Bizimle İletişime Geçin

Sinema

Meriç Sümen belgeseli “Prima Ballerina Meriç” Altın Portakal’da dünya prömiyerini yapacak

Deniz Gürgen Atalay’ın yönettiği film, Meriç Sümen’in yıllar sonra “Kuğu Gölü”nde Kraliçe rolüyle AKM sahnesine dönüşünü anlatıyor. Ekip katılımlı gala 28 Ekim Çarşamba günü.

Türk bale tarihinin simge isimlerinden Devlet Sanatçısı Baş Balerin Meriç Sümen’in yıllar sonra sahneye dönüşünü konu alan “Prima Ballerina Meriç” belgeseli, 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapacak. Film, festivalin Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda yarışacak.

Akademisyen, belgesel sinemacı ve yazar Deniz Gürgen Atalay’ın yönettiği Prima Ballerina Meriç belgeseli, Sümen’in “Kuğu Gölü” balesinde Kraliçe rolüyle Atatürk Kültür Merkezi (AKM) sahnesine dönüşünü merkezine alıyor. Atalay, sanatçının sahneye hazırlık sürecinden yola çıkarak sanatçı olmanın görünmeyen bedellerini, bedensel sınırlarla mücadeleyi ve yaşam boyu süren kusursuzluk arayışını ele alıyor. Film, yaş alan bir bedenin fiziksel sınırlarına rağmen sanatına bağlılığını, disiplinini ve mükemmeliyetçiliğini görünür kılmayı hedefliyor.

Bolşoy’dan bugüne bir dönemin belleği

Ankara Devlet Konservatuvarı’ndan Royal Ballet ve Bolşoy sahnelerine uzanan bir kariyere sahip olan Sümen, Bolşoy Balesi’nde Giselle’in başrolünü üstlenen ilk yabancı prima balerin olarak anılıyor. Belgesel bu nedenle yalnızca bir sanatçı portresi çizmiyor. Sümen’in kişisel yolculuğunu, Türkiye’de balenin gelişimi ve kuşaklar arası aktarımın tarihiyle yan yana getiriyor. Kadın emeği, yaş alma, sanatçı kimliği ve sahneye duyulan tutku da filmin ele aldığı başlıklar arasında.

Prima Ballerina Meriç gösterim programı

“Prima Ballerina Meriç”in ekip katılımlı galası 28 Ekim Çarşamba akşamı saat 19.00’da AKM Perge Salonu’nda yapılacak. Belgesel ayrıca 26 Ekim Pazartesi ve 29 Ekim Perşembe günleri saat 19.00’da Migros AVM Paribu Cineverse 4’te izlenebilecek.

87 dakikalık film, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Bahçeşehir Üniversitesi’nin destekleriyle hayata geçirildi.

Devamını Oku
Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sinema

Özcan Alper’in Kazım Koyuncu filmi “Kazım: Yarım Kalan”dan ilk tanıtım yayınlandı

Kazım Koyuncu’nun yaşamından esinlenen filmin ilk tanıtımında Cem Yiğit Üzümoğlu, elinde gitarla “Gelavera Deresi”nin giriş melodisini çalıyor. Film 1 Ocak’ta sinemalarda.

Ödüllü yönetmen Özcan Alper’in yönettiği “Kazım: Yarım Kalan”ın ilk tanıtımı yayınlandı. Kazım Koyuncu’nun yaşamından esinlenen filmde sanatçıyı Cem Yiğit Üzümoğlu canlandırıyor. Kazım: Yarım Kalan filmi, yeni yılın ilk günü olan 1 Ocak’ta vizyona girecek.

Tanıtımda yarı karanlık bir oda ve bir gitar

Yayınlanan görüntülerde Üzümoğlu’nun canlandırdığı Kazım, yarı karanlık bir odada, açık pencerenin önünde, elinde gitarıyla Kazım Koyuncu’nun “Gelavera Deresi” şarkısının giriş melodisini çalıyor. Akustik gitarın eşlik ettiği bu sahneler, kendi sesini bulma arayışından vazgeçmeyen bir müzisyenin dünyasına kısa bir bakış sunuyor.

Üzümoğlu’nun role hazırlanırken 19 kilo verdiği belirtiliyor.

Çernobil’den Gülbeyaz’a uzanan yaşam

Film, Kazım Koyuncu’nun hayatının farklı dönemlerinden besleniyor: Çernobil felaketinin gölgesinde geçen çocukluk yılları, 90’ların politik gençlik hareketleri, ilk Lazca rock grubu Zuğaşi Berepe’nin kuruluşu ve Gülbeyaz dizisiyle geniş kitlelere ulaşması. Hikâye, Koyuncu’nun erken yaşta aramızdan ayrılmasına kadar uzanıyor.

Yapım ekibi filmi, Karadeniz’in tulum ve kemençe ezgilerini rock müziğin asi ruhuyla buluşturan bir sanatçının müziğini ve mücadelesini bugüne taşıyan, tutku, dostluk ve umut dolu bir sinema deneyimi olarak tanıtıyor. Filmin sekiz hafta süren çekimlerinin tamamlandığı Ekim ayında duyurulmuştu.

Kazım: Yarım Kalan oyuncu kadrosunda kimler var?

Cem Yiğit Üzümoğlu’na filmde Ayça Bingöl, Fikret Kuşkan, Taner Birsel, Şifanur Gül, Serra Arıtürk, Aslıhan Kapanşahin, Ozan Çelik, İlker Sami Kılıç, Onur Durmaz, Baran Bölükbaşı, Celal Öztürk, Ozan Taylan Elver ve Erdem Akın eşlik ediyor. Şevval Sam da konuk oyuncular arasında yer alıyor.

Devamını Oku

Sinema

Türk-İran ortak yapımı “I Just Want to Talk to My Mom” Tallinn’de ana yarışmada

“I Just Want to Talk to My Mom”, 30. Tallinn Black Nights Film Festivali (PÖFF) Ana Yarışma Bölümü’ne seçilme başarısı gösterdi.

İranlı yönetmen Mohsen Rabiei’nin yazıp yönettiği ve başarılı yapımcı Bulut Reyhanoğlu’nun ortak yapımcılığını üstlendiği Türk–İran ortak yapımı “I Just Want to Talk to My Mom”, Avrupa’nın en prestijli sinema etkinliklerinden biri olan 30. Tallinn Black Nights Film Festivali (PÖFF) Ana Yarışma Bölümü’ne seçilme başarısı gösterdi. Griffin Pictures ve Koskos Film ortaklığında hayata geçirilen iddialı yapım, ana yarışmada yer alan tek Türk–İran ortak yapımı olarak 15 Kasım’da Tallinn’de dünya prömiyerini gerçekleştirecek.

Savaşın Sınırları Aşan Etkisi ve Çaresiz Bir Bekleyiş

Başrolünde yetenekli İranlı oyuncu Reyhaneh Parsa’nın yer aldığı film, savaşın sınırları aşan psikolojik etkilerini, birbirinden uzakta yaşayan bir anne ile kızının iletişim kurma mücadelesi üzerinden sarsıcı bir dille beyazperdeye taşıyor.

Hikâye, İstanbul’da yaşayan İranlı bir oyuncunun, savaş nedeniyle internet ve telefon hatlarının tamamen kesildiği ülkesindeki annesine ulaşma çabasına odaklanıyor. Yanıtsız kalan telefonlar, giderek uzayan sessizlik ve her geçen gün büyüyen belirsizlik, genç kadının gündelik hayatını ağır bir bekleyişe dönüştürüyor. Film; anne ile kız arasındaki fiziksel mesafenin sevgi, özlem ve kaybetme korkusuyla nasıl derinleştiğini işlerken, savaşın sadece çatışma bölgelerinde değil, sevdiklerinden uzakta yaşayan insanların ruhlarında da bıraktığı derin izleri gözler önüne seriyor.

Kişisel Bir Deneyimden Evrensel Bir Sinema Diline

Yirmi yılı aşkın süredir sinema alanında çalışmalarını sürdüren yönetmen Mohsen Rabiei, bu çarpıcı hikâyeyi bizzat kendi yaşamından izlerle kurguladı. Film, yönetmenin İran’da yaşayan anne ve babasıyla iletişim kuramadığı günlerde hissettiği korku, çaresizlik ve belirsizlik duygularından doğdu. Belgesel ile kurmaca arasındaki o ince sınırda ilerleyen yapım, gerçek olaylar sırasında kaydedilen anları güçlü bir sinemasal anlatıyla harmanlayarak, en zor koşullarda bile sürdürülen umut arayışına evrensel bir ayna tutuyor.

Türkiye ve İran Arasında Güçlü Bir Yaratıcı Ortaklık

“Zenne”, “Çekmeceler”, “Anons” ve “Bana Karanlığını Anlat” gibi hem ulusal hem de uluslararası alanda ses getiren filmlerin yapımcıları arasında yer alan ve 2024 yılında Avrupa Film Akademisi üyeliğine kabul edilen Bulut Reyhanoğlu, bu projeyle uluslararası sinema kariyerine Türkiye ve İran arasında kurulan yeni bir yaratıcı ortaklık ekliyor.

Farsça ve Türkçe olarak çekilen 90 dakikalık “I Just Want to Talk to My Mom”un görüntü yönetmenliğini Harun Yayla, kurgusunu Pezhman Shameli, etkileyici müziklerini ise P. Nami üstleniyor.

Devamını Oku

Copyright © 2022 Refleksif.com