Bizimle İletişime Geçin

Sinema

Tolga Karaçelik’in yeni filmi, dünya prömiyerini New York’ta yapacak

Tolga Karaçelik’in, yeni filmi “The Shallow Tale of a Writer Who Decided To Write About A Serial Killer”, çekimlerinin gerçekleştiği New York’ta dünya prömiyerini yapacak!

Tolga Karaçelik’in, başrollerini dünyaca ünlü oyuncular Steve Buscemi, Britt Lower ve John Magaro’nun paylaştığı yeni filmi “The Shallow Tale of a Writer Who Decided To Write About A Serial Killer”, çekimlerinin gerçekleştiği New York’ta dünya prömiyerini yapacak! Karaçelik’in yazıp yönettiği dördüncü ve İngilizce çekilen ilk filmi “The Shallow Tale of a Writer Who Decided To Write About A Serial Killer”, New York’ta düzenlenen 2024 Tribeca Film Festivali’nin, yıldız isimlerin prömiyerlerine ev sahipliği yapan Spotlight bölümü kapsamında 8 Haziran’da ilk kez izleyiciyle buluşacak. Kara komedi türündeki film, bir boşanmanın ortasında bocalayan bir yazar ile ona gündüzleri evliliği; geceleri ise yeni kitabında kaleme aldığı seri cinayetlerdeki öldürme yöntemleri için danışmanlık yapan emekli bir seri katilin tesadüfi ve tuhaf arkadaşlığını konu alıyor.

Dünya çapında festivallere damga vuran ve çok sayıda ödül kazanan “Gişe Memuru”,“ Sarmaşık” ve “Kelebekler” filmleriyle uzun süre gündemden düşmeyen Tolga Karaçelik, aynı zamanda “Kelebekler” ile Sundance Film Festivali 2018’de Dünya Sineması Büyük Ödülü’nü kazanan ilk yerli yapım olarak tarihi bir başarıya imza atmıştı. Karaçelik, şimdi de yazıp yönettiği “The Shallow Tale of a Writer Who Decided To Write About A Serial Killer” (“Bir Seri Katil Hakkında Yazmaya Karar Veren Bir Yazarın Sığ Hikâyesi”) adlı dördüncü filmini sinemaseverlerin karşısına çıkarmaya hazırlanıyor.

Başrollerini ABD’li yıldızlar Steve Buscemi, Britt Lower ve John Magaro’nun paylaştığı kara komedi türündeki “The Shallow Tale of a Writer Who Decided To Write About A Serial Killer”, seyirciyle ilk kez, çekimlerinin de gerçekleştiği New York’ta buluşacak. 5 –16 Haziran tarihleri arasında düzenlenen 2024 Tribeca Film Festivali’nin Spotlight bölümüne seçilen film, 8 Haziran Cumartesi günü saat 17.00’de SVA Theatre’da dünya prömiyerini gerçekleştirecek. Jane Rosenthal, Robert De Niro ve Craig Hatkoff tarafından başlatılan ve 2002 yılından bu yana her yıl Tribeca Productions tarafından düzenlenen festivalin Spotlight bölümü, çok sevilen yönetmen, yapımcı ve yıldız oyuncuların beklenen prömiyerlerini sinemaseverlerle buluşturuyor.

Tolga Karaçelik’in İngilizce çektiği ilk film olan “The Shallow Tale of a Writer Who Decided To Write About A Serial Killer”ın 22 gün süren çekimleri New York’un farklı noktalarında; post prodüksiyon çalışmaları ise New York, Los Angeles ve İstanbul’da gerçekleşti.

“The Shallow Tale of a Writer Who Decided To Write About A Serial Killer”ın yapımcılığını Cinegryphon Entertainment çatısı altında Sinan Eczacıbaşı, Scott Aharoni ve Mustafa Kaymak’la birlikte Wren Arthur ile Steve Buscemi’nin Olive Productions ve Alihan Yalçındağ’ın May Productions şirketleri, Tolga Karaçelik ve Alex Peace Power üstleniyor. Filmin uygulayıcı yapımcıları ise Britt Lower, John Magaro, Kanat Doğramacı (Asteros Film), Ali Yürüer, Aret Taşçıyan ve Irmak Pakdemir. Görüntü yönetmenliğini, Black Bird ile Emmy ödülü alan ilk kadın görüntü yönetmeni Natalia Kingston’ın; prodüksiyon tasarımını American Honey, Hanna gibi yapımlara imza atan Lance Mitchell’in üstlendiği “The Shallow Tale of a Writer Who Decided To Write About A Serial Killer”in müzik süpervizörlüğünü Emmy ödüllü Ciara Elwis yapıyor. Dünya çapındaki haklarını ABD’nin en önemli şirketlerinden ikisinin, CAA Media Finance ve UTA’in yönettiği filmin kurgusu ise Evren Luş’un imzasını taşıyor.

Sinema

Ferdi Özbeğen’in hayatı film oluyor

Türk müziğinin zarafeti, eşsiz yorumu ve neşesiyle bir döneme damgasını vuran efsane ismi Ferdi Özbeğen’in hayat hikâyesi sinemaya taşınıyor.

Türk müziğinin zarafeti, eşsiz yorumu ve neşesiyle bir döneme damgasını vuran efsane ismi Ferdi Özbeğen’in hayat hikâyesi sinemaya taşınıyor. Piyanist şantörlük ekolünün en büyük temsilcisi olan Özbeğen’in yaşamını anlatacak film, Türkiye’nin bir dönemine ayna tutmaya hazırlanıyor.

Senaryo Çalışmaları Tamamlanmak Üzere

Yapımcılığını Orchestra Content’in, yaratıcı yapımcılığını ise Mine Şengöz’ün üstlendiği projenin hazırlık süreci büyük bir titizlikle yürütülüyor. 2023 yazından bu yana senaryo üzerinde çalışan Yiğit Güralp’in kaleminden çıkan hikâye, son aşamaya geldi. Film, sanatçının müzikal dehasının yanı sıra topluma bıraktığı manevi mirası da odağına alıyor.

TEV ve Alanında Uzman İsimlerin Danışmanlığı

Vefasından önce tüm mal varlığını gençlerin eğitimine katkı sağlamak amacıyla Türk Eğitim Vakfı (TEV)’na bağışlayan Özbeğen’in hayatı, vakfın da katkılarıyla gerçeğe en yakın haliyle kurgulanıyor. Filmin danışman kadrosunda ise kültür-sanat dünyasının önemli isimleri yer alıyor:

  • Tuğrul Eryılmaz
  • Gülşen İşeri
  • Murat Özyaşar
  • Murat Meriç
  • İdris Pehlivan
  • Hilmi Özbeğen

Vizyon Tarihi: 2027

Görkemli bir prodüksiyonla hayata geçirilmesi planlanan film, izleyiciyi sadece bir sanatçının hayatına değil, Türkiye’nin en renkli ve tutkulu yıllarına da götürecek. Ferdi Özbeğen’in hem sahnedeki görkemini hem de insani derinliğini yansıtacak olan yapım, 2027 yılında sinemaseverlerle buluşacak.

Devamını Oku

Sinema

Long Play Müzik Filmleri Festivali, ilk yılında müzik ve sinemayı aynı çatıda buluşturdu

Long Play Müzik Filmleri Festivali, üç gün boyunca gösterimler, söyleşiler, atölyeler ve belgesel film yarışmasıyla müzik ve sinema tutkunlarını bir araya getirdi.

Yönetmen Gökçe Kaan Demirkıran direktörlüğünde 5–6–7 Aralık tarihlerinde Biletinial Torun Center Sinemaları’nda ilk kez düzenlenen Long Play Müzik Filmleri Festivali, üç gün boyunca gösterimler, söyleşiler, atölyeler ve belgesel film yarışmasıyla müzik ve sinema tutkunlarını bir araya getirdi. Müziğin sinema aracılığıyla yeni bir anlatıya dönüştüğü festival, yoğun ilgiyle karşılandı.

Ulusal ve uluslararası müzik temalı belgesellerden oluşan seçkisiyle festival, müziğin kültürel hafıza, kimlik ve topluluk duygusuyla kurduğu ilişkiye odaklandı. Gösterimlerin ardından düzenlenen söyleşiler, izleyiciler ile yaratıcılar arasında samimi ve canlı bir buluşma alanı yarattı.

Belgesel yarışmasında En İyi Belgesel Ödülü, jüri değerlendirmesiyle Bir Orkestranın İzinde filmine verildi. Ödülü, filmin kahramanlarından Ezel Gönül Acar’a jüri üyesi Fadik Sevin Atasoy takdim etti. Finalde yer alan yapımlar arasında Bir Orkestranın İzinde, Aşırı Kişisel Belgesel, Recife Tem Um Coração, The Rhythm of Balance, Balkancisco, Bakırköy Underground, Return of the Creeps ve Bartók Nyomában bulunuyordu. Festival Özel Ödülü ise Bakırköy Underground filmiyle Berkay Şatır’a verildi.

Festival programı söyleşiler ve özel gösterimlerle zenginleşti. Açılış, Nezih Ünen’in Anadolu’nun Kayıp Şarkıları belgeseliyle yapıldı. Neredesin Firuze’nin 20. yılına özel gerçekleştirilen, tüm biletleri tükenen gösterim büyük ilgi gördü; yönetmen Ezel Akay, film müziklerindeki alışılmadık yaklaşımı izleyicilerle paylaştı. Cem Karaca’nın Gözyaşları belgeseli de yoğun ilgiyle takip edildi; sanatçının oğlu Emrah Karaca gösterim sonrası duygularını samimiyetle aktardı.

Üçüncü gün, Fatih Akın’ın İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek belgeseli ile devam etti. Gösterim sonrası, filmde yer alan Baba Zula’nın kurucusu Murat Ertel, moderatör Murat Beşer ile yaptığı söyleşide müzikal yolculuğunun ilham kaynaklarına değindi.

Festivalin kapanışı, Damien Chazelle’in üç Oscar ödüllü filmi Whiplash ile yapıldı. Gösterim sonrası düzenlenen söyleşide, Burak Gürpınar, Gökhan Tunçişler ve Yağız İpek, Gizem Ertürk moderatörlüğünde disiplin, tutku ve sahnede sınırları zorlama üzerine ilham verici bir sohbet gerçekleştirdi. Davulun güçlü bir ifade biçimi olduğu vurgulanan bu buluşma, festivalin en akılda kalan anları arasında yer aldı.

Festival Direktörü Gökçe Kaan Demirkıran, Long Play’in çıkış fikrini müziği yalnızca dinlenen değil, düşünce ve paylaşım alanı olarak ele almak istedikleri sözleriyle anlattı. Sinemanın anlatı gücüyle müziğin birleştiğinde ortaya çıkan etkiden yola çıkan festival, müzisyenleri, yönetmenleri ve izleyicileri ortak bir zeminde buluşturarak sürdürülebilir bir alan yaratmayı hedefliyor.

Long Play Müzik Filmleri Festivali, müzik ve sinemanın kesişimindeki özgün atmosferiyle İstanbul’un kültür-sanat hayatına yeni bir soluk getirirken, önümüzdeki yıllarda bu buluşmayı büyüterek sürdürmeyi amaçlıyor.

Devamını Oku

Copyright © 2022 Refleksif.com