Bizimle İletişime Geçin

Sinema

İBB Beyoğlu Sineması’nda Ağustos ayı: Parazit’ten Godfather’a

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen “Beyoğlu’nda Yaz” temalı açık sinema etkinlikleri, İBB Beyoğlu Sineması’nda Ağustos ayında da devam ediyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen “Beyoğlu’nda Yaz” temalı açık sinema etkinlikleri, İBB Beyoğlu Sineması’nda Ağustos ayında da devam ediyor. Gösterim programı, ödüllü yapımlardan sinema tarihine damga vurmuş klasikleri ve güncel bağımsız filmleri bir araya getiriyor. Etkinlikler ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor.

The New York Times tarafından 21. yüzyılın en iyi filmi seçilen ve dört Oscar ödülü kazanan Parazit, Francis Ford Coppola’nın başyapıtı The Godfather üçlemesi, Wachowski Kardeşler imzalı Matrix, Ridley Scott’ın Marslı ve Christopher Nolan’ın Inception gibi geniş kitlelere ulaşan yapımlar ay boyunca izleyiciyle buluşacak.

Aki Kaurismäki’nin Sararmış Yapraklar, Wong Kar-wai’nin Aşk Zamanı, Park Chan-wook’un Ayrılma Kararı, Paweł Pawlikowski’nin Soğuk Savaş, Maryam Moghadam ve Behtash Sanaeeha’nın En Sevdiğim Pastam, Yann Samuell’in Cesaretin Var mı Aşka? gibi yapımlar da aşk temasını farklı yönleriyle ele alıyor. Programda ayrıca Emir Kusturica’nın Underground ve Arizona Dream filmleri de yer alıyor.

Çocuk Matinesi ve Gece Sineması

Ağustos ayında çocuk izleyicilere özel olarak hazırlanan seçkide İnanılmaz Aile, İyi Bir Dinozor, Sevimli Canavarlar Üniversitesi, Küçük Ayak ve Ralph ve İnternet filmleri gösterilecek.

Gece Sineması kuşağında ise 8 Ağustos Cuma akşamı yönetmenliğini Shawn Levy’nin üstlendiği Müzede Bir Gece üçlemesi, arka arkaya düzenlenecek özel seanslarda izlenebilecek.

Korku Kuşağında Klasikler

Ayın korku seçkisinde Alfred Hitchcock’un ölümsüz klasiği Psycho ile Neil Jordan’ın yönettiği Vampirle Görüşme filmleri yer alıyor.

Katılım ve Bilgilendirme

İBB Beyoğlu Sineması, haftanın altı günü sinemaseverleri ağırlamaya devam ediyor. Tüm gösterimler ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor. Biletler, İstanbul Senin mobil uygulaması üzerinden temin edilebiliyor. Güncel programa ve etkinlik bilgilerine İBB Beyoğlu Sineması’nın sosyal medya hesaplarından ulaşılabilir.

Sinema

Ferdi Özbeğen’in hayatı film oluyor

Türk müziğinin zarafeti, eşsiz yorumu ve neşesiyle bir döneme damgasını vuran efsane ismi Ferdi Özbeğen’in hayat hikâyesi sinemaya taşınıyor.

Türk müziğinin zarafeti, eşsiz yorumu ve neşesiyle bir döneme damgasını vuran efsane ismi Ferdi Özbeğen’in hayat hikâyesi sinemaya taşınıyor. Piyanist şantörlük ekolünün en büyük temsilcisi olan Özbeğen’in yaşamını anlatacak film, Türkiye’nin bir dönemine ayna tutmaya hazırlanıyor.

Senaryo Çalışmaları Tamamlanmak Üzere

Yapımcılığını Orchestra Content’in, yaratıcı yapımcılığını ise Mine Şengöz’ün üstlendiği projenin hazırlık süreci büyük bir titizlikle yürütülüyor. 2023 yazından bu yana senaryo üzerinde çalışan Yiğit Güralp’in kaleminden çıkan hikâye, son aşamaya geldi. Film, sanatçının müzikal dehasının yanı sıra topluma bıraktığı manevi mirası da odağına alıyor.

TEV ve Alanında Uzman İsimlerin Danışmanlığı

Vefasından önce tüm mal varlığını gençlerin eğitimine katkı sağlamak amacıyla Türk Eğitim Vakfı (TEV)’na bağışlayan Özbeğen’in hayatı, vakfın da katkılarıyla gerçeğe en yakın haliyle kurgulanıyor. Filmin danışman kadrosunda ise kültür-sanat dünyasının önemli isimleri yer alıyor:

  • Tuğrul Eryılmaz
  • Gülşen İşeri
  • Murat Özyaşar
  • Murat Meriç
  • İdris Pehlivan
  • Hilmi Özbeğen

Vizyon Tarihi: 2027

Görkemli bir prodüksiyonla hayata geçirilmesi planlanan film, izleyiciyi sadece bir sanatçının hayatına değil, Türkiye’nin en renkli ve tutkulu yıllarına da götürecek. Ferdi Özbeğen’in hem sahnedeki görkemini hem de insani derinliğini yansıtacak olan yapım, 2027 yılında sinemaseverlerle buluşacak.

Devamını Oku

Sinema

Long Play Müzik Filmleri Festivali, ilk yılında müzik ve sinemayı aynı çatıda buluşturdu

Long Play Müzik Filmleri Festivali, üç gün boyunca gösterimler, söyleşiler, atölyeler ve belgesel film yarışmasıyla müzik ve sinema tutkunlarını bir araya getirdi.

Yönetmen Gökçe Kaan Demirkıran direktörlüğünde 5–6–7 Aralık tarihlerinde Biletinial Torun Center Sinemaları’nda ilk kez düzenlenen Long Play Müzik Filmleri Festivali, üç gün boyunca gösterimler, söyleşiler, atölyeler ve belgesel film yarışmasıyla müzik ve sinema tutkunlarını bir araya getirdi. Müziğin sinema aracılığıyla yeni bir anlatıya dönüştüğü festival, yoğun ilgiyle karşılandı.

Ulusal ve uluslararası müzik temalı belgesellerden oluşan seçkisiyle festival, müziğin kültürel hafıza, kimlik ve topluluk duygusuyla kurduğu ilişkiye odaklandı. Gösterimlerin ardından düzenlenen söyleşiler, izleyiciler ile yaratıcılar arasında samimi ve canlı bir buluşma alanı yarattı.

Belgesel yarışmasında En İyi Belgesel Ödülü, jüri değerlendirmesiyle Bir Orkestranın İzinde filmine verildi. Ödülü, filmin kahramanlarından Ezel Gönül Acar’a jüri üyesi Fadik Sevin Atasoy takdim etti. Finalde yer alan yapımlar arasında Bir Orkestranın İzinde, Aşırı Kişisel Belgesel, Recife Tem Um Coração, The Rhythm of Balance, Balkancisco, Bakırköy Underground, Return of the Creeps ve Bartók Nyomában bulunuyordu. Festival Özel Ödülü ise Bakırköy Underground filmiyle Berkay Şatır’a verildi.

Festival programı söyleşiler ve özel gösterimlerle zenginleşti. Açılış, Nezih Ünen’in Anadolu’nun Kayıp Şarkıları belgeseliyle yapıldı. Neredesin Firuze’nin 20. yılına özel gerçekleştirilen, tüm biletleri tükenen gösterim büyük ilgi gördü; yönetmen Ezel Akay, film müziklerindeki alışılmadık yaklaşımı izleyicilerle paylaştı. Cem Karaca’nın Gözyaşları belgeseli de yoğun ilgiyle takip edildi; sanatçının oğlu Emrah Karaca gösterim sonrası duygularını samimiyetle aktardı.

Üçüncü gün, Fatih Akın’ın İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek belgeseli ile devam etti. Gösterim sonrası, filmde yer alan Baba Zula’nın kurucusu Murat Ertel, moderatör Murat Beşer ile yaptığı söyleşide müzikal yolculuğunun ilham kaynaklarına değindi.

Festivalin kapanışı, Damien Chazelle’in üç Oscar ödüllü filmi Whiplash ile yapıldı. Gösterim sonrası düzenlenen söyleşide, Burak Gürpınar, Gökhan Tunçişler ve Yağız İpek, Gizem Ertürk moderatörlüğünde disiplin, tutku ve sahnede sınırları zorlama üzerine ilham verici bir sohbet gerçekleştirdi. Davulun güçlü bir ifade biçimi olduğu vurgulanan bu buluşma, festivalin en akılda kalan anları arasında yer aldı.

Festival Direktörü Gökçe Kaan Demirkıran, Long Play’in çıkış fikrini müziği yalnızca dinlenen değil, düşünce ve paylaşım alanı olarak ele almak istedikleri sözleriyle anlattı. Sinemanın anlatı gücüyle müziğin birleştiğinde ortaya çıkan etkiden yola çıkan festival, müzisyenleri, yönetmenleri ve izleyicileri ortak bir zeminde buluşturarak sürdürülebilir bir alan yaratmayı hedefliyor.

Long Play Müzik Filmleri Festivali, müzik ve sinemanın kesişimindeki özgün atmosferiyle İstanbul’un kültür-sanat hayatına yeni bir soluk getirirken, önümüzdeki yıllarda bu buluşmayı büyüterek sürdürmeyi amaçlıyor.

Devamını Oku

Copyright © 2022 Refleksif.com