Sinema
Bozukluğun içindeki adaletsizlik: Child’s Pose #inceleme
Child’s Pose, 63. Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı’yı kazanırken, aynı yıl ülkesini Oscar ödüllerinde temsil etmek için seçilmişti.
Child’s Pose, Rumen yönetmen Călin Peter Netzer’in 2013 senesinde çıkan filmi. 63. Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı’yı kazanan yapım, aynı yıl ülkesini Oscar ödüllerinde temsil etmek için seçilmişti.
Child’s Pose, üst sınıfa mensup bir Rumen ailesinin çocuğu olan Barbu’nun bir çocuğu öldürmesiyle sonuçlanan kazanın ardından yaşananları anlatıyor. Barbu, otuz iki yaşında senelerce annesiyle beraber birbirlerine fazlasıyla düşkün şekilde yaşamış bir adamdır. Artık başka bir hayat kurmak istemesi sebebiyle başka bir eve taşınıp annesi Cornelia’nın hiç hoşlanmadığı Carmen adlı kadınla beraber yaşamaya başlamıştır. Bir gece yeni aldığı arabasıyla bir yayaya çarpıp ölmesine sebep olacak, ancak sonrasında kendi hayatına dair bazı şeylerin farkına varacaktır.
Film, açılışını Barbu’nun annesi Cornelia’nın doğum günü partisini göstererek yapar. Sevdiği insanlarla istediği gibi bir kutlama yapacak hayat konforuna sahip olan Cornelia, oğlunun kaza haberiyle hiç beklemediği bir telefon alır. Telaş içinde kaza yerine gittikten sonra her ne kadar oğlunun iyi olduğu haberini alarak rahatlasa da, olay yerinde on dört yaşında bir çocuk ölmüştür. Barbu, annesinden her ne kadar nefret de etse annesi Cornelia olaylara müdahale eder. Deliller Barbu lehine değiştirilir, kontroller yapılır ve artık Barbu suçsuzdur. Barbu her ne kadar aklanacak duruma gelse de annesiyle sağlıksız bir iletişimi vardır. Annesi, oğlu Barbu’yu sürekli bir yandan “erkeklik algısı” üzerinden vurmaktadır ve oğlu ile iletişim kurmaya çalışırken bütün sağlıksız yolları denemektedir. Sık sık oğluna sevgisizlikten, kendi güçsüzlüğünden bahsederek onu rahatsız eder. Filmde samimiyetsiz, sevgiden uzak bir anne oğul ilişkisi görürken bir yandan da sınıf farkına tanıklık ederiz.
Cornelia’yı bir yandan oğlu ile sağlıksız anne oğul ilişkisini devam ettirmeye çalışırken bir yandan da oğlunun ölümüne sebep olduğu çocuğun ailesiyle görüşürken görürüz. Cornelia, empatiden son derece uzak bir şekilde kazayı hafif bir tabir olan “talihsizlik” olarak değerlendirir. Ailenin bir çocuğu daha vardır ve kaza olayının üstünü parayla örtmeye çalışmaktadır. Filmin sonunda ise genellikle sessizliğiyle gördüğümüz Barbu, ölümüne sebep olduğu çocuğun ailesinden özür dilemeye gider. “Anne, kapıyı açar mısın?” cümlesi ile özür dilemeye giden Barbu, hem kendi vicdan kapısını açmış hem de kendine gelmeye başlamıştır artık.
Child’s Pose, zaman zaman hareketli yakın plan çekimleri, zaman zaman da yönetmenin sakin kamera kullanımı ve güçlü alt metniyle izlenmesi gereken bir film olmuş. Aynı zamanda başroller Luminița Gheorghiu ile Bogdan Dumitrache’e başarılı performansları sebebiyle şapka çıkarmak gerek.
Çağatay Efe Mutluay / mutluaycagatayefe@gmail.com
Sinema
Meriç Sümen belgeseli “Prima Ballerina Meriç” Altın Portakal’da dünya prömiyerini yapacak
Deniz Gürgen Atalay’ın yönettiği film, Meriç Sümen’in yıllar sonra “Kuğu Gölü”nde Kraliçe rolüyle AKM sahnesine dönüşünü anlatıyor. Ekip katılımlı gala 28 Ekim Çarşamba günü.
Türk bale tarihinin simge isimlerinden Devlet Sanatçısı Baş Balerin Meriç Sümen’in yıllar sonra sahneye dönüşünü konu alan “Prima Ballerina Meriç” belgeseli, 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapacak. Film, festivalin Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda yarışacak.
Akademisyen, belgesel sinemacı ve yazar Deniz Gürgen Atalay’ın yönettiği Prima Ballerina Meriç belgeseli, Sümen’in “Kuğu Gölü” balesinde Kraliçe rolüyle Atatürk Kültür Merkezi (AKM) sahnesine dönüşünü merkezine alıyor. Atalay, sanatçının sahneye hazırlık sürecinden yola çıkarak sanatçı olmanın görünmeyen bedellerini, bedensel sınırlarla mücadeleyi ve yaşam boyu süren kusursuzluk arayışını ele alıyor. Film, yaş alan bir bedenin fiziksel sınırlarına rağmen sanatına bağlılığını, disiplinini ve mükemmeliyetçiliğini görünür kılmayı hedefliyor.
Bolşoy’dan bugüne bir dönemin belleği
Ankara Devlet Konservatuvarı’ndan Royal Ballet ve Bolşoy sahnelerine uzanan bir kariyere sahip olan Sümen, Bolşoy Balesi’nde Giselle’in başrolünü üstlenen ilk yabancı prima balerin olarak anılıyor. Belgesel bu nedenle yalnızca bir sanatçı portresi çizmiyor. Sümen’in kişisel yolculuğunu, Türkiye’de balenin gelişimi ve kuşaklar arası aktarımın tarihiyle yan yana getiriyor. Kadın emeği, yaş alma, sanatçı kimliği ve sahneye duyulan tutku da filmin ele aldığı başlıklar arasında.
Prima Ballerina Meriç gösterim programı
“Prima Ballerina Meriç”in ekip katılımlı galası 28 Ekim Çarşamba akşamı saat 19.00’da AKM Perge Salonu’nda yapılacak. Belgesel ayrıca 26 Ekim Pazartesi ve 29 Ekim Perşembe günleri saat 19.00’da Migros AVM Paribu Cineverse 4’te izlenebilecek.
87 dakikalık film, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Bahçeşehir Üniversitesi’nin destekleriyle hayata geçirildi.
Sinema
Özcan Alper’in Kazım Koyuncu filmi “Kazım: Yarım Kalan”dan ilk tanıtım yayınlandı
Kazım Koyuncu’nun yaşamından esinlenen filmin ilk tanıtımında Cem Yiğit Üzümoğlu, elinde gitarla “Gelavera Deresi”nin giriş melodisini çalıyor. Film 1 Ocak’ta sinemalarda.
Ödüllü yönetmen Özcan Alper’in yönettiği “Kazım: Yarım Kalan”ın ilk tanıtımı yayınlandı. Kazım Koyuncu’nun yaşamından esinlenen filmde sanatçıyı Cem Yiğit Üzümoğlu canlandırıyor. Kazım: Yarım Kalan filmi, yeni yılın ilk günü olan 1 Ocak’ta vizyona girecek.
Tanıtımda yarı karanlık bir oda ve bir gitar
Yayınlanan görüntülerde Üzümoğlu’nun canlandırdığı Kazım, yarı karanlık bir odada, açık pencerenin önünde, elinde gitarıyla Kazım Koyuncu’nun “Gelavera Deresi” şarkısının giriş melodisini çalıyor. Akustik gitarın eşlik ettiği bu sahneler, kendi sesini bulma arayışından vazgeçmeyen bir müzisyenin dünyasına kısa bir bakış sunuyor.
Üzümoğlu’nun role hazırlanırken 19 kilo verdiği belirtiliyor.
Çernobil’den Gülbeyaz’a uzanan yaşam
Film, Kazım Koyuncu’nun hayatının farklı dönemlerinden besleniyor: Çernobil felaketinin gölgesinde geçen çocukluk yılları, 90’ların politik gençlik hareketleri, ilk Lazca rock grubu Zuğaşi Berepe’nin kuruluşu ve Gülbeyaz dizisiyle geniş kitlelere ulaşması. Hikâye, Koyuncu’nun erken yaşta aramızdan ayrılmasına kadar uzanıyor.
Yapım ekibi filmi, Karadeniz’in tulum ve kemençe ezgilerini rock müziğin asi ruhuyla buluşturan bir sanatçının müziğini ve mücadelesini bugüne taşıyan, tutku, dostluk ve umut dolu bir sinema deneyimi olarak tanıtıyor. Filmin sekiz hafta süren çekimlerinin tamamlandığı Ekim ayında duyurulmuştu.
Kazım: Yarım Kalan oyuncu kadrosunda kimler var?
Cem Yiğit Üzümoğlu’na filmde Ayça Bingöl, Fikret Kuşkan, Taner Birsel, Şifanur Gül, Serra Arıtürk, Aslıhan Kapanşahin, Ozan Çelik, İlker Sami Kılıç, Onur Durmaz, Baran Bölükbaşı, Celal Öztürk, Ozan Taylan Elver ve Erdem Akın eşlik ediyor. Şevval Sam da konuk oyuncular arasında yer alıyor.
