00’te yankılanacak.
Kadim Sokaklardan Süzülen İyilik Hikâyeleri
Anlatı serisinin 15 Mart 2026 Pazar günü düzenlenecek olan final bölümü “Eskicinin Defteri” ise kimsenin alkışlamadığı emekleri ve görünmeyen iyilikleri merkeze alıyor. Dört hafta boyunca ilmik ilmik çözülen tüm kültürel düğümlerin birleşeceği bu son buluşma, şehrin paylaşma ruhunu yeniden hatırlatacak. Sınırlı kontenjanla düzenlenen ve zanaatın kadim geçmişine ışık tutan bu özel seriye katılım sağlamak isteyen vatandaşların 0224 716 38 36 numaralı telefon üzerinden ön kayıt yaptırmaları büyük önem taşıyor. Bursa’nın ışık düğümlerini keşfetmek isteyenler için bu etkinlikler, şehrin saklı kalmış hafızasını canlandırmayı hedefleyen özgün birer deneyim sunuyor.
Ayna: Mevlânâ’nın İzinde Bir Manevi Dinleti
Ramazan ayının estetik ve derinliğini sahneye taşıyan bir diğer önemli organizasyon ise 11 Mart 2026 Çarşamba akşamı saat 21.00’de gerçekleşecek. “Ayna: Mevlânâ’nın İzinde” başlıklı bu özel etkinlikte, usta oyuncu Altan Erkekli etkileyici anlatımıyla Bursalıların karşısına çıkacak. Tayyare Kültür Merkezi’nin tarihi atmosferinde hayat bulacak olan bu projede, şef İhsan Özer yönetimindeki solistler İbrahim Suat Erbay ve Ahmet Yağmur Kucur, maneviyatı müzikle harmanlayan bir seçki sunacaklar. Ruhun dinginliğini ve Mevlevî düşüncesinin estetiğini hedefleyen bu performans için biletler biletinial.com üzerinden ücretsiz olarak temin edilebilecek. Bursa Kültür’ün bu bütünsel programı, hem zanaatın sesini hem de müziğin şifasını aynı takvimde buluşturuyor.
