Sahne Sanatları
Efsanevi oyun “Gece Diyarı” Türkiye’de ilk kez sahneleniyor!
Dünyaca ünlü Alman yazar Marius von Mayenburg’un, Berlin ve Londra’nın prestijli sahnelerinde büyük ilgi gören oyunu “Gece Diyarı” Türkiye’de sahneleniyor
“Gece Diyarı”, babalarından kalan evde A. Hitler imzalı bir resim bulan kardeşlerin geçmişleri ve gelecekleri üzerine kendileri sorgulamalarını konu alıyor. İç hesaplaşmalarla süren oyun temposu ve mizahıyla seyircilere keyifli dakikalar yaşatıyor.
Prömiyeri 28. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında gerçekleştiren, yapımcılığını Salih Bademci’nin üstlendiği, Siyah-Beyaz ve Renkli Tiyatro ekibi tarafından sahnelenmeye başlayan “Gece Diyarı”nın oyuncu kadrosunda Çağrı Şensoy, Güneş Sayın, Hüseyin Sevimli, İmer Özgün Bademci ve Yağmur Kaşifoğlu yer alıyor.
“Biz ülkelerimizin geçmişte yaptıklarından sorumlu olabilir miyiz? Ya bugün yaptıklarından? Şahsen yapmadığımız şeylerin yükünü ve vicdan azabını taşıyabilir miyiz? Peki o geçmişin ülkeye kazandırdıklarından hala faydalanıyorsak?” sorularını seyircilerle birlikte cevaplayan Mayenburg imzalı “Gece Diyarı”, Michael Önder yönetmenliğinde sahneleniyor.
“Hayatta tartışmalar tıkandıysa ona verilecek tek sağlıklı tepki güldürmektir” diyen oyunun yönetmeni Michael Önder, projenin en çok dikkat çeken noktasının komedisi olduğunu belirtiyor.
“Gece Diyarı” seyircilerin hayattaki duruşlarını ve kimliklerini kahkahalar eşliğinde sorgulatıyor.
2025 itibariyle yeni gösterimlerine başlayan “Gece Diyarı”nın bir sonraki oyunu 19 Ocak’ta Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi’nde!
Müzik
“Yonca’nın 90’lar Ekspresi” Fişekhane’de başlıyor
Yonca Evcimik, uzun süredir üzerinde titizlikle çalıştığı yeni projesiyle sahne sanatlarına radikal bir soluk getirmeye hazırlanıyor.
Türk pop müziğinin öncü isimlerinden Yonca Evcimik, uzun süredir üzerinde titizlikle çalıştığı yeni projesiyle sahne sanatlarına radikal bir soluk getirmeye hazırlanıyor. “Yonca’nın 90’lar Ekspresi” adını taşıyan bu özel gösteri, alışılagelmiş konser formatlarının dışına çıkarak dans, dijital sanatlar, müzik ve tiyatroyu aynı potada eriten çok katmanlı bir kabare eseri olarak kurgulandı. Sahne tasarımından anlatım diline kadar modern bir estetik anlayışıyla hazırlanan proje, izleyiciyi sadece bir dinleyici olmaktan çıkarıp, dönemin ruhuna tanıklık eden aktif bir katılımcıya dönüştürmeyi hedefliyor.
Mahalle Sıcaklığından Popüler Kültürün Parıltısına
Tek perdelik bir kabare formatında tasarlanan gösteri, Yonca Evcimik’in biyografik yolculuğunu 90’lı yılların sosyo-kültürel atmosferiyle birleştiriyor. Anlatı, izleyiciyi o yılların samimi mahalle sıcaklığından alarak popüler kültürün parıltılı ve kaotik dünyasına uzanan kesintisiz bir yolculuğa davet ediyor. Hafızalara kazınan nesnelerin, kolektif anıların ve dönemin toplumsal hafızasının teatral bir dille sahneye taşındığı bu ekspres, pop müziğin sadece ritimden ibaret olmadığını, aynı zamanda bir dönemin yaşam biçimi olduğunu vurguluyor.
Fişekhane’nin Tarihi Atmosferinde Görkemli Bir Başlangıç
Epizot Gösteri Sanatları tarafından sahneye koyulan bu iddialı yapım, 30 Mart akşamı Fişekhane’nin tarihi dokusunda görkemli bir prömiyer yapacak. Mekânın büyüleyici atmosferiyle birleşecek olan bu teknolojik ve sanatsal şov, yılın en çok ses getirecek etkinliklerinden biri olmaya aday. Lansman gecesinin iletişim süreçlerini ünlü stratejist Özgür Aras’ın üstlenmiş olması, projenin sadece sanatsal değil, sektörel anlamda da güçlü bir yankı uyandıracağının işaretlerini veriyor. 2026 yılının ilk yarısında popüler kültür gündemine damga vurması beklenen bu kabare, Yonca Evcimik’in üretken kimliğini bir kez daha tescilliyor.
Müzik
Scorpions 60. yıl turnesiyle İstanbul’da: Klaus Meine’den Türkiye’ye özel mesaj
Scorpions, 60. sanat yılını kutladığı dev turnesi kapsamında 24 Haziran 2026’da İstanbul’da müzikseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.
Dünya rock tarihinin en köklü ve etkili gruplarından Scorpions, 60. sanat yılını kutladığı dev turnesi kapsamında 24 Haziran 2026’da İstanbul’da müzikseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. BKM organizasyonuyla gerçekleşecek olan bu büyük buluşma öncesinde, grubun efsanevi lead vokalisti Klaus Meine, kayıt stüdyosundan Türk hayranlarına özel bir video mesaj gönderdi. İmza stiliyle kamera karşısına geçen Meine, İstanbul konserine duydukları heyecanı dile getirirken, grubun marş haline gelmiş hiti “Rock You Like a Hurricane”e atıfta bulunarak hayranlarını bir “kasırga” gibi sallayacaklarının sinyalini verdi. Bu mesaj, sadece bir konser daveti değil, aynı zamanda yarım asrı aşan bir müzikal mirasın stadyum ölçeğindeki prodüksiyonla Türkiye’ye taşınacağının resmi bir taahhüdü niteliği taşıyor.
Altmış Yıllık Bir Rock Efsanesinin Anatomisi
1965 yılında Hannover’de kurulan Scorpions, 100 milyonun üzerindeki albüm satış rakamıyla rock müzik endüstrisinin en başarılı aktörlerinden biri olarak kabul ediliyor. Kariyerleri boyunca kuşakları aşan ve toplumsal hafızada yer eden “Wind of Change”, “Still Loving You” ve “No One Like You” gibi başyapıtlara imza atan grup, canlı performans gücüyle de global ölçekte bir standart belirlemiş durumda. Grubun başarısı sadece ticari rakamlarla değil, aynı zamanda Soğuk Savaş döneminden günümüze kadar uzanan politik ve kültürel değişimlere müzikleriyle eşlik etmelerinden kaynaklanıyor. Hannover’in yerel sahnesinden dünya stadyumlarına uzanan bu 60 yıllık serüven, grubun istikrarlı müzikal kalitesini ve sahne enerjisini koruma becerisini de gözler önüne seriyor.
Coming Home Turnesi ve Beşiktaş Tüpraş Stadyumu Prodüksiyonu
“Coming Home — 60 Years of Scorpions” turnesi, grubun altmış yıllık sahne mirasını devasa bir prodüksiyon eşliğinde İstanbul’un kalbine taşıyacak. Beşiktaş Tüpraş Stadyumu’nun atmosferinde gerçekleşecek olan konser, yüksek ses teknolojisi ve görsel şovlarla desteklenen bir rock ayinine dönüşmeye aday görünüyor. Grubun “evine dönme” metaforu üzerinden kurguladığı bu turne, sadık dinleyici kitlesi için bir saygı duruşu niteliği taşırken, rock müziğin fiziksel ve duygusal gücünü stadyum ölçeğinde deneyimleme fırsatı sunuyor. BKM’nin profesyonel organizasyon şemsiyesi altında gerçekleşecek olan bu etkinlik, 2026 yılının Türkiye’deki en önemli uluslararası kültürel olaylarından biri olarak şimdiden takvimlerdeki yerini aldı.
