Bizimle İletişime Geçin

Yaşam

Baba Sahne, Kadıköylü Muazzez’in geleneksel sanat mirasına ev sahipliği yapıyor

Kadıköylü Muazzez adıyla bilinen Mehmet Muazzez Özduygu’nun üç eseri, artık Baba Sahne’nin fuayesinde sanatseverlerle buluşuyor.

Sanat dünyasında Kadıköylü Muazzez adıyla bilinen Mehmet Muazzez Özduygu’nun üç eseri, artık Baba Sahne’nin fuayesinde sanatseverlerle buluşuyor. Ressam, sahne sanatçısı ve geleneksel tiyatronun özgün anlatıcılarından biri olan Kadıköylü Muazzez’in yapıtları, onun sahne ve resim arasında kurduğu güçlü bağı görünür kılıyor.

Şevket Çoruh’un tamamen kendi yatırımıyla kurduğu Baba Sahne, tiyatro oyunları, performanslar, gösteriler ve konserlerin yanı sıra farklı sanat dallarını da bir araya getirerek kültürel çeşitliliği destekliyor. Salonun fuayesinde çeşitli eserleri sanatseverlerle buluşturan mekân, şimdi de Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan kültürel mirası resimlerine taşıyan Kadıköylü Muazzez’in üç önemli eserine ev sahipliği yapıyor.

1871 doğumlu Mehmet Muazzez Özduygu, Bahriye Sanayi Alayı’nda mızıka subayı olarak eğitim aldı. Resme duyduğu ilgiyle İstanbul Sanayi-i Nefise Mektebi’nde eğitim gören sanatçı, mezuniyetinin ardından askerliği bırakarak sanat hayatına yöneldi. Güzel Sanatlar Akademisi’nde hem atölye hocalığı hem yöneticilik yaptı. Sahne sanatlarına ilgisiyle tanınan Kadıköylü Muazzez, ortaoyununda Arnavut ve Laz tiplerini başarıyla canlandırdı.

Resimlerinde ağırlıklı olarak ortaoyunu sahneleri, Karagöz tasvirleri, sünnet düğünleri ve geleneksel eğlenceleri konu alan sanatçı, portre alanında da önemli eserler üretti. Kavuklu Hamdi Bey ve Pişekâr Küçük İsmail Efendi gibi ortaoyunun önde gelen isimlerini resmeden Muazzez, aynı zamanda deve derisinden hazırladığı Karagöz tasvirleriyle bu geleneği sahneye taşımaya devam etti. Soyadı Kanunu sonrası Özduygu soyadını almasına rağmen eserlerini Muazzez adıyla imzalamayı sürdürdü.

Kadıköylü Muazzez’in üç eserinin Baba Sahne’de sergilenmesi, hem geleneksel tiyatro sanatının izlerini günümüze taşıyor hem de sanatçının çok yönlü üretimlerinin yeniden görünür olmasına katkı sağlıyor.

Sahne Sanatları

Tarihi Muammer Karaca Tiyatrosu İBB imzasıyla kapılarını açtı

Muammer Karaca Tiyatrosu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve İBB Miras tarafından gerçekleştirilen kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından yeniden tiyatroseverlerle buluştu.

1950’lerden günümüze İstanbul’un tiyatro hafızasının en önemli duraklarından biri olan ve 2012 yılından bu yana faaliyetlerine kapalı olan Muammer Karaca Tiyatrosu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve İBB Miras tarafından gerçekleştirilen kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından yeniden tiyatroseverlerle buluştu. Yeni döneminde bağımsız tiyatrolara ve farklı sahne sanatlarına ev sahipliği yapacak olan tarihi sahnenin açılışı, 25 Eylül Cuma akşamı düzenlenen özel bir davetle gerçekleştirildi.

Yıldızlar Geçidi Gibi Açılış

Şehrin kültür-sanat hayatında büyük heyecan uyandıran açılış törenine İBB Başkan Vekili Nuri Aslan ve İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat’ın yanı sıra sanat dünyasından; Göksel Kortay, Suna Keskin, Aliye Uzunatağan, Şevket Çoruh, Berkay Ateş, Güven Kıraç, Şenay Gürler, Ece Dizdar, Kaan Sekban ve Erhan Yazıcıoğlu gibi birbirinden değerli pek çok isim katıldı.

Gecede, usta oyuncular Erol Babaoğlu ve Şebnem Sönmez, Türk tiyatrosunun unutulmaz yapıtları “Deli Dumrul” ve “Keşanlı Ali Destanı”ndan sahneler canlandırdı. Muammer Karaca’nın 1955’te yaptığı ilk açılış konuşmasının okunmasının ardından, Şehir Tiyatroları’nın bu geceye özel hazırladığı müzikli ve hicivli anlatı “İlk Temsil” sahnelendi.

Tarihi Doku Korundu, Bağımsız Tiyatrolara Kapılarını Açtı

Geçmişte Muhsin Ertuğrul, Yıldız Kenter, Adile Naşit, Sadri Alışık ve Genco Erkal gibi dev isimleri ağırlayan, 16 yıl boyunca sahnelenen “Cibali Karakolu” ile kırılması zor bir rekora imza atan mekân, tarihi yapısı ve özgün karakteri korunarak çağdaş bir kültür-sanat alanına dönüştürüldü.

Restorasyon kapsamında yapısal olarak güçlendirilen merkez; 300 kişilik tiyatro salonu, Tiyatroevi ve çok amaçlı kültür mekânıyla kent hayatının yaşayan bir parçası olacak. İstanbul Boğazı manzarasına açılan sahnesiyle provalara da imkân sunan mekân, bağımsız tiyatroların üretimlerini destekleyen çok yönlü bir platform olarak hizmet verecek.

Görsel Hafızaya Yolculuk: “Mengü Ertel’in Tiyatro Evreni”

Muammer Karaca Tiyatrosu, 14 yıllık sessizliğini grafik ve tasarım dünyasının unutulmaz ismi Mengü Ertel’e adanan çok özel bir sergiyle bozdu. Modern Türk tiyatrosunun görsel hafızasına odaklanan sergi, Ertel’in tiyatro için ürettiği afişler, sahne-kostüm tasarımları, eskizler ve arşiv belgelerinden oluşan eşsiz bir seçki sunuyor. Mekânsal ve sessel tasarımı Esma Ertel ve Murat Ertel imzası taşıyan serginin merkezinde ise 1964’te Karaca Sahnesi’nde dünya prömiyerini yapan “Keşanlı Ali Destanı” yer alıyor.

“Mengü Ertel’in Tiyatro Evreni” sergisi, 26 Eylül 2026 – 21 Ocak 2027 tarihleri arasında pazartesi günleri hariç her gün 10.00–19.00 saatleri arasında Muammer Karaca Tiyatrosu’nda ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.

Devamını Oku

Yaşam

Prof. Dr. Zafer Toprak’ın dev arşivi İBB Cumhuriyet Tarihi Araştırmaları Merkezi’nde

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından hayata geçirilen Cumhuriyet Tarihi Araştırmaları Merkezi, Taksim Tünel Meydanı’ndaki tarihi Metrohan’da kapılarını açtı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından hayata geçirilen Cumhuriyet Tarihi Araştırmaları Merkezi, Taksim Tünel Meydanı’ndaki tarihi Metrohan’da kapılarını açtı. İBB Miras tarafından özenle restore edilen tarihi İETT binasının 2. katında faaliyet gösterecek olan merkez, Cumhuriyet tarihi üzerine çalışan farklı disiplinlerden araştırmacılar için nitelikli ve doğrudan yararlanabilecekleri bir çalışma ortamı sunuyor.

Merkezin açılış törenine; 2023 yılında hayatını kaybeden Türkiye’nin önde gelen tarihçilerinden Prof. Dr. Zafer Toprak’ın eşi Binnaz Toprak, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, Beyoğlu Belediyesi Başkan Vekili Sefer Karaahmetoğlu ve İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat’ın yanı sıra akademi ve siyaset dünyasından pek çok önemli isim katıldı.

Prof. Dr. Zafer Toprak’ın 100 Bini Aşkın Eserden Oluşan Dev Arşivi

Merkezin araştırmacılara sunduğu ilk büyük hazine, Prof. Dr. Zafer Toprak’ın toplam 103.649 eserden oluşan eşsiz kişisel arşivi oldu. Kapsamlı Zafer Toprak Arşivi’nde; 40.996 kitap, 49.567 süreli yayın, 5.000 fotoğraf, 6.868 evrak, 595 tez, 196 afiş, 327 kartpostal ve 110 film makarası araştırmacıların erişimine açıldı.

Bunun yanı sıra, usta tarihçinin anısını yaşatmak amacıyla çalışma odasıyla birebir aynı tasarlanan özel bir odada; Toprak’ın daktiloları, ödül ve plaketleri, kişisel çalışma masası ile kitaplığı da özenle korunarak sergileniyor.

Taksim’in Kalbinde Kapsamlı Çalışma ve Etkinlik Alanı

950 metrekarelik geniş bir alanda hizmet veren İBB Cumhuriyet Tarihi Araştırmaları Merkezi, 90 kişilik çalışma kapasitesiyle dikkat çekiyor. Akademik ve kişisel araştırmalar için sessiz ve verimli bir ortam sağlayan merkezin bünyesinde ayrıca söyleşi ve toplantılara ev sahipliği yapacak 50 kişilik çok amaçlı bir salon da yer alıyor.

İlerleyen dönemlerde farklı tarihçilerin arşivleri ve katkılarıyla daha da genişletilmesi planlanan merkez; Cumhuriyet tarihine ışık tutan kaynakları tek çatı altında toplayan, farklı çalışmaların buluştuğu interaktif bir cazibe merkezi olmayı hedefliyor.

Devamını Oku

Copyright © 2022 Refleksif.com