Müzik
Ahmet Ali Arslan’dan yeni albüm öncesi tekli: Oyun
Ahmet Ali Arslan, bu sene yayınlanacak olan ”Yangı” isimli yeni albümü öncesi albümün habercisi niteliğinde olan ”Oyun” isimli şarkısını dinleyicilerle buluşturdu.
Profesyonel olarak 2015 yılında yayımladığı ilk EP’si ile müzik yolculuğuna başlayan ve bu zamana kadar 2 EP, 8 tekli ve 3 stüdyo albümü yayımlayan Ahmet Ali Arslan, bu sene yayınlanacak olan ”Yangı” isimli yeni albümü öncesi albümün habercisi niteliğinde olan ”Oyun” isimli şarkısını dinleyicilerle buluşturdu.
Sanatçı, yerel öğeleri ağırlıklı olarak kullanarak Klasik Türk Müziği ve halk müziği elementlerini barındıran önceki şarkılarından farklı olarak yeni projesinde direkt bir tarza yöneldiği ve heyecanlı bir hikaye anlatısına döndüğü Oyun şarkısında, sırtını Rock ve Folk türlerine yaslıyor.
Oyun şarkısında hepimizin çocukluğunda yaşadığı o saf oyun hissi ile aşka yaklaşımını anlatan Ahmet Ali Arslan, imzası olan melankoli ile birlikte yepyeni ve diri öğeleri kullanarak karşımıza çıkıyor.
Retro bir tınıya sahip olan Oyun şarkısında sanatçıya, bağımsız müziğin özellikle son dönemde dikkat çeken önemli isimlerinden Gülinler özgün vokali ile eşlik ediyor.
Söz, müzik ve prodüksiyonu Ahmet Ali Arslan’ın kendisine ait olan şarkının düzenlemesi Ahmet Ali Arslan, Ozan Sarohan, Ozan Kısaparmak ve Rana Uludağ imzası ile kolektif bir çalışma olarak karşımıza çıkıyor.
Projenin görsel dünyasında fotoğrafçı Burçin Esin ile çalışan sanatçı, hem profil hem de natürmort çalışmalarda yanmış ve dağılmış, etrafta çocuksu ve karanlık objelerin olduğu, adeta bir ilişki enkazı gibi görünen ortamda yeni kimliğinin rengini belli ediyor. Oyun şarkısının kapak fotoğrafı ve tasarımı, şarkıyı izleyecek tekliler ve albümün kapakları gibi Burçin Esin imzası taşıyor. Kapaktaki el yazısı ise Ahmet Ali Arslan’ın kendisine ait.
Ahmet Ali Arslan, yeni albümü öncesinde albüme işaret eden ilk teklisi Oyun ile ilgili duygularını ise şu sözlerle dile getiriyor: ” Oyun benim için hem çocuksu bir hayranlık şarkısı hem de aşkın iyisiyle kötüsüyle oyuna benzeyen haline bir bakış. Aşk hem bahar havasına vurulmak gibi karşılıksız hem de her ilişki türü gibi ikinci veya üçüncü perdeden bir tür mücadelenin eksik olmadığı bir oyun alanı. Kuralları kabul ettikçe bize sadece ondan keyif almak düşüyor. Bu şarkı, hayatımda ne zamandır arayıp da son birkaç senede içselleştirmeye başladığım diri ve enerjik bir hali müziğime taşıyan ilk adım. Sahnede çalmak için heyecanlanıyorum. Gerisi yolda, keyfini çıkarın.”
Müzik
İstanbul AKM’de Ramazan’da caz buluşmaları: Kerem Görsev’den Terra Magica’ya dev kadro
Atatürk Kültür Merkezi (AKM), 19 Şubat – 15 Mart 2026 tarihleri arasında caz müziğinin seçkin isimlerini ağırlamaya hazırlanıyor.
İstanbul’un kültür ve sanat nabzını tutan Atatürk Kültür Merkezi (AKM), 19 Şubat – 15 Mart 2026 tarihleri arasında caz müziğinin seçkin isimlerini ağırlamaya hazırlanıyor. “Ramazan’da Caz Buluşmaları” başlığı altında gerçekleşecek olan konser dizisi; hard-bop, swing ve Latin tınılarından Anadolu’nun köklü ezgilerine kadar uzanan geniş bir repertuvar sunuyor. Cazın köklü mirasını çağdaş yorumlarla bir araya getiren bu etkinlik serisi, AKM’nin dingin atmosferinde dinleyicilere çok katmanlı bir müzikal deneyim vadediyor. Kerem Görsev’den Ferit Odman’a kadar pek çok usta sanatçıyı buluşturan program, cazın farklı renklerini Ramazan’ın ruhuna uygun bir derinlikle harmanlıyor.
Kerem Görsev Trio ile Lirik Bir Başlangıç
Konser dizisinin açılışı, 19 Şubat akşamı AKM Tiyatro Salonu’nda Türkiye caz sahnesinin en özgün piyanistlerinden Kerem Görsev ile gerçekleşiyor. Melodik derinliği ve lirik anlatımıyla tanınan Görsev, doğaçlamaya dayalı piyano diliyle dinleyicileri zamansız bir yolculuğa davet ediyor. Dünyaca ünlü filarmoni orkestralarıyla yaptığı kayıtlarla cazı senfonik bir dille buluşturan sanatçı, Kerem Görsev Trio projesiyle sahnede doğrudan ve güçlü bir bağ kuracak. Bu performans, hem sanatçının bestelerindeki ustalığı hem de icrasındaki derinliği hissetmek isteyen müzikseverler için Ramazan ayının ilk önemli durağı olacak.
Hard-Bop Estetiği ve Swing’in Altın Çağı
Şubat ayının devamında cazın klasik ve enerjik dönemleri AKM sahnesinde hayat buluyor. 21 Şubat’ta Türkiye’nin önde gelen caz davulcularından Ferit Odman liderliğindeki quintet, hard-bop estetiğini güçlü doğaçlamalarla sahneye taşıyor. Uluslararası alanda tanınan caz vokalisti Sibel Köse’nin özel konuk olarak eşlik edeceği gecede, cazın klasik ruhu çağdaş bir yaklaşımla yorumlanacak. Hemen ardından 23 Şubat’ta ise Batu Şallıel & Istanbul Swing Cats, 1950’lerin New York atmosferini nostaljik bir dille canlandıracak. Frank Sinatra’dan Billie Holiday’e uzanan efsane isimlerin repertuvarı, on kişilik özel kadronun sofistike aranjmanlarıyla yeniden yorumlanarak swing tutkunlarına unutulmaz bir gece yaşatacak.
Anadolu’dan Akdeniz’e Uzanan Müzikal Sentez
Mart ayı programı, müziğin coğrafi sınırlarını esneten ve gelenekseli modernle buluşturan projelere ev sahipliği yapıyor. 8 Mart’ta Tuluğ Tırpan ve Serkan Çağrı liderliğindeki Homeland, Dilek Türkan’ın etkileyici sesiyle Anadolu ezgilerini cazın özgür ruhuyla birleştiriyor. Aşık Veysel gibi büyük ustalardan ilham alan bu proje, virtüözite ile duygusal anlatımı aynı paydada buluşturuyor. Festivalin 15 Mart’taki görkemli kapanışını ise Erdem Sökmen, Volkan Öktem ve Eylem Pelit gibi dev isimlerden oluşan Terra Magica gerçekleştiriyor. Latin Amerika ritimlerini Akdeniz tınılarıyla harmanlayan topluluk, kolektif doğaçlama diliyle çok katmanlı bir müzikal akış sunarak “Ramazan’da Caz Buluşmaları”nı zirvede tamamlıyor.
Müzik
Ragıb Narin “İstanbul” ile ilk kez başka bir kalemin duygusuna ortak oldu
Ragıb Narin, müzikal yolculuğuna 21. teklisi olan “İstanbul” ile devam ediyor.
Türk Pop Müziği’nin son yıllardaki en üretken ve dikkat çeken isimlerinden Ragıb Narin, müzikal yolculuğuna 21. teklisi olan “İstanbul” ile devam ediyor. 2019 yılından bu yana yayımladığı eserlerle dijital platformlarda 30 milyonun üzerinde dinlenme sayısına ulaşan ve geniş bir dinleyici kitlesi edinen sanatçı, bu yeni çalışmasını Pasion Turca etiketiyle dinleyicilerine sundu. “Sevda Çiçeği”, “Narin Narin” ve “Araba” gibi hitleriyle listelerde kendine yer edinen Narin, bu kez şehrin melankolisi ve ortak hafızası üzerinden bir hikâye anlatıyor.
Söz ve Müzikte Farklı Bir İş Birliği
Kariyeri boyunca genellikle kendi söz ve besteleriyle tanınan Ragıb Narin, “İstanbul” ile uzun bir aradan sonra bir ilke imza attı. Sözü, müziği ve düzenlemesi Oğuzhan Atmaca’ya ait olan bu eser, sanatçının başka bir kalemin dünyasına dahil olduğu nadir projelerden biri olarak öne çıkıyor. Şarkının sade ama derinlikli anlatımından etkilendiğini belirten Narin, İstanbul’un herkesin hayatında en az bir kez iz bırakan, yarım kalan aşkların ve dolmayan boşlukların simgesi olduğunu ifade ediyor. Duygu yoğunluğu yüksek olan parça, zamanın geçmesine rağmen değeri eksilmeyen hikâyelere odaklanan çağdaş bir pop baladı niteliği taşıyor.
Görsel Dünya ve Teknik Prodüksiyon
Şarkının işitsel gücü, yönetmen Gökhan Özdemir tarafından çekilen video klip ile görsel bir boyuta taşındı. İstanbul’un atmosferini şarkının ruhuyla bütünleştiren klip, izleyiciye parçanın anlattığı o “eksiklik” hissini estetik bir perspektifle sunuyor. Teknik prodüksiyonun yüksek tutulduğu bu çalışma, Ragıb Narin’in son beş yılda oluşturduğu profesyonel müzikal kimliğini pekiştiren bir adım olarak değerlendiriliyor.
Sahneden Türkiye Turnesine
Geçtiğimiz dönemde CSO Ada Ankara ve Zorlu PSM gibi prestijli sahnelerde verdiği konserlerle canlı performans gücünü kanıtlayan Ragıb Narin, birikimlerini şimdi daha geniş kitlelere ulaştırmaya hazırlanıyor. Sosyal medya içerikleri ve dijital başarısıyla son yılların en çok konuşulan figürlerinden biri haline gelen sanatçı, “İstanbul” teklisinin ardından kapsamlı bir Türkiye turnesi için hazırlıklarını sürdürüyor. Sanatçının yükselen grafiği, bu yeni tekli ile birlikte pop müzik sahnesindeki kalıcılığını bir kez daha tescillemiş oldu.
