Müzik

Suzet: Bu şarkı benden çıktı ve kendi hayatına başladı #röportaj

Suzet’le “Müstesna”nın bu yolculuktaki yerini, şarkının dinleyicide hangi anlara eşlik etmesini istediğini, müzikte sınırlarla kurduğu ilişkiyi konuştuk.

Latin ritimleriyle Türk ezgilerini bir araya getiren Suzet, 18. single’ı “Müstesna” ile dinleyiciyle buluştu. 2021’den bu yana bağımsız müzikal yolculuğunu sürdüren sanatçı, yeni şarkısında yaz hissini, kültürel renkleri ve içsel bir özgüveni aynı hatta taşıyor.

Suzet’le “Müstesna”nın bu yolculuktaki yerini, şarkının dinleyicide hangi anlara eşlik etmesini istediğini, müzikte sınırlarla kurduğu ilişkiyi konuştuk.

2021’den bu yana kendi yolunuzu adım adım kuran bir sanatçısınız. “Müstesna” bu yolculuğun neresinde duruyor?

“Müstesna”, benim için bir varış noktası değil ama yol boyunca dönüp baktığımda gülümseyeceğim bir durak gibi. Son birkaç yılda hem müzikal hem de kişisel olarak çok şey öğrendim. Ne yapmak istediğim kadar ne yapmak istemediğimi de keşfettim. Bu şarkı biraz da o özgüvenin sonucu. Kendini kanıtlama telaşından çok, kendi sesine güvenmenin, içindeki coşkuyu her seferinde bir üst seviyeye taşıyarak dışarı aktarmanın şarkısı diyebilirim.

“Müstesna” yaz sezonuna denk gelen hareketli bir şarkı. Siz bu parçayı dinleyicinin en çok hangi anında hayal ediyorsunuz?

Bir gün batımında… Ama o klasik kartpostal görüntüsünden bahsetmiyorum. Daha çok sevdiği insanlarla bir masada otururken, bir yolculukta camdan dışarı bakarken ya da uzun zamandır ilk kez gerçekten iyi hissettiği bir anda. Bazen bir şarkı dans ettirir, bazen de insanın içini hafifletir. Ben “Müstesna”yı biraz ikinci yerde görüyorum. Aslında kimseye bir şey ispatlama telaşında olmadan; o doğal kendine güvenin, öz benliğinden mutlu ve gururlu olmanın bir ifadesi olarak görüyorum.

Şarkıda Latin ritimleri, Türk ezgileri ve oriental dokular bir araya geliyor. Stüdyoda “tamam, artık oldu” dediğiniz hangi andı?

Şarkının teknik olarak tamamlandığı an değil aslında. Bir gün arabada dinlerken kendimi fark etmeden eşlik ederken yakaladım. O an şunu düşündüm: “Tamam, artık bu şarkı benden çıktı ve kendi hayatına başladı.” Benim için bir işin tamamlandığını hissettiren an genellikle o oluyor.

18 single yayımladıktan sonra şarkı seçerken insan nasıl hissediyor? Bugün bir parçaya “evet” demenizi sağlayan şey ne?

Galiba yıllar geçtikçe heyecan daha önemli hâle geliyor. Eskiden bir şarkının doğru olup olmadığını daha çok düşünürdüm, şimdi ise bana bir şey hissettirip hissettirmediğine bakıyorum. Eğer üzerinden zaman geçmesine rağmen dönüp tekrar dinlemek istiyorsam, o şarkıda bir şey vardır. Bugün bir parçaya “evet” dedirten şey biraz da o merak duygusu: Beni hâlâ heyecanlandırabiliyor mu?

Bu şarkı yeni işleriniz için bir yön gösteriyor mu, yoksa tek başına özel bir yerde mi duruyor?

Aslında ikisi de. Kendi başına özel bir yerde duruyor çünkü içinde çok sevdiğim farklı kültürel renkler var. Ama aynı zamanda bana yeni kapılar açtı. Müzikte sınırların bazen düşündüğümüz kadar katı olmadığını hatırlattı. Bundan sonraki işlerde de bu özgürlüğü korumak istiyorum.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Exit mobile version