Müzik
Serkan Çağrı ve Gökçe işbirliği: Etnik elektronik soundun ilk ürünü dijitalde
Gökçe, müzikal serüvenine etnik elektronik ve Balkan tınılarını merkezine alan “UnderBalkan” projesiyle yeni bir soluk kazandırıyor.
Solo kariyerinde kendine özgü bir sound yaratan Gökçe, müzikal serüvenine etnik elektronik ve Balkan tınılarını merkezine alan “UnderBalkan” projesiyle yeni bir soluk kazandırıyor. Grubun ilk çalışması olan “Çilem Çilem”, 6 Mart Cuma günü Pasaj Müzik etiketiyle tüm dijital platformlardaki yerini aldı. UnderBalkan; Gökçe’nin vokali ve perküsyon performansını, Aras Yıldıran’ın trompeti ve prodüksiyon dehasıyla, Koray Gürsoy’un ise gitar tınılarıyla birleştiriyor. Grubun temel felsefesi, kültleşmiş şarkı ve türküleri hip-hop altyapıları üzerine balkan pop ve alternatif ezgilerle yeniden sentezleyerek janrlar arası bir köprü kurmak üzerine inşa ediliyor.
Tarihi Bir Ağıtın Modern Dönüşümü: Djelem Djelem’den Çilem Çilem’e
Projenin ilk ürünü olan “Çilem Çilem”, köklerini dünya müzik tarihinin en sarsıcı ağıtlarından biri olan “Djelem Djelem”den alıyor. Nazi Almanyası’nda katledilen binlerce Roman’ın anısına yakılan bu kadim ağıt, Gökçe ve Aras Yıldıran’ın vizyonuyla modern bir Balkan uyarlamasına dönüştürüldü. Orijinal metnin barındırdığı derin acıyı korurken, umut aşılayan Türkçe sözlerle yeniden kurgulanan parça, toplumsal hafızayı çağdaş bir prodüksiyonla selamlıyor. Bu uyarlama, geçmişin kederini bugünün ritimleriyle birleştirerek eserin evrensel mesajını yerel bir dille yeniden yorumluyor.
Aras Yıldıran’ın Prodüksiyonu ve Serkan Çağrı’nın Nefesi
Grubun müzikal mutfağındaki “beyin” olarak nitelendirilen Aras Yıldıran, hem trompetçi kimliği hem de altyapı mimarı olarak şarkının modern kimliğini kurgulayan isim oldu. Şarkıya derinlik katan en kritik dokunuşlardan biri ise usta sanatçı Serkan Çağrı’dan geldi. Çağrı’nın karakteristik klarnet performansı, Yıldıran’ın hazırladığı hip-hop temelli modern altyapıyla birleşerek parçayı kült bir eserin güncel yansımasına dönüştürdü. UnderBalkan, bu ilk teklisiyle sadece bir şarkı sunmakla kalmıyor, aynı zamanda etnik motiflerin dijital çağda nasıl var olabileceğine dair rasyonel bir model sunuyor.
Müzik
Emre Fel’den romantik ve muzip bir dönüş
Emre Fel, dinleyicilerini zamansız bir müzikal yolculuğa çıkardığı yepyeni teklisi “Avare”yi müzikseverlerin beğenisine sundu.
Müzik dünyasında “Yeni Anadolu” kimliğiyle sağlam bir yer edinen ve kendine has tarzıyla dikkat çeken Emre Fel, dinleyicilerini zamansız bir müzikal yolculuğa çıkardığı yepyeni teklisi “Avare”yi müzikseverlerin beğenisine sundu.
Tüm Üretim Sürecinde Tek Başına
Aşkına ulaşmaya çalışan derbeder bir gencin hikayesini hem romantik hem de hafif muzip bir dille anlatan “Avare”, üretim sürecindeki bağımsız yapısıyla da öne çıkıyor. Şarkının sözü, müziği, kaydı, düzenlemesi, mix ve mastering aşamalarının tamamı bizzat Emre Fel’in kendi imzasını taşıyor. Sanatçının çok yönlü müzikal yeteneğini gözler önüne seren bu eser, “Yeni Anadolu” akımının en güçlü çalışmalarından biri olarak değerlendiriliyor.
Nostaljik Klipte Sürpriz Oyuncu: Eşi Eda Fel Kamera Karşısında
Şarkının nostaljik ruhunu görselleştiren klibin yönetmen koltuğunda Samet Eruzun ve Ümit Şahin oturuyor. Görüntü yönetmenliğini Jiyan Erincik’in, sanat yönetmenliğini Melis Piyale’nin ve stil danışmanlığını İrem İnançu’nun üstlendiği klipte; eski zaman estetiği bugünün sürpriz detaylarıyla ustaca harmanlanıyor.
Tamamen bir ekip ruhuyla ve samimi bir atmosferde çekilen klibin en özel sürprizi ise Emre Fel’in eşi Eda Fel’in de projede oyuncu olarak yer alması oldu. Hem şarkının enerjisi hem de klibin sıcak görsel dili, izleyicilere duygusal ve keyifli bir seyir deneyimi vadediyor.
Müzik
Anjelika Akbar “Candela Concert” ile Beyoğlu Sahne’de
Candela Concert, ekim ayının son programında dünyaca ünlü besteci ve piyanist Anjelika Akbar’ı ağırlıyor.
Müziğin evrensel dilini binlerce mumun yarattığı görsel bir şölenle harmanlayarak dinleyicilere eşsiz bir deneyim sunan Candela Concert, ekim ayının son programında dünyaca ünlü besteci ve piyanist Anjelika Akbar’ı ağırlıyor. Klasik müziğin zamansız eserlerini sanatçının özgün yorumuyla buluşturacak olan bu büyüleyici konser, 25 Ekim Pazar günü saat 20.00’de Beyoğlu Sahne’nin tarihi atmosferinde müzikseverlere unutulmaz bir sonbahar akşamı yaşatmaya hazırlanıyor.
Tarihin, Müziğin ve Işığın Buluşma Noktası: Beyoğlu Sahne
Yüzyıllardır İstanbul’da sanatın ve müziğin farklı renklerine ev sahipliği yapan Beyoğlu, tarihi dokusuyla kültür-sanat hayatının kalbi olmaya devam ediyor. Geçmişin estetik izlerini günümüzün modern sanat anlayışıyla başarıyla buluşturan Beyoğlu Sahne, Candela Concert’ın binlerce mumla aydınlanan özel konseptiyle müziğe sadece işitsel değil, görsel bir boyut da kazandırıyor.
Farklı Kültürlerin Ezgileri Piyano Tınılarında Hayat Bulacak
Farklı coğrafyaların müzikal mirasından beslenen ve köklü klasik müzik birikimini özgün besteleriyle harmanlayan usta piyanist Anjelika Akbar, dinleyicileri kültürlerarası derin bir müzik yolculuğuna çıkaracak. Sanatçının müziğe getirdiği kendine has yaklaşım, mum ışığının yarattığı loş ve sıcak estetikle bütünleşerek izleyenleri adeta başka bir zamana taşıyacak.
Tarihi mekânın büyüleyici atmosferi ve piyano tınılarının kusursuz bir uyum içinde yankılanacağı bu özel resital, müziğin saf duygusunu ve sanatın evrensel dilini tek bir sahnede yaşamak isteyen tüm sanatseverleri bekliyor.
