Bizimle İletişime Geçin

Yaşam

Erdil Yaşaroğlu’nun dev heykelleri Maximum Uniq Açıkhava’da

Maximum Uniq, sanatçı Erdil Yaşaroğlu’nun üçü sınırlı süreli, ikisi kalıcı beş heykeline ev sahipliği yapıyor.

Her sezon Mayıs ayında açık havaya çıkan ve Kasım ayına kadar şehrin ‘açık havada sanat’ ajandasını takip eden sanatseverlerin radarında olan Maximum Uniq, sanatçı Erdil Yaşaroğlu’nun üçü sınırlı süreli, ikisi kalıcı beş heykeline ev sahipliği yapıyor.

Karikatürleri, çizgi romanları ve farklı boyutlarda ürettiği, çizgi dilini yansıtan heykelleri ile Erdil Yaşaroğlu Türkiye’nin en tanınmış görsel sanatçıları arasında yer alıyor. Katıldığı birçok heykel sergisinin ardından 2019 yılında açtığı ilk kişisel sergisi ‘Oyun’ ile hem eleştirmenler hem de izleyicilerden büyük beğeni alan sanatçı, ikinci solo sergisini Aralık 2024’te İstanbul’da gerçekleştirecek. Öncesinde, sanatçının Maximum Uniq için seçilen ve özel olarak üretilen; dev boyutları, sıra dışı konumlandırmaları ve mekana neşe katan formları ile sergilenen Nota Çocuklar, Büyük Parti, Hayalci, Sıkı Dostlar ve Totem heykelleri Maximum Uniq’e gelmek için size yeni bir neden sunuyor.

Heykellerini izleyiciyle gündelik hayatın içinde buluşturmayı seven ve dünyanın çeşitli şehirlerindeki kamusal alanlarda yer alan işleri ile uluslararası bir kimliğe de sahip olan Erdil Yaşaroğlu’nun bu projeye özel seçilen heykellerinin hikayeleri Maximum Uniq’in sunduğu vaatlerin altını çizer nitelikte.

Üç çocuğun aynı kulaklıktan dinledikleri müzikle paylaştıkları neşeye şahit olduğumuz, enerjileri seyredene mutluluk veren, biraz müzik ve biraz hayal gücü ile dünyamızın nasıl değişebildiğini gösteren ‘Büyük Parti’ heykeli Maximum Uniq’in koleksiyonuna dahil ettiği 2 kalıcı eserden ilki. Uygulaması ilk kez Maximum Uniq Açıkhava’da gerçekleşen ikinci koleksiyon eseri Nota Çocuklar rölyefleri ise izleyeni gülümseten bir uyumla, duyamadığımız ama hissettiğimiz bir şarkıyı söylerken, içlerindeki huzuru, mutluluğu ve haylazlığı müzikseverlerle paylaşıyorlar.

2019 tarihli Sıkı Dostlar ve Hayalci heykelleri diğerlerinden farklı olarak konumlandıkları alanlarda sadece izleyici ile değil bulundukları mekanla da diyaloğa giriyor.

Açık hava performans alanına doğru sallandırdığı dev boyutlu ayakları ile Hayalci, hem konumlandığı yapıyı hem de gökyüzünü kendi hikayesinin bir parçası haline getiriyor. Benzer görünen ama aslında birbirinden tamamen farklı iki canlının, büyük bir goril ve üzerindeki maymunun dostluğunu, uyumunu ve neşesini anlatan Sıkı Dostlar konumuyla mekanı selamlarken aynı anda farklılıkların güzel olduğunu ve bize neler kazandırabileceğini hatırlatıyor.

Hall fuaye alanında yer alan Totem ise; En basit konularda bile toplum tarafından önlerine inşa edilen engelleri her şeye rağmen aşmayı başaran güçlü ve yalnız kadınları tasvir ediyor.

Devamını Oku

Yaşam

Meşher’de kitap ciltleme atölyesi

Meşher’de düzenlenecek Kitap Ciltleme Atölyesi, katılımcılara kitap cildinin incelikli dünyasını deneyimleme fırsatı sunuyor.

Meşher’de düzenlenecek Kitap Ciltleme Atölyesi, katılımcılara kitap cildinin incelikli dünyasını deneyimleme fırsatı sunuyor. Atölye kapsamında tarihsel ciltleme süreci, malzeme kültürü ve temel uygulamalar ele alınacak; her katılımcı kendi el yapımı cildini oluşturacak. Meşher’in Hikâye İstanbul’da Geçiyor sergisi paralelinde gerçekleştirilen etkinlik, yoğun ilgi nedeniyle ikinci kez düzenleniyor.

İstanbul Mücellit Enstitüsü’nden Osman Doruk ve Merve Midilli yürütücülüğünde gerçekleştirilecek atölye, 10 Ocak Cumartesi günü saat 12.00’de Meşher’de yapılacak. Katılımcılar önce anlatımlar eşliğinde kitap ciltleme geleneğinin tarihsel katmanlarını inceleyecek, ardından uygulamalı bölümde kişisel cilt tasarımlarını hayata geçirecek.

Atölye, sergide yer alan en erken tarihli yapıt olan Bertrand de La Borderie’nin 1547 tarihli, aşk mektubu biçiminde yazdığı manzum eserden ilhamla tasarlandı. 16. yüzyıl İstanbul’unu ayrıntılı biçimde betimleyen bu eserin kapak düzeni, içeriği, yan kâğıt ebruları ve şemse replikası, katılımcıların hem görsel hem düşünsel üretimleri için rehber niteliğinde olacak.

Kontenjanın sınırlı olması nedeniyle Meşher’in web sitesindeki etkinlik sayfasından katılım formu doldurularak kayıt yapılması gerekmektedir: www.mesher.com

Devamını Oku

Yaşam

Mustafa Batıbeniz’in “Sömürgecilik Sonrası İnsansıları” sergisi ARUCAD Art Space’te açıldı

Mustafa Batıbeniz’in Sömürgecilik Sonrası İnsansıları (Post-Colonial Humanoids) başlıklı yeni sergisi, Lefkoşa’nın yenilikçi sanat galerisi ARUCAD Art Space’te açıldı.

Disiplinlerarası çalışmalarıyla dikkat çeken sanatçı Mustafa Batıbeniz’in Sömürgecilik Sonrası İnsansıları (Post-Colonial Humanoids) başlıklı yeni sergisi, Lefkoşa’nın yenilikçi sanat galerisi ARUCAD Art Space’te açıldı. Kıbrıs’ın sömürgecilik sonrası hafızasından yola çıkan sergi, alternatif bir evrende yaşayan hayali insansı figürleri izleyiciyle buluşturuyor. Sinema, mimari ve modadan beslenen bu figürler, geçmişle geleceği birleştiği bir düşünsel alanda kimlik, beden ve hafıza üzerine yeni sorular açıyor. Sergi, 31 Ocak’a kadar ziyaret edilebilir.

ARUCAD Art Space, Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi’nin çağdaş sanat odaklı buluşma mekânı olarak sanat, mimarlık ve tasarım alanlarındaki etkinliklere ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Bu kapsamda açılan sergi, Mustafa Batıbeniz’in mimar, fotoğrafçı, öğretim görevlisi ve illüstratör kimliğiyle ürettiği disiplinlerarası yaklaşımı görünür kılıyor.

Sömürgecilik Sonrası İnsansıları sergisi, Kıbrıs’ın çok katmanlı hafızasından beslenen bir anlatıyla alternatif bir evrende var olan hibrit insansılar yaratıyor. Mutasyon geçirmiş bedenler, mimariyle kaynaşan formlar ve arada kalmış varoluşlarla tasarlanan bu figürler, post-insan bir geleceğin ihtimallerine işaret ediyor. Hiperreal, sürreal ve çocuksu mekânsallıkların iç içe geçtiği dünya; Freud’un tekinsiz kavramını, Turner’ın liminalite düşüncesini ve retro-fütüristik bir atmosferi bir araya getiriyor. Makine, ev ve insan arketiplerinin iç içe geçtiği bu kurguda izleyici hem nostaljik hem rahatsız edici hem de büyüleyici bir estetikle karşılaşıyor. Sergi, Kıbrıs’ın tarihsel hafızasını küresel post-modern bir mitolojiye dönüştürerek kimlik, beden ve hatırlama üzerine özgün bir bakış sunuyor.

Sömürgecilik Sonrası İnsansıları sergisi, 23 Aralık 2025 – 31 Ocak 2026 tarihleri arasında pazartesiden cumaya 09.00–18.00, cumartesi günleri ise 09.00–13.00 saatleri arasında Lefkoşa Müftü Raci Efendi Sokak’taki ARUCAD Art Space’te ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.

Devamını Oku

Copyright © 2022 Refleksif.com