Bizimle İletişime Geçin

Sinema

İstanbul Üçlemesi: Meze – Müzik – Muhabbet, İstanbul Film Festivali’nde gösterilecek

Ferzan Özpetek’in, İstanbul’a ve Türkiye gastronomisine sevdasını anlattığı üç kısa filmden oluşan yeni projesi İstanbul Üçlemesi: Meze-Müzik-Muhabbet, 43. İstanbul Film Festivali kapsamında ilk kez Türkiye’deki sinema seyircisiyle buluşacak!

Usta yönetmen Ferzan Özpetek’in, İstanbul’a ve Türkiye gastronomisine sevdasını anlattığı üç kısa filmden oluşan yeni projesi İstanbul Üçlemesi: Meze-Müzik-Muhabbet, 43. İstanbul Film Festivali kapsamında ilk kez Türkiye’deki sinema seyircisiyle buluşacak! Ekim ayında İtalya’da seyirciyle buluşan üçlemenin gösterimleri, 20-21 ve 22 Nisan’da festivalin N Kolay Galaları bölümü kapsamında gerçekleşecek. Ahsen Eroğlu, Serra Yılmaz, Ayta Sözeri, Aslı İnandık, Burak Yamantürk, Yiğit Kirazcı ve Kubilay Aka gibi isimlerin rol aldığı İstanbul Üçlemesi: Meze-Müzik-Muhabbet, İstanbul’un hem güzelliğini hem de zengin ve köklü sofra kültürünü beyazperdeye taşıyor.

Yaşamını İtalya’da sürdüren ama Türkiye ile bağını hep güçlü bir şekilde koruyan ve “Kalbim iki şehir için atar: Roma ve İstanbul” diyen dünyaca ünlü yönetmen Ferzan Özpetek’in İstanbul Üçlemesi: Meze-Müzik-Muhabbet adlı yeni projesi üç kısa filmden oluşuyor. “Evde annemle babamın kurduğu muhabbet sofralarında, o masa etrafında süren sohbetlerde, gülen ağlayan, neşelenen hüzünlenen, hayatı paylaşan güzel insanlara tanıklık ettim hep. Bu nedenle bu zengin ve köklü sofra kültürünü dünyaya anlatmak istedim” diyen Özpetek, senaryosunu da kendisinin yazdığı üçlemede, İstanbul’un benzersiz güzelliğini ve sofralardaki lezzet zenginliğini seyirciyle buluşturuyor.

İstanbul Üçlemesi’nin ilk filmi olan Meze’nin başrollerini Ahsen Eroğlu, Serra Yılmaz, Ayta Sözeri, Aslı İnandık paylaşıyor. Müzik’in başrollerinde Burak Yamantürk ve Yiğit Kirazcı yer alırken, Muhabbet’in başrolünü ise Kubilay Aka üstleniyor. Çekimleri İstanbul ve Roma’da gerçekleşen İstanbul Üçlemesi, Erhan Güven (TORK) ve Ender Sevim (Depo Film) yapımcılığında hayata geçti.

Ekim ayında İtalya’da gösterime giren İstanbul Üçlemesi: Meze-Müzik-Muhabbet, 43. İstanbul Film Festivali’nin N Kolay Galaları başlıklı bölümü kapsamında şimdi de Türkiye’de izleyici karşısına çıkacak. Üçleme, 20 Nisan Cumartesi akşamı 21.30’da Atlas 1948’de film ekibinin katılımıyla gerçekleşecek ilk gösterimin ardından, 21 Nisan Pazar akşamı 21.30’da Kadıköy Sineması’nda; 22 Nisan Pazartesi akşamı 19.00’da ise Cinewam City’s 7’de sinemaseverlerle buluşacak.

İstanbul Üçlemesi: Meze-Müzik-Muhabbet’in 43. İstanbul Film Festivali kapsamındaki gösterimleri için biletler, İKSV’nin internet sitesinden ve Passo’dan temin edilebilir.

Devamını Oku

Sinema

Ferdi Özbeğen’in hayatı film oluyor

Türk müziğinin zarafeti, eşsiz yorumu ve neşesiyle bir döneme damgasını vuran efsane ismi Ferdi Özbeğen’in hayat hikâyesi sinemaya taşınıyor.

Türk müziğinin zarafeti, eşsiz yorumu ve neşesiyle bir döneme damgasını vuran efsane ismi Ferdi Özbeğen’in hayat hikâyesi sinemaya taşınıyor. Piyanist şantörlük ekolünün en büyük temsilcisi olan Özbeğen’in yaşamını anlatacak film, Türkiye’nin bir dönemine ayna tutmaya hazırlanıyor.

Senaryo Çalışmaları Tamamlanmak Üzere

Yapımcılığını Orchestra Content’in, yaratıcı yapımcılığını ise Mine Şengöz’ün üstlendiği projenin hazırlık süreci büyük bir titizlikle yürütülüyor. 2023 yazından bu yana senaryo üzerinde çalışan Yiğit Güralp’in kaleminden çıkan hikâye, son aşamaya geldi. Film, sanatçının müzikal dehasının yanı sıra topluma bıraktığı manevi mirası da odağına alıyor.

TEV ve Alanında Uzman İsimlerin Danışmanlığı

Vefasından önce tüm mal varlığını gençlerin eğitimine katkı sağlamak amacıyla Türk Eğitim Vakfı (TEV)’na bağışlayan Özbeğen’in hayatı, vakfın da katkılarıyla gerçeğe en yakın haliyle kurgulanıyor. Filmin danışman kadrosunda ise kültür-sanat dünyasının önemli isimleri yer alıyor:

  • Tuğrul Eryılmaz
  • Gülşen İşeri
  • Murat Özyaşar
  • Murat Meriç
  • İdris Pehlivan
  • Hilmi Özbeğen

Vizyon Tarihi: 2027

Görkemli bir prodüksiyonla hayata geçirilmesi planlanan film, izleyiciyi sadece bir sanatçının hayatına değil, Türkiye’nin en renkli ve tutkulu yıllarına da götürecek. Ferdi Özbeğen’in hem sahnedeki görkemini hem de insani derinliğini yansıtacak olan yapım, 2027 yılında sinemaseverlerle buluşacak.

Devamını Oku

Sinema

Long Play Müzik Filmleri Festivali, ilk yılında müzik ve sinemayı aynı çatıda buluşturdu

Long Play Müzik Filmleri Festivali, üç gün boyunca gösterimler, söyleşiler, atölyeler ve belgesel film yarışmasıyla müzik ve sinema tutkunlarını bir araya getirdi.

Yönetmen Gökçe Kaan Demirkıran direktörlüğünde 5–6–7 Aralık tarihlerinde Biletinial Torun Center Sinemaları’nda ilk kez düzenlenen Long Play Müzik Filmleri Festivali, üç gün boyunca gösterimler, söyleşiler, atölyeler ve belgesel film yarışmasıyla müzik ve sinema tutkunlarını bir araya getirdi. Müziğin sinema aracılığıyla yeni bir anlatıya dönüştüğü festival, yoğun ilgiyle karşılandı.

Ulusal ve uluslararası müzik temalı belgesellerden oluşan seçkisiyle festival, müziğin kültürel hafıza, kimlik ve topluluk duygusuyla kurduğu ilişkiye odaklandı. Gösterimlerin ardından düzenlenen söyleşiler, izleyiciler ile yaratıcılar arasında samimi ve canlı bir buluşma alanı yarattı.

Belgesel yarışmasında En İyi Belgesel Ödülü, jüri değerlendirmesiyle Bir Orkestranın İzinde filmine verildi. Ödülü, filmin kahramanlarından Ezel Gönül Acar’a jüri üyesi Fadik Sevin Atasoy takdim etti. Finalde yer alan yapımlar arasında Bir Orkestranın İzinde, Aşırı Kişisel Belgesel, Recife Tem Um Coração, The Rhythm of Balance, Balkancisco, Bakırköy Underground, Return of the Creeps ve Bartók Nyomában bulunuyordu. Festival Özel Ödülü ise Bakırköy Underground filmiyle Berkay Şatır’a verildi.

Festival programı söyleşiler ve özel gösterimlerle zenginleşti. Açılış, Nezih Ünen’in Anadolu’nun Kayıp Şarkıları belgeseliyle yapıldı. Neredesin Firuze’nin 20. yılına özel gerçekleştirilen, tüm biletleri tükenen gösterim büyük ilgi gördü; yönetmen Ezel Akay, film müziklerindeki alışılmadık yaklaşımı izleyicilerle paylaştı. Cem Karaca’nın Gözyaşları belgeseli de yoğun ilgiyle takip edildi; sanatçının oğlu Emrah Karaca gösterim sonrası duygularını samimiyetle aktardı.

Üçüncü gün, Fatih Akın’ın İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek belgeseli ile devam etti. Gösterim sonrası, filmde yer alan Baba Zula’nın kurucusu Murat Ertel, moderatör Murat Beşer ile yaptığı söyleşide müzikal yolculuğunun ilham kaynaklarına değindi.

Festivalin kapanışı, Damien Chazelle’in üç Oscar ödüllü filmi Whiplash ile yapıldı. Gösterim sonrası düzenlenen söyleşide, Burak Gürpınar, Gökhan Tunçişler ve Yağız İpek, Gizem Ertürk moderatörlüğünde disiplin, tutku ve sahnede sınırları zorlama üzerine ilham verici bir sohbet gerçekleştirdi. Davulun güçlü bir ifade biçimi olduğu vurgulanan bu buluşma, festivalin en akılda kalan anları arasında yer aldı.

Festival Direktörü Gökçe Kaan Demirkıran, Long Play’in çıkış fikrini müziği yalnızca dinlenen değil, düşünce ve paylaşım alanı olarak ele almak istedikleri sözleriyle anlattı. Sinemanın anlatı gücüyle müziğin birleştiğinde ortaya çıkan etkiden yola çıkan festival, müzisyenleri, yönetmenleri ve izleyicileri ortak bir zeminde buluşturarak sürdürülebilir bir alan yaratmayı hedefliyor.

Long Play Müzik Filmleri Festivali, müzik ve sinemanın kesişimindeki özgün atmosferiyle İstanbul’un kültür-sanat hayatına yeni bir soluk getirirken, önümüzdeki yıllarda bu buluşmayı büyüterek sürdürmeyi amaçlıyor.

Devamını Oku

Copyright © 2022 Refleksif.com