Bizimle İletişime Geçin

Müzik

Cansu: Bazen insan tam da kaybolduğu anlarda yönünü yeniden buluyor #röportaj

Cansu’yla “Pusula”nın “Pastel Melankoli” sonrası geldiği yeri, şarkının merkezindeki ikilemi, kaybolma ve yönünü yeniden bulma hâlini ve müziğinde kurduğu görsel dünyayı konuştuk.

7 şarkılık konsept albümü “Pastel Melankoli” ile kendi anlatı dünyasını kuran Cansu, yeni teklisi “Pusula” ile aşkın içindeki ihtimallere ve karar vermenin kolay olmadığı anlara odaklanıyor. Sözü ve müziği sanatçıya ait olan şarkı, yeniden bir şans vermekle vazgeçebilme cesareti arasında kalan bir kalbin hikâyesini anlatıyor. Cansu’yla “Pusula”nın “Pastel Melankoli” sonrası geldiği yeri, şarkının merkezindeki ikilemi, kaybolma ve yönünü yeniden bulma hâlini ve müziğinde kurduğu görsel dünyayı konuştuk.

“Pastel Melankoli”de kırılganlık, kabullenme ve kendini seçme hâli vardı. “Pusula” bu yolculuğun ardından nasıl bir yerden çıktı?

Pastel Melankoli konsept bir albümdü ve dediğiniz gibi içinde farklı duygular barındıran, akışında ilerleyen ve ayrılık sonrası kendini seçme hâliyle sonuçlanan bir hikâyeydi. “Pusula”yı biraz daha farklı bir duyguyla yazmış olsam da, aslında yine benzer duygular taşıyan bir şarkı oldu. Aşkın içindeki ihtimallere değindiğim; yeniden bir şans vermekle, o aşktan vazgeçebilme cesaretini aynı anda hissettiren bir şarkı.

“Pusula”da bitmiş bir aşkı geride bırakmakla ona yeniden şans vermek arasında kalan bir duygu var. Bu şarkıyı yazarken siz o duygunun daha çok hangi tarafındaydınız?

Sanırım tam ortasındaydım. İnsanın her şeyden önce kendiyle mutlu olabilmesi gerektiğine inanıyorum. O zaman yeniden denemeyi de, vazgeçebilmeyi de daha korkusuzca sorgulayabiliyorsun. Tabii burada sağlıksız bir ilişkiden bahsetmiyorum. Aksine, iki tarafın da birbirini sevdiği ama hayatın getirdiği başka zorluklar nedeniyle karar vermenin kolay olmadığı bir durumdan bahsediyorum. “Pusula” da tam olarak bu ikilemi anlatıyor.

Şarkının adı “Pusula” ama anlattığı yerde biraz kaybolmak da var. Sizce insan bazen yolunu bulmak için önce kaybolmak zorunda mı kalıyor?

Kaybolmanın da yolun bir parçası olduğuna inanıyorum. Öyle ya da böyle, her insanın ilişkilerinde daha önce hiç karşılaşmadığı sorularla yüzleştiği dönemler olabiliyor. Bence insanın dönüşebilmesi ve kendini daha iyi tanıyabilmesi de büyümenin en önemli parçalarından biri. Bazen doğru olduğuna inandığınız ya da sizi çıkmazda hissettiren bir duygu, zamanla hiç beklemediğiniz kapılar ve mucizeler açabiliyor. O yüzden ben kaybolmayı her zaman kötü bir şey olarak görmüyorum; bazen insan tam da o anlarda yönünü yeniden buluyor.

“Pastel Melankoli”de her şarkıyı ayrı bir oda gibi düşündüğünüzü söylemiştiniz. “Pusula” o evin içinde olsaydı, nasıl bir yerde dururdu?

Boşver Sevme Beni ile Gözyaşı Bulutu arasında olurdu sanırım. Çünkü “Boşver Sevme Beni”, vazgeçebilme cesaretini; “Gözyaşı Bulutu” ise o duygunun ardından gelen kabullenişi ve iyileşmeyi anlatıyor. “Pusula” ise tam ikisinin arasında duran bir şarkı.

Söz, beste ve görsel dünya tarafında kendi hikâyenizi kendiniz kuruyorsunuz. Bir şarkı yazarken onun görüntüsü, rengi ya da sahnesi de sizinle birlikte mi geliyor?

Bu değişebiliyor. Bazen yazarken o duyguyu hayal edip her şeyi ona göre şekillendiriyorum, bazen de şarkı tamamlandıktan sonra görüntüsü, rengi ve atmosferi kendiliğinden canlanıyor gözümde. Bence görsel dünya da hikâyenin önemli bir parçası. O atmosferi oluşturduğumda, dinleyenlerimin şarkıyla ve anlattığım hikâyeyle daha güçlü bir bağ kurabildiğini hissediyorum.

Müzik

Emre Fel’den romantik ve muzip bir dönüş

Emre Fel, dinleyicilerini zamansız bir müzikal yolculuğa çıkardığı yepyeni teklisi “Avare”yi müzikseverlerin beğenisine sundu.

Müzik dünyasında “Yeni Anadolu” kimliğiyle sağlam bir yer edinen ve kendine has tarzıyla dikkat çeken Emre Fel, dinleyicilerini zamansız bir müzikal yolculuğa çıkardığı yepyeni teklisi “Avare”yi müzikseverlerin beğenisine sundu.

Tüm Üretim Sürecinde Tek Başına

Aşkına ulaşmaya çalışan derbeder bir gencin hikayesini hem romantik hem de hafif muzip bir dille anlatan “Avare”, üretim sürecindeki bağımsız yapısıyla da öne çıkıyor. Şarkının sözü, müziği, kaydı, düzenlemesi, mix ve mastering aşamalarının tamamı bizzat Emre Fel’in kendi imzasını taşıyor. Sanatçının çok yönlü müzikal yeteneğini gözler önüne seren bu eser, “Yeni Anadolu” akımının en güçlü çalışmalarından biri olarak değerlendiriliyor.

Nostaljik Klipte Sürpriz Oyuncu: Eşi Eda Fel Kamera Karşısında

Şarkının nostaljik ruhunu görselleştiren klibin yönetmen koltuğunda Samet Eruzun ve Ümit Şahin oturuyor. Görüntü yönetmenliğini Jiyan Erincik’in, sanat yönetmenliğini Melis Piyale’nin ve stil danışmanlığını İrem İnançu’nun üstlendiği klipte; eski zaman estetiği bugünün sürpriz detaylarıyla ustaca harmanlanıyor.

Tamamen bir ekip ruhuyla ve samimi bir atmosferde çekilen klibin en özel sürprizi ise Emre Fel’in eşi Eda Fel’in de projede oyuncu olarak yer alması oldu. Hem şarkının enerjisi hem de klibin sıcak görsel dili, izleyicilere duygusal ve keyifli bir seyir deneyimi vadediyor.

Devamını Oku

Müzik

Anjelika Akbar “Candela Concert” ile Beyoğlu Sahne’de

Candela Concert, ekim ayının son programında dünyaca ünlü besteci ve piyanist Anjelika Akbar’ı ağırlıyor.

Müziğin evrensel dilini binlerce mumun yarattığı görsel bir şölenle harmanlayarak dinleyicilere eşsiz bir deneyim sunan Candela Concert, ekim ayının son programında dünyaca ünlü besteci ve piyanist Anjelika Akbar’ı ağırlıyor. Klasik müziğin zamansız eserlerini sanatçının özgün yorumuyla buluşturacak olan bu büyüleyici konser, 25 Ekim Pazar günü saat 20.00’de Beyoğlu Sahne’nin tarihi atmosferinde müzikseverlere unutulmaz bir sonbahar akşamı yaşatmaya hazırlanıyor.

Tarihin, Müziğin ve Işığın Buluşma Noktası: Beyoğlu Sahne

Yüzyıllardır İstanbul’da sanatın ve müziğin farklı renklerine ev sahipliği yapan Beyoğlu, tarihi dokusuyla kültür-sanat hayatının kalbi olmaya devam ediyor. Geçmişin estetik izlerini günümüzün modern sanat anlayışıyla başarıyla buluşturan Beyoğlu Sahne, Candela Concert’ın binlerce mumla aydınlanan özel konseptiyle müziğe sadece işitsel değil, görsel bir boyut da kazandırıyor.

Farklı Kültürlerin Ezgileri Piyano Tınılarında Hayat Bulacak

Farklı coğrafyaların müzikal mirasından beslenen ve köklü klasik müzik birikimini özgün besteleriyle harmanlayan usta piyanist Anjelika Akbar, dinleyicileri kültürlerarası derin bir müzik yolculuğuna çıkaracak. Sanatçının müziğe getirdiği kendine has yaklaşım, mum ışığının yarattığı loş ve sıcak estetikle bütünleşerek izleyenleri adeta başka bir zamana taşıyacak.

Tarihi mekânın büyüleyici atmosferi ve piyano tınılarının kusursuz bir uyum içinde yankılanacağı bu özel resital, müziğin saf duygusunu ve sanatın evrensel dilini tek bir sahnede yaşamak isteyen tüm sanatseverleri bekliyor.

Devamını Oku

Copyright © 2022 Refleksif.com