Bizimle İletişime Geçin

Sahne Sanatları

Ali Ersan Duru “Cevriye” müzikalinde ters köşe yaptı!

Ünlü sanatçı Ali Ersan Duru, tiyatro sahnelerinde fırtınalar estiriyor.

Geçtiğimiz dönemde prestijli menajerlik ajansı Alpha Talent Agency ile anlaşma imzalayarak kariyerinde yepyeni ve güçlü bir döneme adım atan ünlü sanatçı Ali Ersan Duru, tiyatro sahnelerinde fırtınalar estiriyor. Başarılı ismin bu yeni iş birliği vesilesiyle dahil olduğu ve başrollerinden birini üstlendiği “Cevriye” müzikali, kapalı gişe performanslarıyla sanatseverlerin odağında yer alıyor.

Galası Lütfi Kırdar’da Yapılan Dev Prodüksiyon

Suat Derviş’in edebiyat tarihimize kazıdığı ölümsüz eseri *”Fosforlu Cevriye”*den uyarlanan ve yönetmen koltuğunda Hakan Alkan’ın oturduğu dev yapım, 9 Mayıs 2026 tarihinde İstanbul Lütfi Kırdar Anadolu Oditoryumu’ndaki görkemli galasıyla perdesini açmıştı. Başrollerini güzel oyuncu Larissa Lara Türközer ile paylaşan Ali Ersan Duru, eserde Cevriye’nin hayatında büyük bir dönüm noktası yaratan gizemli ve derin “Adam” karakterine hayat veriyor. 30 kişilik geniş oyuncu ve dansçı kadrosuyla dikkat çeken yapım, kadının toplumdaki varlık mücadelesini 1940’ların atmosferinden bugüne taşıyan güçlü bir manifesto niteliğinde.

Sahnede İnce İroni: Şarkı Söylemiyor, Uğruna Söyleniyor!

Müzikalin en çok konuşulan ve alkış alan detaylarından biri ise tam anlamıyla ters köşe bir sanatsal tercihe dayanıyor. Yıllardır profesyonel olarak müzisyenlik yapan, güçlü sesiyle tanınan ve sahne tecrübesini şarkılarıyla kanıtlamış olan Ali Ersan Duru, canlandırdığı Adam karakteriyle bu eserde tek bir nota bile seslendirmiyor.

Müzikalin kurgusu gereği Adam; şarkı söyleyen değil, uğruna şarkı söylenen taraf olarak konumlanıyor. Cevriye’nin (Larissa Lara Türközer) ona duyduğu sarsılmaz ve tutkulu sevda sahnede melodisini bulurken, Adam’ın sessiz ama karizmatik duruşu karaktere beklenmedik, mistik bir derinlik katıyor.

“Klasik Bir Esere Çağdaş Bir Yorum Getirdik”

Canlandırdığı ikonik karakter ve proje hakkındaki duygularını paylaşan Ali Ersan Duru, böylesine klasikleşmiş bir kültürel mirası sahneye taşımanın büyük bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Özgün metnin ruhuna sonuna kadar sadık kaldıklarını belirten Duru, “Özgün hikayeye bağlı kalırken, bu çağa ait kendi sanatsal yorumlarımızı da katmayı ihmal etmedik” diyerek projenin arkasındaki yoğun emeği ve ekip ruhunu ön plana çıkardı.

Ali Ersan Duru, “Cevriye” müzikalindeki büyüleyici ve sessiz “Adam” rolüyle, sezon boyunca Türkiye’nin farklı sahnelerinde tiyatroseverlerin karşısına çıkmaya devam edecek.

Müzik

Anjelika Akbar “Candela Concert” ile Beyoğlu Sahne’de

Candela Concert, ekim ayının son programında dünyaca ünlü besteci ve piyanist Anjelika Akbar’ı ağırlıyor.

Müziğin evrensel dilini binlerce mumun yarattığı görsel bir şölenle harmanlayarak dinleyicilere eşsiz bir deneyim sunan Candela Concert, ekim ayının son programında dünyaca ünlü besteci ve piyanist Anjelika Akbar’ı ağırlıyor. Klasik müziğin zamansız eserlerini sanatçının özgün yorumuyla buluşturacak olan bu büyüleyici konser, 25 Ekim Pazar günü saat 20.00’de Beyoğlu Sahne’nin tarihi atmosferinde müzikseverlere unutulmaz bir sonbahar akşamı yaşatmaya hazırlanıyor.

Tarihin, Müziğin ve Işığın Buluşma Noktası: Beyoğlu Sahne

Yüzyıllardır İstanbul’da sanatın ve müziğin farklı renklerine ev sahipliği yapan Beyoğlu, tarihi dokusuyla kültür-sanat hayatının kalbi olmaya devam ediyor. Geçmişin estetik izlerini günümüzün modern sanat anlayışıyla başarıyla buluşturan Beyoğlu Sahne, Candela Concert’ın binlerce mumla aydınlanan özel konseptiyle müziğe sadece işitsel değil, görsel bir boyut da kazandırıyor.

Farklı Kültürlerin Ezgileri Piyano Tınılarında Hayat Bulacak

Farklı coğrafyaların müzikal mirasından beslenen ve köklü klasik müzik birikimini özgün besteleriyle harmanlayan usta piyanist Anjelika Akbar, dinleyicileri kültürlerarası derin bir müzik yolculuğuna çıkaracak. Sanatçının müziğe getirdiği kendine has yaklaşım, mum ışığının yarattığı loş ve sıcak estetikle bütünleşerek izleyenleri adeta başka bir zamana taşıyacak.

Tarihi mekânın büyüleyici atmosferi ve piyano tınılarının kusursuz bir uyum içinde yankılanacağı bu özel resital, müziğin saf duygusunu ve sanatın evrensel dilini tek bir sahnede yaşamak isteyen tüm sanatseverleri bekliyor.

Devamını Oku

Sahne Sanatları

Muammer Karaca Tiyatrosu “Tiyatro Bayramı” ile kapılarını açtı!

Muammer Karaca Tiyatrosu, 14 yıllık sessizliğini dev bir festivalle bozuyor.

2012 yılından bu yana tiyatro faaliyetlerine kapalı olan ve İBB Miras tarafından kapsamlı bir restorasyon sürecinden geçen tarihi Muammer Karaca Tiyatrosu, 14 yıllık sessizliğini dev bir festivalle bozuyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2019 yılında başlattığı çalışmalarla tarihi yapısı ve özgün karakteri korunarak modernize edilen mekân, İBB Kültür’ün hazırladığı “Muammer Karaca Tiyatro Bayramı” ile Beyoğlu’na yeniden “merhaba” diyor.

Ekim Ayı Boyunca 97 Etkinliklik Dev Maraton

Mekânın açılışına özel olarak kurgulanan ve ekim ayı sonuna kadar devam edecek olan “Muammer Karaca Tiyatro Bayramı”, İstanbullulara adeta bir kültür-sanat maratonu vadediyor. Şehrin sanat hayatına yepyeni bir soluk getirecek olan program; 35 tiyatro oyunu, 31 söyleşi, 17 konser, 10 atölye ve 4 performans olmak üzere toplam 97 etkinlikten oluşuyor.

Tiyatrodan Müziğe Zengin ve Kapsamlı Program

Ekim ayı boyunca sahnelenecek oyunlar arasında; “52 Hertz”, “Uykusuz Bir Rüya Salim”, “9/8’lik Kıyamet”, “Ahududu”, “Güneşin Sofrasında Nazım, Brecht ve Genco”, “Jan Dark’ın Öteki Ölümü” ve “Hadi Öldürsene Canikom” gibi birbirinden iddialı yapımlar yer alıyor.

Program yalnızca tiyatro oyunlarıyla sınırlı kalmıyor. “Filler ve Karıncalar” oyunuyla Afife Tiyatro Ödülleri’nde Yılın En Başarılı Yönetmeni seçilen Arzu Gamze Kılınç, Salih Kalyon, Celal Kadri Kınoğlu ve Kerem Karaboğa gibi usta isimlerin katılacağı söyleşiler de sanatseverlerle buluşacak. Günay Karacaoğlu’nun “Dostların Dilinden Muammer Karaca Tiyatrosu” performansı; Büyük Ev Ablukada, Cenk Erdoğan, Ezgi Aktan ve İBB Oda Müziği Topluluğu’nun akustik konserleri, Murat Mahmutyazıcıoğlu ile yazarlık atölyeleri ve Mehmet Sindel ile film okumaları da ekim ayının öne çıkan diğer etkinlikleri arasında.

Bağımsız Sahneler İçin Çok Yönlü Bir Kültür Platformu

Yapısal olarak güçlendirilerek çağdaş ihtiyaçlara yanıt veren bir kültür-sanat alanı olarak yeniden işlevlendirilen mekân; 300 kişilik tiyatro salonu, Tiyatroevi ve çok amaçlı kültür alanlarıyla kent hayatının yaşayan bir parçası olacak şekilde tasarlandı. İstanbul Boğazı manzarasına açılan sahnesiyle provalara da imkân sunan Muammer Karaca Tiyatrosu, geçmişte olduğu gibi yeni döneminde de özel tiyatrolara kapılarını açacak. Mekân, bağımsız tiyatroların üretimlerini destekleyen çok yönlü bir kültür platformu olarak şehrin sahne sanatları yaşamına değer katmaya devam edecek.

Devamını Oku

Copyright © 2022 Refleksif.com