Bizimle İletişime Geçin

Sinema

Para kolay kazanılmıyor: Kaç Para Kaç #inceleme

Reha Erdem’in 1998 yapımlı Kaç Para Kaç filminde Taner Birsel, Bennu Yıldırımlar, Zuhal Gencer ve Engin Alkan gibi isimleri görüyoruz.

Para kolay kazanılmıyor; Reha Erdem’in 1998 yapımlı Kaç Para Kaç filmi.

Başrollerini Taner Birsel, Bennu Yıldırımlar, Zuhal Gencer ve Engin Alkan oynarken aynı zamanda filmin içinde Ara Güler, Özgür Ozan gibi sürpriz isimler de görmek mümkün.

Geçimini gömlek satarak sağlayan Selim karakteri gayet sessiz, sakin ve insanlara mesafeli bir tiptir. Aynı şekilde parayla olan ilişkisi de öyledir; titiz, tutumlu, paranın nereden geldiğini ve nereye gittiğini iyi hesap eden bir adamdır. Öyle ki, çocukların yerde bulduğu yüz doları diğer veliler gibi paylaşmak bile istemez, oradan uzaklaşır.

Bir akşam eve dönerken önceki müşteriden hemen sonra atladığı taksi ise bir çok şeyi değiştirecekti. Taksinin içinde unutulan para dolu çantayı bir şaşkınlıkla taksiden inerek sahibine doğru koşmaya çalışsa da başarılı olamaz ve çanta elinde kalır. O akşamdan itibaren Selim’de gerginlik ve huzursuzluk eksik olmaz.

Garda gördüğü yabancı adamın cüzdanını çalan hırsızları kovalayacak kadar ahlaklı gözükse de elinde kalan çantayı evde saklamaktan başka hiçbir şey yapmaz. Evde ise çantanın yerini ordan oraya değiştirir; içi bir türlü rahat etmez, iyice paranoyaklaşmaya başlar. Öğrendiği haberle bir veznedarın çalıştığı bankadan tam dört yüz elli bin dolar çaldığını öğrenir; şimdi ise o paranın sahibi kendisidir. Kendi halinde bir yaşam süren Selim’in eline bir anda bu kadar para geçmesinin onun bu küçük ve namuslu hayatını büyük çapta değiştirir.

İlk başlarda ne yapacağını bilemez, hayatını sanki hiçbir şey olmamış gibi devam ettirir. Beraber yaşadığı karısı, kızı ve karısının babasına hiçbir şey çaktırmamaya çalışsa da etrafındakiler onda bir değişiklik olduğunu anlamaya başlar. Sürekli ona ilgisini belli eden boşanmış komşuları Nihal bile durumun farkındadır.

Suçluluk duygusuna bürünür ve etrafından birinin yaptığı şeyi anlayacağından o kadar korkar ki; dükkana müşteri olarak gelen polisten bile saklanmaya çalışır, arkadaşlarıyla para muhabbeti geçince gerilir ve bununla beraber agresifleşmeye de başlar. Yanında çalışan çırağı hiçbir şey yokken kovması ve en ufak bir şeyde insanlara sinirlenmesi gibi; artık bu durum Selim’i değiştirmeye başlar.

Selim’in parayla ilgili harekete geçmesi ise kendi dükkanının soyulmasıyla başlar. Tabi orada da polisi arayamaz ve suçu işten çıkardığı çırağa atar. Bu olaydan sonra ise ilk yaptığı iş parayı bankaya götürerek kasaya koymak olur. Artık parayı sahiplenmiştir fakat içinin hala rahat etmediği ve mutlu olmadığı ortadadır. Kendiyle hesaplaşması ve tüm durumu içine atması sonucu zararsız bir kediye tekme attığı sahnede ise; Selim’in saflığını ve masumluğunu kaybetmeye başladığını görüyoruz.

Kasadan dolarları alıp bozdurmaya başladığında önce karısına hediye almaya başlar, bu zamana kadar alamayız dese de ev almayı düşündüğünden bahseder, karısının artık bulaşıkları elinde yıkamaması için bulaşık makinesi almayı teklif eder. Parayı ailesine harcayarak iyi niyetli ve vicdanını rahatlatmış gözükse de vapurda yaşayacağı karşılaşma bu durumu da bozacaktır. Selim, çalıntı paranın sahibi veznedar ve dükkanı soyan adam bir vapurda karşılaşıp kovalamaca oynarlar. Kendisi yakalanmamayı başarır fakat bu olay onu tekrar kötü yapar ve bundan sonra elindeki parayı kullanma tutumu da değişir.

Elindeki bu yüklü miktardaki parayla yıllardır olmaya çabaladığı iyi insan, eş, baba, esnaf gibi sıfatlardan özgürleşebileceğini fırsatını görmüş ve buna kapılmıştır. Engel olabilecekken suçsuz olan çırağını tutuklatması, komşusu Nihal’in ilgisine karşılık vermeye başlaması, artık parayı suçlu hissetmeden lüzumsuz yere harcaması gibi durumlara düşer.

Yeni aldığı arabayla ailesini tatile çıkarttığında ise gazeteden veznedarın intihar ettiğini öğrenmesiyle beraber İstanbul’a geri döner ve sanki bu sefer bir şeyleri düzeltmeye çabalasa da Selim için artık çok geçtir. Durumu kontrol altına almak onun için imkansız gibi gözükür çünkü ne yapacağını bilmez bir haldedir artık. Elindeki paraların ona iyi gelmediği çok açıktır; yere düşen kağıt parayı bile dükkana gelen müşteriden saklamak için ağzına atıp yuttuğu sahne buna çok iyi örnek olabilir.

Filmin devamında hangi olay olacak, sonu nereye bağlanacak diye düşünürken hiç beklemediğimiz bir son ile şaşırtıyor bizi. Aslında Selim ne plan yapacak ne de durumu düzeltecek haldedir. Sanki geri dönüş yoktur ve kendini kaybetmiştir. Ailesini tatile diye yolladıktan sonra evde komşu Nihal ile basılınca önce sadece perdenin arkasına saklanacağını düşünürken kendini balkondan aşağı atar ve filme cebindeki paralar havada uçuşurken Selim’in cansız bedeniyle veda ederiz.

Sudenur Atabaş / info@refleksif.com

Devamını Oku

Sinema

Meriç Sümen belgeseli “Prima Ballerina Meriç” Altın Portakal’da dünya prömiyerini yapacak

Deniz Gürgen Atalay’ın yönettiği film, Meriç Sümen’in yıllar sonra “Kuğu Gölü”nde Kraliçe rolüyle AKM sahnesine dönüşünü anlatıyor. Ekip katılımlı gala 28 Ekim Çarşamba günü.

Türk bale tarihinin simge isimlerinden Devlet Sanatçısı Baş Balerin Meriç Sümen’in yıllar sonra sahneye dönüşünü konu alan “Prima Ballerina Meriç” belgeseli, 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapacak. Film, festivalin Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda yarışacak.

Akademisyen, belgesel sinemacı ve yazar Deniz Gürgen Atalay’ın yönettiği Prima Ballerina Meriç belgeseli, Sümen’in “Kuğu Gölü” balesinde Kraliçe rolüyle Atatürk Kültür Merkezi (AKM) sahnesine dönüşünü merkezine alıyor. Atalay, sanatçının sahneye hazırlık sürecinden yola çıkarak sanatçı olmanın görünmeyen bedellerini, bedensel sınırlarla mücadeleyi ve yaşam boyu süren kusursuzluk arayışını ele alıyor. Film, yaş alan bir bedenin fiziksel sınırlarına rağmen sanatına bağlılığını, disiplinini ve mükemmeliyetçiliğini görünür kılmayı hedefliyor.

Bolşoy’dan bugüne bir dönemin belleği

Ankara Devlet Konservatuvarı’ndan Royal Ballet ve Bolşoy sahnelerine uzanan bir kariyere sahip olan Sümen, Bolşoy Balesi’nde Giselle’in başrolünü üstlenen ilk yabancı prima balerin olarak anılıyor. Belgesel bu nedenle yalnızca bir sanatçı portresi çizmiyor. Sümen’in kişisel yolculuğunu, Türkiye’de balenin gelişimi ve kuşaklar arası aktarımın tarihiyle yan yana getiriyor. Kadın emeği, yaş alma, sanatçı kimliği ve sahneye duyulan tutku da filmin ele aldığı başlıklar arasında.

Prima Ballerina Meriç gösterim programı

“Prima Ballerina Meriç”in ekip katılımlı galası 28 Ekim Çarşamba akşamı saat 19.00’da AKM Perge Salonu’nda yapılacak. Belgesel ayrıca 26 Ekim Pazartesi ve 29 Ekim Perşembe günleri saat 19.00’da Migros AVM Paribu Cineverse 4’te izlenebilecek.

87 dakikalık film, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Bahçeşehir Üniversitesi’nin destekleriyle hayata geçirildi.

Devamını Oku

Sinema

Özcan Alper’in Kazım Koyuncu filmi “Kazım: Yarım Kalan”dan ilk tanıtım yayınlandı

Kazım Koyuncu’nun yaşamından esinlenen filmin ilk tanıtımında Cem Yiğit Üzümoğlu, elinde gitarla “Gelavera Deresi”nin giriş melodisini çalıyor. Film 1 Ocak’ta sinemalarda.

Ödüllü yönetmen Özcan Alper’in yönettiği “Kazım: Yarım Kalan”ın ilk tanıtımı yayınlandı. Kazım Koyuncu’nun yaşamından esinlenen filmde sanatçıyı Cem Yiğit Üzümoğlu canlandırıyor. Kazım: Yarım Kalan filmi, yeni yılın ilk günü olan 1 Ocak’ta vizyona girecek.

Tanıtımda yarı karanlık bir oda ve bir gitar

Yayınlanan görüntülerde Üzümoğlu’nun canlandırdığı Kazım, yarı karanlık bir odada, açık pencerenin önünde, elinde gitarıyla Kazım Koyuncu’nun “Gelavera Deresi” şarkısının giriş melodisini çalıyor. Akustik gitarın eşlik ettiği bu sahneler, kendi sesini bulma arayışından vazgeçmeyen bir müzisyenin dünyasına kısa bir bakış sunuyor.

Üzümoğlu’nun role hazırlanırken 19 kilo verdiği belirtiliyor.

Çernobil’den Gülbeyaz’a uzanan yaşam

Film, Kazım Koyuncu’nun hayatının farklı dönemlerinden besleniyor: Çernobil felaketinin gölgesinde geçen çocukluk yılları, 90’ların politik gençlik hareketleri, ilk Lazca rock grubu Zuğaşi Berepe’nin kuruluşu ve Gülbeyaz dizisiyle geniş kitlelere ulaşması. Hikâye, Koyuncu’nun erken yaşta aramızdan ayrılmasına kadar uzanıyor.

Yapım ekibi filmi, Karadeniz’in tulum ve kemençe ezgilerini rock müziğin asi ruhuyla buluşturan bir sanatçının müziğini ve mücadelesini bugüne taşıyan, tutku, dostluk ve umut dolu bir sinema deneyimi olarak tanıtıyor. Filmin sekiz hafta süren çekimlerinin tamamlandığı Ekim ayında duyurulmuştu.

Kazım: Yarım Kalan oyuncu kadrosunda kimler var?

Cem Yiğit Üzümoğlu’na filmde Ayça Bingöl, Fikret Kuşkan, Taner Birsel, Şifanur Gül, Serra Arıtürk, Aslıhan Kapanşahin, Ozan Çelik, İlker Sami Kılıç, Onur Durmaz, Baran Bölükbaşı, Celal Öztürk, Ozan Taylan Elver ve Erdem Akın eşlik ediyor. Şevval Sam da konuk oyuncular arasında yer alıyor.

Devamını Oku

Copyright © 2022 Refleksif.com