Bizimle İletişime Geçin

Müzik

İstanbul Festivali ’nde ‘Yıldızlar Geçidi’ yaşanacak

Focus İstanbul Etkinlik Yönetimi tarafından düzenlenen, 2022 yılından bu yana zengin içeriğiyle dünya standartlarında bir yaşam festivali deneyimi sunan İstanbul Festivali, 1-17 Ağustos tarihleri arasında,Festival Park Yenikapı’da yüz binlerce ziyaretçiyle buluşacak.

Focus İstanbul Etkinlik Yönetimi tarafından düzenlenen, 2022 yılından bu yana zengin içeriğiyle dünya standartlarında bir yaşam festivali deneyimi sunan İstanbul Festivali, 1-17 Ağustos tarihleri arasında,Festival Park Yenikapı’da yüz binlerce ziyaretçiyle buluşacak. Festivalde bu sene DJ Diesel (ShaquilleO’Neal) ve Jennifer Lopez gibi dünya yıldızlarının yanı sıra Türkiye’den onlarca sanatçı sahne alacak. 

Türkiye’nin erişimi en yüksek festivali olanİstanbul Festivali, 1 – 17 Ağustos tarihleri arasında bu yıl dördüncü kez kapılarını açmaya hazırlanıyor. Festival Park Yenikapı’da tam 17 gün sürecek İstanbul Festivali’nde kültür, sanat, espor, gastronomi ve eğlence alanlarının yanı sıra farklı müzik türlerinden onlarca yerli ve yabancı sanatçıkonser verecek.

İstanbul Festivali, bu yıl da festival deneyimini bir üst seviyeye taşıyor. Açılış günü olan 1 Ağustos’ta sadece basketbol sahalarında değil, elektronik müzik sahnesinde de devleşen veDJ Dieselismiyle tanınan ünlü basketbolcu ShaquilleO’Neal, festivalin en unutulmaz gecelerinden birini yaşatacak.Ardından 2 Ağustos’ta sırasıyla Aleyna Tilki ve Edis, 3 Ağustos’ta Emre Fel ve Melike Şahin konserleri gerçekleşecek.

Dünya yıldızlarından Jennifer Lopez, 5 Ağustos’ta İstanbul Festivali kapsamında muhteşem bir performans sunacak. Devamında6 Ağustos’ta Dedublüman ve Emir Can İğrek, 7 Ağustos’ta Adamlar ve maNga, 8 Ağustos’ta Dolu Kadehi Ters Tut ve Duman, 10 Ağustos’ta Buray ve Gülşen sahne alacak. Tarihler 12 Ağustos’u gösterdiğinde, MÜYORBİR25. Kuruluş Yıl Dönümü adına Cem Adrian, Gökhan Türkmen, Hande Yener, Kubat, Melek Mosso ve Nükhet Duru, ardı ardına sahne alarak “Rüya Gibi Bir Gece” yaşatacak.

İstanbul Festivali,14 Ağustos’ta Simge Sağın ve Mabel Matiz, 15 Ağustos’ta Ati242 ve Sagopa Kajmer, 16 Ağustos’ta da Semicenk ve Yıldız Tilbe konserleri ile devam edecek.

Festivalin organizatörü olan Focus İstanbul Etkinlik Yönetimi’nin CEO’su Özlem Adıgüzel, geçen 3 yılda milyonlarca insana ulaşarak keyifli anlar yaşattıklarının altını çizerek bu sene de festivalin global katılımcı ağını daha da genişletmek, ziyaretçilere sunulan deneyim alanlarını artırmak ve festival atmosferini daha interaktif bir hale getirmek için yoğun bir programda çalıştıklarını ifade etti.

Müzik

Cansu: Bazen insan tam da kaybolduğu anlarda yönünü yeniden buluyor #röportaj

Cansu’yla “Pusula”nın “Pastel Melankoli” sonrası geldiği yeri, şarkının merkezindeki ikilemi, kaybolma ve yönünü yeniden bulma hâlini ve müziğinde kurduğu görsel dünyayı konuştuk.

7 şarkılık konsept albümü “Pastel Melankoli” ile kendi anlatı dünyasını kuran Cansu, yeni teklisi “Pusula” ile aşkın içindeki ihtimallere ve karar vermenin kolay olmadığı anlara odaklanıyor. Sözü ve müziği sanatçıya ait olan şarkı, yeniden bir şans vermekle vazgeçebilme cesareti arasında kalan bir kalbin hikâyesini anlatıyor. Cansu’yla “Pusula”nın “Pastel Melankoli” sonrası geldiği yeri, şarkının merkezindeki ikilemi, kaybolma ve yönünü yeniden bulma hâlini ve müziğinde kurduğu görsel dünyayı konuştuk.

“Pastel Melankoli”de kırılganlık, kabullenme ve kendini seçme hâli vardı. “Pusula” bu yolculuğun ardından nasıl bir yerden çıktı?

Pastel Melankoli konsept bir albümdü ve dediğiniz gibi içinde farklı duygular barındıran, akışında ilerleyen ve ayrılık sonrası kendini seçme hâliyle sonuçlanan bir hikâyeydi. “Pusula”yı biraz daha farklı bir duyguyla yazmış olsam da, aslında yine benzer duygular taşıyan bir şarkı oldu. Aşkın içindeki ihtimallere değindiğim; yeniden bir şans vermekle, o aşktan vazgeçebilme cesaretini aynı anda hissettiren bir şarkı.

“Pusula”da bitmiş bir aşkı geride bırakmakla ona yeniden şans vermek arasında kalan bir duygu var. Bu şarkıyı yazarken siz o duygunun daha çok hangi tarafındaydınız?

Sanırım tam ortasındaydım. İnsanın her şeyden önce kendiyle mutlu olabilmesi gerektiğine inanıyorum. O zaman yeniden denemeyi de, vazgeçebilmeyi de daha korkusuzca sorgulayabiliyorsun. Tabii burada sağlıksız bir ilişkiden bahsetmiyorum. Aksine, iki tarafın da birbirini sevdiği ama hayatın getirdiği başka zorluklar nedeniyle karar vermenin kolay olmadığı bir durumdan bahsediyorum. “Pusula” da tam olarak bu ikilemi anlatıyor.

Şarkının adı “Pusula” ama anlattığı yerde biraz kaybolmak da var. Sizce insan bazen yolunu bulmak için önce kaybolmak zorunda mı kalıyor?

Kaybolmanın da yolun bir parçası olduğuna inanıyorum. Öyle ya da böyle, her insanın ilişkilerinde daha önce hiç karşılaşmadığı sorularla yüzleştiği dönemler olabiliyor. Bence insanın dönüşebilmesi ve kendini daha iyi tanıyabilmesi de büyümenin en önemli parçalarından biri. Bazen doğru olduğuna inandığınız ya da sizi çıkmazda hissettiren bir duygu, zamanla hiç beklemediğiniz kapılar ve mucizeler açabiliyor. O yüzden ben kaybolmayı her zaman kötü bir şey olarak görmüyorum; bazen insan tam da o anlarda yönünü yeniden buluyor.

“Pastel Melankoli”de her şarkıyı ayrı bir oda gibi düşündüğünüzü söylemiştiniz. “Pusula” o evin içinde olsaydı, nasıl bir yerde dururdu?

Boşver Sevme Beni ile Gözyaşı Bulutu arasında olurdu sanırım. Çünkü “Boşver Sevme Beni”, vazgeçebilme cesaretini; “Gözyaşı Bulutu” ise o duygunun ardından gelen kabullenişi ve iyileşmeyi anlatıyor. “Pusula” ise tam ikisinin arasında duran bir şarkı.

Söz, beste ve görsel dünya tarafında kendi hikâyenizi kendiniz kuruyorsunuz. Bir şarkı yazarken onun görüntüsü, rengi ya da sahnesi de sizinle birlikte mi geliyor?

Bu değişebiliyor. Bazen yazarken o duyguyu hayal edip her şeyi ona göre şekillendiriyorum, bazen de şarkı tamamlandıktan sonra görüntüsü, rengi ve atmosferi kendiliğinden canlanıyor gözümde. Bence görsel dünya da hikâyenin önemli bir parçası. O atmosferi oluşturduğumda, dinleyenlerimin şarkıyla ve anlattığım hikâyeyle daha güçlü bir bağ kurabildiğini hissediyorum.

Devamını Oku

Müzik

Bahadır Tatlıöz ve Deeperise’tan yazın afro house bombası

Bahadır Tatlıöz, elektronik ve house müziğin küresel çaptaki başarılı prodüktörlerinden Deeperise ile güçlerini birleştirdi.

Türk pop müziğinin en üretken ve özgün şarkı yazarlarından Bahadır Tatlıöz, elektronik ve house müziğin küresel çaptaki başarılı prodüktörlerinden Deeperise ile güçlerini birleştirdi. Müzikseverlerin merakla beklediği bu heyecan verici iş birliğinin ürünü olan yepyeni single “Kerime”, Sony Music Türkiye etiketiyle dinleyicilerle buluştu.

Sıcak Melodiler ve Modern Afro House Ritimleri

İki usta sanatçının ortak vizyonu ve ortak fikriyle şekillenen “Kerime”, son dönemin en popüler müzik akımlarından Afro House altyapısı üzerine inşa ediliyor. Söz ve müziği tamamen Bahadır Tatlıöz’ün imzasını taşıyan eserin modern sound yapısı, düzenleme (aranje), mix ve mastering koltuğunda ise Deeperise’ın profesyonel dokunuşları yer alıyor. Akıcı ritmi ve kulaklarda hemen yer eden sıcak melodileriyle şarkı, yaz mevsiminin yüksek enerjisini doğrudan dinleyiciye aşılıyor.

Hem Dans Ettiren Hem de Duygusunu Geçiren Özel Bir Atmosfer

Bahadır Tatlıöz’ün samimi vokal tarzı ve hikaye anlatımındaki ustalığı, Deeperise’ın dinamik ve özgün prodüksiyon yaklaşımıyla kusursuz bir uyum yakalıyor. Ortaya çıkan bu sinerji, ritmiyle kitleleri dans ettirirken bir yandan da hissettirdiği duygusal derinlikle dinleyiciyi içine çeken sıcacık bir atmosfer yaratıyor.

Devamını Oku

Copyright © 2022 Refleksif.com