Kitap
“Yeşilçam’da Öteki Olmak” yeni baskısıyla raflarda
Sinema tarihimiz üzerine birçok çalışması ve fotoğraf koleksiyonu bulunan Dilara Balcı’nın Yeşilçam’da Öteki Olmak kitabı yeniden basıldı.
Sinema tarihimiz üzerine birçok çalışması, film, afiş ve fotoğraf koleksiyonu bulunan Yaşar Üniversitesi Film Tasarımı Bölümü Dr. Öğretim Görevlisi Dilara Balcı’nın Yeşilçam’da Öteki Olmak adlı kitabı, Ayrıntı Yayınları tarafından yeniden basıldı. Birçok gayrimüslimin de görev yaptığı Yeşilçam’ı farklı bir boyuttan ele alan çalışma, Türkiye sinemasında gayrimüslim vatandaşların temsil biçimlerine ve karikatür tiplemelerin arkasında yatan ötekileştirmeye dair eleştirel bir bakış sunuyor. Fotoğrafların ve film karelerinin de eşlik ettiği Yeşilçam’da Öteki Olmak, Dilara Balcı’nın yeni baskıya özel kaleme aldığı önsözüyle okurları bekliyor.

Türkiye sinemasında gayrimüslimlere dair yapılmış en kapsamlı araştırmalardan biri olarak görülen Yeşilçam’da Öteki Olmak, Ayrıntı Yayınları’nın Sinema Dizisi kapsamında yeniden yayımlandı. Dilara Balcı’nın ilk olarak 2013’te basılan bu önemli çalışması, daha sonra sinema ve televizyon yapımlarında “öteki” konusunu inceleyen çok sayıda kitap, kitap bölümü ve bilimsel makalenin kaleme alınmasına da öncülük etti.
1940-1977 yılları arasında çekilmiş doksan bir filmin değerlendirmesinden oluşan Yeşilçam’da Öteki Olmak, çözümlemeleriyle 1977 sonrasını da işaret ediyor. Bir yandan tarihselliği içinde Türkiye sinemasını ele alan kitap, sinemayı var eden oyuncusundan yönetmenine, laboratuvarcısından yapımcısına bütünlüklü bir fotoğraf sunuyor. Dilara Balcı, Yeşilçam’da Öteki Olmak’ta filmlerde yer alan “öteki”lerin karakter tahlillerini yaparken azınlıkların sinemadaki temsiliyet biçimlerini de ele alıyor: Bazen yalnız, isimsiz, gülünç, kimi zaman “hain”… Ve o insanların bu temsiliyetlerle iç içe geçmiş meslekleri…
Tiyatro ve edebiyat ile sinemanın etkileşiminin de bir yaklaşım olarak araştırmayı tamamladığı Yeşilçam’da Öteki Olmak’ta “öteki”lerin hikâyesi kavramsal bir eksen etrafında örülüyor.
Eleştirel bakışıyla Türkiye sinemasına sunduğu katkısının ötesinde, izleyicinin de önyargılı yaklaşımını dönüştürmeyi umut eden Yeşilçam’da Öteki Olmak, raflarda ve internet satış sitelerinde!
Kitap
Tijen Mergen’den yeni kitap: Yedi Kere Düş Sekiz Kere Kalk
Tijen Mergen, yeni kitabı “Yedi Kere Düş, Sekiz Kere Kalk” ile okurlarıyla buluşuyor.
Modern hayatın en belirgin özelliği olan hızlı değişim, bireyleri hem profesyonel hem de kişisel yaşamda sürekli bir mücadele içinde tutuyor. Pes etmeden yola devam etmenin ve her zorluğu bir deneyime dönüştürmenin önemini vurgulayan Tijen Mergen, yeni kitabı “Yedi Kere Düş, Sekiz Kere Kalk” ile okurlarıyla buluşuyor. Ceres Yayınları etiketiyle raflardaki yerini alan eser, bir başarı öyküsünden ziyade, yeniden ayağa kalkma süreçlerini merkeze alan bir rehber niteliği taşıyor.
Başarının Yeni Tanımı: Kırılma Anlarını Yönetmek
Günümüz dünyasında başarı, yalnızca varılan hedefle değil, o hedefe giden yolda karşılaşılan krizlerin nasıl yönetildiğiyle ölçülüyor. Tijen Mergen, eserinde başarının bu yeni tanımına odaklanarak, değişen koşullarda bireylerin kendilerini nasıl yeniden konumlandırabileceğini sorguluyor. Kitap, dışarıdan verilen bir öğütler silsilesi yerine; hayatın içinde bizzat sınanmış, düşmüş ve her seferinde kendini inşa etmiş bir yazarın “yol arkadaşlığını” sunuyor.
Bilimsel Temellerle Desteklenen Bir Anlatı
“Yedi Kere Düş, Sekiz Kere Kalk”, sadece yazarın kişisel anılarından ibaret değil. Eser, anlatılan deneyimleri Harvard Üniversitesi’nin 80 yılı aşkın süredir devam eden mutluluk araştırmaları ve Martin Seligman’ın Pozitif Psikoloji kuramlarıyla destekleyerek teorik bir derinlik kazandırıyor. Kitapta yer alan “Derdinizi paylaşabileceğiniz beş dostunuz varsa, mutlu olmaya yüzde 60 daha yakınsınız” gibi veriler, modern insanın sosyal ilişkilerine yeni bir perspektif kazandırıyor.
Sosyal Medya İllüzyonuna Karşı Pratik Çözümler
Modern yaşamın yarattığı en büyük tuzaklardan biri olan sosyal medya illüzyonuna karşı durmayı öneren Mergen, okuru konfor alanından çıkararak kendi hayatının direksiyonuna geçmeye davet ediyor. Kitapta sunulan “Yaşam Çarkı” gibi pratik çözüm önerileri, belirsizlik çağında durup nefes almak ve içsel gücü keşfetmek isteyen her yaştan okur için somut bir yol haritası çiziyor.
Harekete geçmenin enerjiyi artıracağına inanan yazar, bu kitabıyla biyolojik yaştan bağımsız olarak her yaşın potansiyelini keşfetmeye çağırıyor.
Kitap
Deniz Saydam’ın ilk romanı “Ruhu Geride Kalanlar” raflarda: Bir iyileşme hikâyesi
Librum Kitap etiketiyle tüm kitapçılarda yerini alan “Ruhu Geride Kalanlar”, özellikle psikolojik derinliği olan anlatılardan hoşlanan edebiyatseverler için güçlü bir alternatif sunuyor.
Gündelik hayatın hızı içinde yürünmesi gereken yolları yürüyor, yetişilmesi gereken yerlere telaşla yetişiyoruz. Ancak bu koşturmaca sırasında, en yakınımızdakilerin iç dünyasındaki sessiz çöküşleri, yani “Ruhu Geride Kalanlar”ı fark etmek her zaman mümkün olmuyor. Yazar Deniz Saydam, Librum Kitap tarafından yayımlanan ilk romanı ile okuru bu çarpıcı gerçekle yüzleştiriyor.
Bir Abla-Kardeş Günlüğü: Defne ve Seniha’nın Dünyası
Roman, merkezine iki kız kardeşin dramatik ve bir o kadar umut dolu hikâyesini alıyor. Bir yanda adliye koridorlarından hastane odalarına koşan Defne’nin bitmek bilmeyen telaşı, diğer yanda ise bulimia hastalığının gölgesinde ruhsal ve fiziksel bir çöküş yaşayan ablası Seniha yer alıyor. Sararmış bir zarftan dökülen günlükler, bu iki kadının geçmişini, bugünün kurgusuyla sarsıcı bir biçimde birleştiriyor.
“Kendi Hikâyemizi Bilirsek, Kendimizi de Severiz”
Deniz Saydam, karakterlerinin iyileşme yolculuğunu “Kendi hikâyemizi bilirsek, kendimizi de severiz” mottosu üzerine inşa ediyor. Kitap, sadece bir aile dramı değil; aynı zamanda bireyin kendi yaralarıyla barışma ve öz şefkat kazanma sürecini de derinlemesine işliyor. Aile bağları, kardeşlik dinamikleri ve toplumsal baskıların birey üzerindeki etkileri, nitelikli bir edebiyat diliyle ele alınıyor.
Türk Edebiyatında Yeni Bir Soluk
Librum Kitap etiketiyle tüm kitapçılarda yerini alan “Ruhu Geride Kalanlar”, özellikle psikolojik derinliği olan anlatılardan hoşlanan edebiyatseverler için güçlü bir alternatif sunuyor. Deniz Saydam, bu ilk romanıyla en yakınlarımızın bile farkında olmadığımız içsel savaşlarını görünür kılarak, günümüz edebiyat sahnesine etkileyici bir giriş yapıyor.
