Bizimle İletişime Geçin

Müzik

Nuri Savruk: Ruhumdaki parmak izleri “İz”i ürettirdi #röportaj

Nuri Savruk, “İz” adlı yeni şarkısında ruhunun derinliklerinden gelen izleri dinleyicisiyle buluşturuyor. Biz de müzik yolculuğu ve yeni teklisi “İz” hakkında sohbet ettik.

Nuri Savruk, müzik kariyerinde 11. single çalışması “İz” ile 1,5 yıllık sessizliğini bozan başarılı bir müzisyen olarak karşımızda. Pop müzik patlamasının yaşandığı 90’lı yıllarda şekillenen müzikal yolculuğunu, çocukluk yıllarından itibaren dinlediği geniş yelpazedeki sanatçılar ve aldığı ilhamla pekiştiren Savruk, “İz” adlı yeni şarkısında ruhunun derinliklerinden gelen izleri dinleyicisiyle buluşturuyor. Biz de müzik yolculuğu ve yeni teklisi “İz” hakkında sohbet ettik.

Öncelikle bize müzikle kurduğun ilk bağı anlatabilir misin?

Müzikle kurduğum ilk bağ ilkokul yıllarıma gider. Küçük bir org beni çok heyecanlandırmıştı. Ödünç alıp duyduklarımı çalmaya çalışmak çok büyük heyecan oluştururdu içimde. İlk temasım oralara gider diyebilirim. İlk aldığım kaset 1988 Nilüfer’in “Esmer Günler” albümüydü.

Çocukluğunda evde ne gibi müzikler çalardı?

Zeki Müren plakları vardı babamın, Kayahan kasetleri, Barış Manço albümleri ve Neşet Ertaş kasetleri ki kendisiyle yıllar sonra tanışma ve uzun uzun sohbet etme şansım olmuştu.

Sen kimleri dinleyerek büyüdün?

Benim gelişim dönemim, 90’lı yıllarda ortaya çıkan Pop Müzik patlamasına denk gelir. O dönemi yiyip, içip, yuttum diyebilirim. Ama ne bulsam dinliyordum, sadece Türk Pop Müziği ile sınırlı kalmadım. Michael Jackson, Kargo, Frank Sinatra, Kayahan, başta tür ve tarz ayırmadan ne bulsam dinlerdim.

Yeni single’ın “İz”in hikayesi nedir?

İz’in hikayesi aslında içinde ve hiç de gizli değil. Ruhumda ki parmak izleri, bana İz’i ürettirdi. Üretim safhası diğer eserlerle benzer bir dönem içerdi. Ancak her safhası tamamlandığında yayınlanmasını beklediğimiz süre 4 ayı buldu. Bu hiç sevmediğim, sabırsızlandığım ve hatta yıprandığım bir süre oldu benim için. Ama ulaştı dinleyicisine nihayet.

Sende iz bırakan şarkılar hangileri?

Edip Cansever’in kaleme aldığı ve Kargo’nun şarkı haline getirdiği “Gözleri” başka bir yerdedir.

Müzik

Cansu: Bazen insan tam da kaybolduğu anlarda yönünü yeniden buluyor #röportaj

Cansu’yla “Pusula”nın “Pastel Melankoli” sonrası geldiği yeri, şarkının merkezindeki ikilemi, kaybolma ve yönünü yeniden bulma hâlini ve müziğinde kurduğu görsel dünyayı konuştuk.

7 şarkılık konsept albümü “Pastel Melankoli” ile kendi anlatı dünyasını kuran Cansu, yeni teklisi “Pusula” ile aşkın içindeki ihtimallere ve karar vermenin kolay olmadığı anlara odaklanıyor. Sözü ve müziği sanatçıya ait olan şarkı, yeniden bir şans vermekle vazgeçebilme cesareti arasında kalan bir kalbin hikâyesini anlatıyor. Cansu’yla “Pusula”nın “Pastel Melankoli” sonrası geldiği yeri, şarkının merkezindeki ikilemi, kaybolma ve yönünü yeniden bulma hâlini ve müziğinde kurduğu görsel dünyayı konuştuk.

“Pastel Melankoli”de kırılganlık, kabullenme ve kendini seçme hâli vardı. “Pusula” bu yolculuğun ardından nasıl bir yerden çıktı?

Pastel Melankoli konsept bir albümdü ve dediğiniz gibi içinde farklı duygular barındıran, akışında ilerleyen ve ayrılık sonrası kendini seçme hâliyle sonuçlanan bir hikâyeydi. “Pusula”yı biraz daha farklı bir duyguyla yazmış olsam da, aslında yine benzer duygular taşıyan bir şarkı oldu. Aşkın içindeki ihtimallere değindiğim; yeniden bir şans vermekle, o aşktan vazgeçebilme cesaretini aynı anda hissettiren bir şarkı.

“Pusula”da bitmiş bir aşkı geride bırakmakla ona yeniden şans vermek arasında kalan bir duygu var. Bu şarkıyı yazarken siz o duygunun daha çok hangi tarafındaydınız?

Sanırım tam ortasındaydım. İnsanın her şeyden önce kendiyle mutlu olabilmesi gerektiğine inanıyorum. O zaman yeniden denemeyi de, vazgeçebilmeyi de daha korkusuzca sorgulayabiliyorsun. Tabii burada sağlıksız bir ilişkiden bahsetmiyorum. Aksine, iki tarafın da birbirini sevdiği ama hayatın getirdiği başka zorluklar nedeniyle karar vermenin kolay olmadığı bir durumdan bahsediyorum. “Pusula” da tam olarak bu ikilemi anlatıyor.

Şarkının adı “Pusula” ama anlattığı yerde biraz kaybolmak da var. Sizce insan bazen yolunu bulmak için önce kaybolmak zorunda mı kalıyor?

Kaybolmanın da yolun bir parçası olduğuna inanıyorum. Öyle ya da böyle, her insanın ilişkilerinde daha önce hiç karşılaşmadığı sorularla yüzleştiği dönemler olabiliyor. Bence insanın dönüşebilmesi ve kendini daha iyi tanıyabilmesi de büyümenin en önemli parçalarından biri. Bazen doğru olduğuna inandığınız ya da sizi çıkmazda hissettiren bir duygu, zamanla hiç beklemediğiniz kapılar ve mucizeler açabiliyor. O yüzden ben kaybolmayı her zaman kötü bir şey olarak görmüyorum; bazen insan tam da o anlarda yönünü yeniden buluyor.

“Pastel Melankoli”de her şarkıyı ayrı bir oda gibi düşündüğünüzü söylemiştiniz. “Pusula” o evin içinde olsaydı, nasıl bir yerde dururdu?

Boşver Sevme Beni ile Gözyaşı Bulutu arasında olurdu sanırım. Çünkü “Boşver Sevme Beni”, vazgeçebilme cesaretini; “Gözyaşı Bulutu” ise o duygunun ardından gelen kabullenişi ve iyileşmeyi anlatıyor. “Pusula” ise tam ikisinin arasında duran bir şarkı.

Söz, beste ve görsel dünya tarafında kendi hikâyenizi kendiniz kuruyorsunuz. Bir şarkı yazarken onun görüntüsü, rengi ya da sahnesi de sizinle birlikte mi geliyor?

Bu değişebiliyor. Bazen yazarken o duyguyu hayal edip her şeyi ona göre şekillendiriyorum, bazen de şarkı tamamlandıktan sonra görüntüsü, rengi ve atmosferi kendiliğinden canlanıyor gözümde. Bence görsel dünya da hikâyenin önemli bir parçası. O atmosferi oluşturduğumda, dinleyenlerimin şarkıyla ve anlattığım hikâyeyle daha güçlü bir bağ kurabildiğini hissediyorum.

Devamını Oku

Müzik

Bahadır Tatlıöz ve Deeperise’tan yazın afro house bombası

Bahadır Tatlıöz, elektronik ve house müziğin küresel çaptaki başarılı prodüktörlerinden Deeperise ile güçlerini birleştirdi.

Türk pop müziğinin en üretken ve özgün şarkı yazarlarından Bahadır Tatlıöz, elektronik ve house müziğin küresel çaptaki başarılı prodüktörlerinden Deeperise ile güçlerini birleştirdi. Müzikseverlerin merakla beklediği bu heyecan verici iş birliğinin ürünü olan yepyeni single “Kerime”, Sony Music Türkiye etiketiyle dinleyicilerle buluştu.

Sıcak Melodiler ve Modern Afro House Ritimleri

İki usta sanatçının ortak vizyonu ve ortak fikriyle şekillenen “Kerime”, son dönemin en popüler müzik akımlarından Afro House altyapısı üzerine inşa ediliyor. Söz ve müziği tamamen Bahadır Tatlıöz’ün imzasını taşıyan eserin modern sound yapısı, düzenleme (aranje), mix ve mastering koltuğunda ise Deeperise’ın profesyonel dokunuşları yer alıyor. Akıcı ritmi ve kulaklarda hemen yer eden sıcak melodileriyle şarkı, yaz mevsiminin yüksek enerjisini doğrudan dinleyiciye aşılıyor.

Hem Dans Ettiren Hem de Duygusunu Geçiren Özel Bir Atmosfer

Bahadır Tatlıöz’ün samimi vokal tarzı ve hikaye anlatımındaki ustalığı, Deeperise’ın dinamik ve özgün prodüksiyon yaklaşımıyla kusursuz bir uyum yakalıyor. Ortaya çıkan bu sinerji, ritmiyle kitleleri dans ettirirken bir yandan da hissettirdiği duygusal derinlikle dinleyiciyi içine çeken sıcacık bir atmosfer yaratıyor.

Devamını Oku

Copyright © 2022 Refleksif.com