Bizimle İletişime Geçin

Müzik

Eylem, Kıbrıs’ın sıcaklığını “Gave” ile dijital platformlara taşıdı

Eylem, müzikal kariyerine anlamlı ve kültürel bir halka daha ekliyor. Müzik hayatı boyunca farklı kültürleri, dilleri ve coğrafyaları aynı potada buluşturan başarılı sanatçı, bu kez köklü mirasından ilham alıyor.

Türkçe ve İngilizceyi aynı şarkılarda buluşturan ve çift dilli pop müziğin Türkiye’deki öncü isimlerinden biri olan Eylem, müzikal kariyerine anlamlı ve kültürel bir halka daha ekliyor. Müzik hayatı boyunca farklı kültürleri, dilleri ve coğrafyaları aynı potada buluşturan başarılı sanatçı, bu kez köklü mirasından ilham alıyor. Eylem, Kuzey Kıbrıs’ın kültürel hafızasında derin izler taşıyan anonim türkü “Gave”yi kendi özgün müzikal kimliğiyle yeniden yorumladı. Sanatçının merakla beklenen yeni teklisi, EylemOfficial etiketiyle tüm dijital platformlarda yerini aldı.

Düğünde Keşfetti, Kendi Kalemiyle Zenginleştirdi

Geçtiğimiz yıl katıldığı bir Kıbrıs düğününde “Gave”nin geleneksel versiyonunu ilk kez dinleyen ve şarkının melodik sıcaklığına hayran kalan Eylem, kendisi de Kıbrıslı olmasına rağmen geç tanıştığı bu eseri günümüz dinleyicisiyle buluşturmaya karar verdi. Melodinin samimiyetinden ilham alan sanatçı, şarkıya kendi kaleminden yeni sözler ve neşeli Kıbrıs ağzı ifadeleri de ekledi. “Haydi gel içelim kahve” çağrısıyla dinleyicisini ortak bir masanın etrafında toplayan Eylem, kahvenin dili, dini, coğrafyası olmayan evrensel bir dostluk simgesi olduğunun altını çiziyor.

“Dünya Espresso Derken Biz Kahvemizin Sohbetini Söylüyoruz”

Kıbrıs kültüründe kahveyi (gave) yalnızca bir içecek değil; sohbetin, dostluğun, aşkın ve dertleşmenin zamansız bir ritüeli olarak tanımlayan Eylem, projeyle ilgili duygularını aktarırken şu ifadelere yer veriyor:

“Dünya espresso derken, bizim kültürümüzde telvesiyle, sohbetiyle anılan Türk kahvesinin bambaşka ve çok derin bir anlamı var. Kahve; insanı ana getiren, düşünceleri yavaşlatan, paylaşmayı çoğaltan bir bağ. Ben de ‘Gave’ ile bu kültürel mirası ve adanın sıcaklığını müziğime taşımak istedim.”

Folk Kökler, World Music ve Raga Ritimleriyle Buluştu

Şarkının prodüksiyon mutfağında da dikkat çekici bir sanatsal dokunuş yer alıyor. Aranjörlüğünü NɆGRØ’nun üstlendiği eser, ana özündeki folk köklerini titizlikle korurken world music ve raga tınılarıyla zenginleştirildi. Geleneksel ruhunu kaybetmeden modern bir kimlik kazanan “Gave”, tempolu ve kıpır kıpır altyapısıyla dinleyiciyi bir yandan dansa davet ederken bir yandan da Kıbrıs’ın o samimi ve güneşli atmosferine götürüyor.

Eylem’in kültürel bir köprü kurduğu yeni teklisi “Gave”, tüm dijital müzik platformlarında ve video klibiyle YouTube’da dinleyicilerini bekliyor!

Devamını Oku
Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Müzik

Cansu: Bazen insan tam da kaybolduğu anlarda yönünü yeniden buluyor #röportaj

Cansu’yla “Pusula”nın “Pastel Melankoli” sonrası geldiği yeri, şarkının merkezindeki ikilemi, kaybolma ve yönünü yeniden bulma hâlini ve müziğinde kurduğu görsel dünyayı konuştuk.

7 şarkılık konsept albümü “Pastel Melankoli” ile kendi anlatı dünyasını kuran Cansu, yeni teklisi “Pusula” ile aşkın içindeki ihtimallere ve karar vermenin kolay olmadığı anlara odaklanıyor. Sözü ve müziği sanatçıya ait olan şarkı, yeniden bir şans vermekle vazgeçebilme cesareti arasında kalan bir kalbin hikâyesini anlatıyor. Cansu’yla “Pusula”nın “Pastel Melankoli” sonrası geldiği yeri, şarkının merkezindeki ikilemi, kaybolma ve yönünü yeniden bulma hâlini ve müziğinde kurduğu görsel dünyayı konuştuk.

“Pastel Melankoli”de kırılganlık, kabullenme ve kendini seçme hâli vardı. “Pusula” bu yolculuğun ardından nasıl bir yerden çıktı?

Pastel Melankoli konsept bir albümdü ve dediğiniz gibi içinde farklı duygular barındıran, akışında ilerleyen ve ayrılık sonrası kendini seçme hâliyle sonuçlanan bir hikâyeydi. “Pusula”yı biraz daha farklı bir duyguyla yazmış olsam da, aslında yine benzer duygular taşıyan bir şarkı oldu. Aşkın içindeki ihtimallere değindiğim; yeniden bir şans vermekle, o aşktan vazgeçebilme cesaretini aynı anda hissettiren bir şarkı.

“Pusula”da bitmiş bir aşkı geride bırakmakla ona yeniden şans vermek arasında kalan bir duygu var. Bu şarkıyı yazarken siz o duygunun daha çok hangi tarafındaydınız?

Sanırım tam ortasındaydım. İnsanın her şeyden önce kendiyle mutlu olabilmesi gerektiğine inanıyorum. O zaman yeniden denemeyi de, vazgeçebilmeyi de daha korkusuzca sorgulayabiliyorsun. Tabii burada sağlıksız bir ilişkiden bahsetmiyorum. Aksine, iki tarafın da birbirini sevdiği ama hayatın getirdiği başka zorluklar nedeniyle karar vermenin kolay olmadığı bir durumdan bahsediyorum. “Pusula” da tam olarak bu ikilemi anlatıyor.

Şarkının adı “Pusula” ama anlattığı yerde biraz kaybolmak da var. Sizce insan bazen yolunu bulmak için önce kaybolmak zorunda mı kalıyor?

Kaybolmanın da yolun bir parçası olduğuna inanıyorum. Öyle ya da böyle, her insanın ilişkilerinde daha önce hiç karşılaşmadığı sorularla yüzleştiği dönemler olabiliyor. Bence insanın dönüşebilmesi ve kendini daha iyi tanıyabilmesi de büyümenin en önemli parçalarından biri. Bazen doğru olduğuna inandığınız ya da sizi çıkmazda hissettiren bir duygu, zamanla hiç beklemediğiniz kapılar ve mucizeler açabiliyor. O yüzden ben kaybolmayı her zaman kötü bir şey olarak görmüyorum; bazen insan tam da o anlarda yönünü yeniden buluyor.

“Pastel Melankoli”de her şarkıyı ayrı bir oda gibi düşündüğünüzü söylemiştiniz. “Pusula” o evin içinde olsaydı, nasıl bir yerde dururdu?

Boşver Sevme Beni ile Gözyaşı Bulutu arasında olurdu sanırım. Çünkü “Boşver Sevme Beni”, vazgeçebilme cesaretini; “Gözyaşı Bulutu” ise o duygunun ardından gelen kabullenişi ve iyileşmeyi anlatıyor. “Pusula” ise tam ikisinin arasında duran bir şarkı.

Söz, beste ve görsel dünya tarafında kendi hikâyenizi kendiniz kuruyorsunuz. Bir şarkı yazarken onun görüntüsü, rengi ya da sahnesi de sizinle birlikte mi geliyor?

Bu değişebiliyor. Bazen yazarken o duyguyu hayal edip her şeyi ona göre şekillendiriyorum, bazen de şarkı tamamlandıktan sonra görüntüsü, rengi ve atmosferi kendiliğinden canlanıyor gözümde. Bence görsel dünya da hikâyenin önemli bir parçası. O atmosferi oluşturduğumda, dinleyenlerimin şarkıyla ve anlattığım hikâyeyle daha güçlü bir bağ kurabildiğini hissediyorum.

Devamını Oku

Müzik

Bahadır Tatlıöz ve Deeperise’tan yazın afro house bombası

Bahadır Tatlıöz, elektronik ve house müziğin küresel çaptaki başarılı prodüktörlerinden Deeperise ile güçlerini birleştirdi.

Türk pop müziğinin en üretken ve özgün şarkı yazarlarından Bahadır Tatlıöz, elektronik ve house müziğin küresel çaptaki başarılı prodüktörlerinden Deeperise ile güçlerini birleştirdi. Müzikseverlerin merakla beklediği bu heyecan verici iş birliğinin ürünü olan yepyeni single “Kerime”, Sony Music Türkiye etiketiyle dinleyicilerle buluştu.

Sıcak Melodiler ve Modern Afro House Ritimleri

İki usta sanatçının ortak vizyonu ve ortak fikriyle şekillenen “Kerime”, son dönemin en popüler müzik akımlarından Afro House altyapısı üzerine inşa ediliyor. Söz ve müziği tamamen Bahadır Tatlıöz’ün imzasını taşıyan eserin modern sound yapısı, düzenleme (aranje), mix ve mastering koltuğunda ise Deeperise’ın profesyonel dokunuşları yer alıyor. Akıcı ritmi ve kulaklarda hemen yer eden sıcak melodileriyle şarkı, yaz mevsiminin yüksek enerjisini doğrudan dinleyiciye aşılıyor.

Hem Dans Ettiren Hem de Duygusunu Geçiren Özel Bir Atmosfer

Bahadır Tatlıöz’ün samimi vokal tarzı ve hikaye anlatımındaki ustalığı, Deeperise’ın dinamik ve özgün prodüksiyon yaklaşımıyla kusursuz bir uyum yakalıyor. Ortaya çıkan bu sinerji, ritmiyle kitleleri dans ettirirken bir yandan da hissettirdiği duygusal derinlikle dinleyiciyi içine çeken sıcacık bir atmosfer yaratıyor.

Devamını Oku

Copyright © 2022 Refleksif.com