Bizimle İletişime Geçin

Müzik

Nilüfer Yanya’dan yeni albüm öncesi tekli: Call It Love

Nilüfer Yanya, üçüncü albümü “My Method Actor”un duyurulmasının ardından yeni teklisi “Call It Love”ı paylaşıyor.

Nilüfer Yanya, 13 Eylül 2024’te Türkiye’de GRGDN Müzik temsilciliğindeki Ninja Tune etiketiyle yayınlanacak üçüncü albümü “My Method Actor”un duyurulmasının ardından yeni teklisi “Call It Love”ı paylaşıyor.

Şarkıda Nilüfer kendi içine dönüyor ve dinleyicileri, derinliklerdeki gerçeklerle yüzleşmek ve sezgilerine güvenmek için kendisine katılmaya davet ediyor. Parçanın ilham kaynağı ve paylaştığı hassaslık hakkında şunları söylüyor: “İçgüdülerinize tamamen güvenmek bir tür cesaret gerektirir. Bu tamamen seni yönlendirecek çağrıya ve onun seni herhangi bir yere yönlendirmesine izin vermekle ilgili. Bırakın bu durum sizi tüketsin ve yok etsin.”

Bu çalışma, NME, Crack Magazine ve The Face’in övgülerinin yanı sıra The Guardian’ın haftalık çalma listelerinde ana single olarak desteklediği “Method Actor”un devamı niteliğinde. Clash, Loud & Quiet ve Dork gibi sanatçıların desteğini alan önceki single “Like I Say (I runaway)”in devamı olan bu şarkı, Rolling Stone tarafından 2024’ün en iyi şarkılarından biri olarak gösterildi. “Like I Say (I runaway)” da BBC 6 Music’te A listesine girdi ve BBC Radio 1’in çalma listesine eklendi.

Nilüfer, “My Method Actor”ı yazarken yaratıcı ortağı Wilma Archer (Sudan Archives/MF Doom/Celeste) ile birlikte stüdyoya kapandı. İkinci albümü PAINLESS’ın turunda bir yıl boyunca, plak şirketleri, ev ve albümler arasında bir geçiş dönemindeydi. My Method Actor, hayatın bir kısmından diğerine doğru hareket etme fikriyle ilgili ve albümün ilk tohumları 2023’ün başlarında ekildi. Bu tohumun filizleri ancak o yılın baharında ortaya çıkmaya başladı. Şarkılar oluşmaya başladıkça Yanya ve Archer kendilerini dünyadan uzaklaştırdılar. Yanya, “Bu açıdan en yoğun albüm…” diyor. “Çünkü sadece ikimizdik. Kimsenin bu balonun içine girmesine izin vermedik.” Londra, Galler ve Eastbourne’a yayılan küçük seanslar halinde yazıp kaydettiler. Kayıt atmosferindeki yaratıcı enerjinin kozasını hissedebiliyorsunuz: sizi sinematik bir sarmalın içine alırken bir o kadar da samimi hissettiriyor, sonunda sizi yarattıkları küçük dünyaya davet ediyorlar ve bu dünyanın sırlarını açığa çıkarıyorlar.

Müzik

İstanbul AKM’de Ramazan’da caz buluşmaları: Kerem Görsev’den Terra Magica’ya dev kadro

Atatürk Kültür Merkezi (AKM), 19 Şubat – 15 Mart 2026 tarihleri arasında caz müziğinin seçkin isimlerini ağırlamaya hazırlanıyor.

İstanbul’un kültür ve sanat nabzını tutan Atatürk Kültür Merkezi (AKM), 19 Şubat – 15 Mart 2026 tarihleri arasında caz müziğinin seçkin isimlerini ağırlamaya hazırlanıyor. “Ramazan’da Caz Buluşmaları” başlığı altında gerçekleşecek olan konser dizisi; hard-bop, swing ve Latin tınılarından Anadolu’nun köklü ezgilerine kadar uzanan geniş bir repertuvar sunuyor. Cazın köklü mirasını çağdaş yorumlarla bir araya getiren bu etkinlik serisi, AKM’nin dingin atmosferinde dinleyicilere çok katmanlı bir müzikal deneyim vadediyor. Kerem Görsev’den Ferit Odman’a kadar pek çok usta sanatçıyı buluşturan program, cazın farklı renklerini Ramazan’ın ruhuna uygun bir derinlikle harmanlıyor.

Kerem Görsev Trio ile Lirik Bir Başlangıç

Konser dizisinin açılışı, 19 Şubat akşamı AKM Tiyatro Salonu’nda Türkiye caz sahnesinin en özgün piyanistlerinden Kerem Görsev ile gerçekleşiyor. Melodik derinliği ve lirik anlatımıyla tanınan Görsev, doğaçlamaya dayalı piyano diliyle dinleyicileri zamansız bir yolculuğa davet ediyor. Dünyaca ünlü filarmoni orkestralarıyla yaptığı kayıtlarla cazı senfonik bir dille buluşturan sanatçı, Kerem Görsev Trio projesiyle sahnede doğrudan ve güçlü bir bağ kuracak. Bu performans, hem sanatçının bestelerindeki ustalığı hem de icrasındaki derinliği hissetmek isteyen müzikseverler için Ramazan ayının ilk önemli durağı olacak.

Hard-Bop Estetiği ve Swing’in Altın Çağı

Şubat ayının devamında cazın klasik ve enerjik dönemleri AKM sahnesinde hayat buluyor. 21 Şubat’ta Türkiye’nin önde gelen caz davulcularından Ferit Odman liderliğindeki quintet, hard-bop estetiğini güçlü doğaçlamalarla sahneye taşıyor. Uluslararası alanda tanınan caz vokalisti Sibel Köse’nin özel konuk olarak eşlik edeceği gecede, cazın klasik ruhu çağdaş bir yaklaşımla yorumlanacak. Hemen ardından 23 Şubat’ta ise Batu Şallıel & Istanbul Swing Cats, 1950’lerin New York atmosferini nostaljik bir dille canlandıracak. Frank Sinatra’dan Billie Holiday’e uzanan efsane isimlerin repertuvarı, on kişilik özel kadronun sofistike aranjmanlarıyla yeniden yorumlanarak swing tutkunlarına unutulmaz bir gece yaşatacak.

Anadolu’dan Akdeniz’e Uzanan Müzikal Sentez

Mart ayı programı, müziğin coğrafi sınırlarını esneten ve gelenekseli modernle buluşturan projelere ev sahipliği yapıyor. 8 Mart’ta Tuluğ Tırpan ve Serkan Çağrı liderliğindeki Homeland, Dilek Türkan’ın etkileyici sesiyle Anadolu ezgilerini cazın özgür ruhuyla birleştiriyor. Aşık Veysel gibi büyük ustalardan ilham alan bu proje, virtüözite ile duygusal anlatımı aynı paydada buluşturuyor. Festivalin 15 Mart’taki görkemli kapanışını ise Erdem Sökmen, Volkan Öktem ve Eylem Pelit gibi dev isimlerden oluşan Terra Magica gerçekleştiriyor. Latin Amerika ritimlerini Akdeniz tınılarıyla harmanlayan topluluk, kolektif doğaçlama diliyle çok katmanlı bir müzikal akış sunarak “Ramazan’da Caz Buluşmaları”nı zirvede tamamlıyor.

Devamını Oku

Müzik

Ragıb Narin “İstanbul” ile ilk kez başka bir kalemin duygusuna ortak oldu

Ragıb Narin, müzikal yolculuğuna 21. teklisi olan “İstanbul” ile devam ediyor.

Türk Pop Müziği’nin son yıllardaki en üretken ve dikkat çeken isimlerinden Ragıb Narin, müzikal yolculuğuna 21. teklisi olan “İstanbul” ile devam ediyor. 2019 yılından bu yana yayımladığı eserlerle dijital platformlarda 30 milyonun üzerinde dinlenme sayısına ulaşan ve geniş bir dinleyici kitlesi edinen sanatçı, bu yeni çalışmasını Pasion Turca etiketiyle dinleyicilerine sundu. “Sevda Çiçeği”, “Narin Narin” ve “Araba” gibi hitleriyle listelerde kendine yer edinen Narin, bu kez şehrin melankolisi ve ortak hafızası üzerinden bir hikâye anlatıyor.

Söz ve Müzikte Farklı Bir İş Birliği

Kariyeri boyunca genellikle kendi söz ve besteleriyle tanınan Ragıb Narin, “İstanbul” ile uzun bir aradan sonra bir ilke imza attı. Sözü, müziği ve düzenlemesi Oğuzhan Atmaca’ya ait olan bu eser, sanatçının başka bir kalemin dünyasına dahil olduğu nadir projelerden biri olarak öne çıkıyor. Şarkının sade ama derinlikli anlatımından etkilendiğini belirten Narin, İstanbul’un herkesin hayatında en az bir kez iz bırakan, yarım kalan aşkların ve dolmayan boşlukların simgesi olduğunu ifade ediyor. Duygu yoğunluğu yüksek olan parça, zamanın geçmesine rağmen değeri eksilmeyen hikâyelere odaklanan çağdaş bir pop baladı niteliği taşıyor.

Görsel Dünya ve Teknik Prodüksiyon

Şarkının işitsel gücü, yönetmen Gökhan Özdemir tarafından çekilen video klip ile görsel bir boyuta taşındı. İstanbul’un atmosferini şarkının ruhuyla bütünleştiren klip, izleyiciye parçanın anlattığı o “eksiklik” hissini estetik bir perspektifle sunuyor. Teknik prodüksiyonun yüksek tutulduğu bu çalışma, Ragıb Narin’in son beş yılda oluşturduğu profesyonel müzikal kimliğini pekiştiren bir adım olarak değerlendiriliyor.

Sahneden Türkiye Turnesine

Geçtiğimiz dönemde CSO Ada Ankara ve Zorlu PSM gibi prestijli sahnelerde verdiği konserlerle canlı performans gücünü kanıtlayan Ragıb Narin, birikimlerini şimdi daha geniş kitlelere ulaştırmaya hazırlanıyor. Sosyal medya içerikleri ve dijital başarısıyla son yılların en çok konuşulan figürlerinden biri haline gelen sanatçı, “İstanbul” teklisinin ardından kapsamlı bir Türkiye turnesi için hazırlıklarını sürdürüyor. Sanatçının yükselen grafiği, bu yeni tekli ile birlikte pop müzik sahnesindeki kalıcılığını bir kez daha tescillemiş oldu.

Devamını Oku

Copyright © 2022 Refleksif.com