Müzik
HakOff: İçinden çıkamadığım birçok meselenin bir şarkı yapmalık canı var #röportaj
HakOff’la “Sirius”un çıkış noktasını, şarkı yazarken kişisel meselelerle kurduğu ilişkiyi ve parçanın bundan sonraki müzikal dönemine dair taşıdığı ipuçlarını konuştuk.

Yerli hip-hop sahnesinin dikkat çeken isimlerinden HakOff, yeni teklisi “Sirius”ta kalabalık ve uzun bir gecenin ardından insanın kendisiyle baş başa kaldığı o sessiz ana dönüyor. Kişisel hesaplaşmalardan beslenen şarkı; bastırılan düşünceleri, kapanan hesapları ve tüm bunların sonunda hâlâ ayakta kalabilmenin verdiği hissi dinamik bir sound’la buluşturuyor. HakOff’la “Sirius”un çıkış noktasını, şarkı yazarken kişisel meselelerle kurduğu ilişkiyi ve parçanın bundan sonraki müzikal dönemine dair taşıdığı ipuçlarını konuştuk.
“Sirius” nasıl başladı? İlk ortaya çıkan şey bir cümle miydi, beat miydi, yoksa yaşanmış bir gecenin ardından kalan düşünceler mi?
Sanıyorum bir haber başlığıydı. “Gökyüzünün en parlak yıldızı Sirius” gibi bir başlık olması lazım. Hem geceye olan düşkünlüğüm hem “en” kavramının her zaman cazip gelmesi habere karşı ilgimi çekti. Bu beni fazlasıyla etkilemiş olacak ki ilk duyduğum, geceyi hissettiren beat’e Sirius’la başlamış buldum kendimi.
Şarkıda kalabalık dağıldıktan sonra gelen bir sessizlik var. “Sirius”un anlatıcısı o sessizlikte neyle yüzleşiyor?
Tamamen kendimle. Hayatın akışında, türlü yoğunluklarda, en gürültülü anlarda duymazdan gelinen her şeyin su yüzüne çıkmaya en müsait olduğu an bence bu. Zihnime en az hükmedebildiğim, kafamın içindeki sesleri en az susturabildiğim anların teker teker karşıma çıkmasıyla yüzleşiyorum. Bunların tümüne, her şeye rağmen hâlâ cevap verebiliyor olmak ve “ben tek, siz hepiniz” modunun ortaya çıkışı Sirius’u meydana getirdi özetle.
Kişisel bir meseleyi şarkıya döktüğünüzde sizin için gerçekten kapanmış oluyor mu, yoksa sadece daha açık konuşulur hâle mi geliyor?
Şarkı yazarken biraz fazla seçici olabiliyorum. Özellikle derin yaşanmışlıklar içeren konuları ele aldığımda aynı cümleyi defalarca kez baştan kurduğum oluyor. Bu kadar yoğunlaşıp bu kadar çok kez tekrar edince de genellikle konu kapanmakla kalmayıp önemini bile yitirebiliyor. Yani benim için içinden çıkamadığım birçok meselenin bir şarkı yapmalık canı var diyebilirim.
Anlatı oldukça içe dönükken parçanın sound’u daha hareketli ilerliyor. Şarkıyı ağır bir atmosferin içine hapsetmemek sizin için önemli miydi?
Tamamen atmosferle alakalı. Kafanızı bile dik tutmakta zorlandığınız anları düşünün. Tam o anın meseleleri anlattıklarım. Bu hissi de tam olarak aktarabileceğimi düşündüğüm sound bu olmalıydı.
“Sirius” bugün bulunduğunuz yeri anlatan tek başına bir şarkı mı, yoksa bundan sonra gelecek işlere dair de bir ipucu taşıyor mu?
Bugün ve gelecek diye ayırırsak eğer iki zamanın tam ortasında duruyor. Bugün olduğum yerin ve duruşun beni taşıyacağı yerlere göz kırpışı. Müzikal ve lirik anlamda ise benzer sound’ları, aynı dik başlılığı görmeye devam edeceğinizin bir ipucu olabilir tabii.